www.gurun.gov.trHer türlü görüş ve önerilerinizi gul_davut@yahoo.com e-mail adresine bildirebilirsiniz...

 

 

Kişi Ziyaret Etti
Kişi Ziyaret Etti

01-Ağaçlı (Mahken) Köyü 33-Karakuyu Köyü
02-Akdere(Avşar)Köyü 34-Karaören Köyü
03-AKPINAR KÖYÜ 35-Karapınar Köyü
04-AYVALI (Şeref) KÖYÜ 36-Kaşköy
05-Bağlıçay (Alacamezar) 37-Kavak Köyü
06-Bahçeiçi (Tıhmın) 38-Kayalar(Dirijanlı/Şakşakpınar) Köyü
07-Başören, 39-Kaynarca Köyü
08-Beypınar Köyü 40-Kervanmağara Köyü
09-Bozhöyük Köyü 41-Kılıçdoğan (Körmustolar)
10-Böğrüdelik Köyü 42-Kındıralık (Börklü) Köyü
11-Camiliyurt(Çamlıyurt)Köyü 43-Kızılburun Köyü
12-Çevirme Köyü 44-Kızılören Köyü
13-Çiçekyurt Köyü 45-Kızılpınar Köyü
14-Çipil Köyü 46-Külahlı Köyü
15-Davulhöyük Köyü 47-Kürkçü Köyü
16-Dayakpınar Köyü 48-Koyunlu(Gelloş) Köyü
17-Deveçayırı Köyü 49-Konakpınar Nahiyesi
18-Dürmepınar Köyü 50-Osmandede (Kötüköy)
19-Erdoğan(Maraşlı) Köyü 51-Reşadiye (Gavurören),
20-Eskibektaşlı Köyü 52-Sarıca Köyü
21-Eskihamal(Keşoğlu)Köyü 53-Sularbaşı (Aşağı Sazcağız) Köyü
22-Gerdekmağara Köyü 54-Tepecik
23-Göbekören Köyü 55-Yaylacık Köyü
24-Gökçeyazı(Otlukilise)Köyü 56-Yazyurdu(Celikanlıyurdu)Nahiyesi,
25-Güldede Köyü 57-Yelken Köyü
26-Güllübucak Köyü 58-Yeşildere/Hamalçay Köyü (Web Sitesi)
27-Güneş Köyü 59-Yeni Bektaşlı Köyü
28-Hüyüklüyurt Köyü 60-Yılanhüyük Köyü
29-İncesu Köyü 61-Yukarısazcağız Köyü
30-Kaledere Köyü 62-Yuva (Yave) Köyü
31-Karadoruk Köyü 63-Yolgeçen (Tegaramma/Tekirahma) Köyü
32-Karahisar Köyü 64-Telin/Suçatı Kasabası:

 

01-Ağaçlı (Mahken) Köyü //// Sayfa Başı

 Gürün İlçesi’nin doğu kesiminde, ilçe merkezine 15 km .’lik mesafede bulunan Ağaçlı Köyü’nün eski ismi Mahgen’dir. “Mah” kelimesi bilindiği gibi “güzel” anlamına gelmektedir. Mahgen Köyü’nde gece vakti gökyüzündeki ay’ın, yani mehtabın çok güzel görünmesinden dolayı bu ismin almasına neden olmuştur. Ayrıca buradaki halkın büyük bir bölümünün Kahramanmaraş ili Pazarcık İlçesi’nin Mahgen Bölgesinden gelmiş olmaları nedeniyle bu köye bu ismin verilmiş olduğu da belirtilmektedir.

Ağaçlı köyünün hudutları: Ağaçlı köyünün doğusu Darende ilçesine bağlı Yazıköy boğazı dar kaya ece gölü ve mana deresi, Karakepez. Batısı; Cevat çalı, karakepez, karacaveran tepesi, mezra çalı, bırık çalı. Kuzeyi; havsu husut deresi, konakgörmez boğazı, mestopınar, çiğdemli çalı. Güneyi; Gürün ve Darende şose yolu.

Aşağı ve Yukarı Mahgen olmak üzere iki köyden oluşmaktadır. Aşağı Mahgen mezra olup, Yukarı Mahgen Köyünde muhtarlık bulunmaktadır. Mahgen Köyü’nün Avgun, Çevirme, Konakgörmez gibi mezraları bulunmaktadır. Aşağı ve Yukarı Mahgen Köyünde arazinin dar olması nedeniyle tarım yapılamamaktadır. Hayvancılıkla uğraşmaktadırlar. Bu köyümüzün mezrası olan Avgun’da sulu tarım yapılmaktadır. Tohma Irmağı’nın kenarında olması nedeniyle sebze ve meyvecilik yapılmaktadır. Son yıllarda bu köyümüzde olağanüstü bir göç yaşanmıştır. Avgun mezrasında elma, kayısı, dut, ceviz ve diğer meyve ağaçları yetiştirilerek ıspanak, patates, sarımsak, soğan, mısır, pancar, lahana, domates, üzüm vb. gibi ürünlerin yanısıra tahıl üretimi de yapılmaktadır.

Mahgen Köyü’nün 2 km .’lik stabilize yolunun asfaltlanması gereklidir. Hayvancılık konusunda gerekli teşvik ve desteğin sağlanması şarttır. Tarım ve hayvancılığın azalması arazinin darlığı nedeniyle, köy halkının büyük bir kısmı Bolu, Düzce, İstanbul, Karabük gibi büyük şehirlere göç ederek ticaretle uğraşmaktadırlar.

Mahgen Köyün’de cami ve lojmanı vardır. İlkokul ve lojmanı bulunmaktadır. Sağlık Ocağı yoktur. Elektrik 1976 yılında getirildi. Telefon ise 1987 yılında getirilmiştir. İçme suyu sorunu vardır.

Burada yaşamakta olan halkın büyük bir bölümü Kahramanmaraş’ın Pazarcık İlçesi, Mahgen Köyün’den gelmişlerdir. Yıldırım, Davşan, Gürbüz, Top, Çopolar (Mahgen), Kololar (Karadağ), Çöttükler (Bulut), Kahraman Maraş İli, Pazarcık İlçesi’nin Mahgen Köyü’nden gelmişlerdir.

Mahgen (Ağaçlı) Köyü 1960 yılında 130 hane iken 1997 yılında 48 hane kalmıştır. Göç nedeniyle bu köyümüzün en az üçte ikisi dışarıya göç etmiştir. 1997 yılı itibariyle, Aşağı Ağaçlı’da 35 hane bulunmakta 112 kadın, 93 erkek, toplam 205 kişi yaşamaktadır. Yukarı Ağaçlı Köyünde ise; 13 hane ev bulunmaktadır. 37 kadın, 33 erkek olmak üzere toplam 70 kişi yaşamaktadır. Aşağı ve Yukarı Ağaçlı Köyleri’nin nüfus toplamı 149 kadın, 126 erkek toplam 275 kişidir. 2000 yılı itibariyle; Aşağı Ağaçlı’da 33 hane, 73 erkek, 86 kadın, toplam 159 kişi bulunmaktadır. Yukarı Ağaçlı’da 10 hane, 27 erkek, 27 kadın, toplam 54 kişi bulunmaktadır.
 

02-Akdere(Avşar)Köyü //// Sayfa Başı

İlçe merkezinin güneybatı kesiminde, ilçe merkezine 55 Km . lik mesafede bulunan Akdere Köyü, ismini köyün içinde geçen Hurman Çayı’nın kaynağı olan bir dereden almaktadır. Suyunun beyaza yakın, berrak ve temiz bir renkte olmasından dolayı bu ismi almıştır. Akdere Köyü’nün Avşargeçe ve Karamuklu adında iki tane mezrası bulunmaktadır. Yazyurdu Nahiyesi’ne bağlı bulunmaktadır.

Akdere köyünün hudutları; Başören köyü ile hududu, kızlar gediği, kahve pınarı çal ve karataş. Güllübucak köyü ile sınırı, Mahkenli taş çamlar gediği şerefli ve camili pınar. Bozhüyük köyü ile sınırı, Camiliyurt köyü sınırının bitim noktası olan Tersakan mezrasından gelen patika yol, Yaylacık boğazı, sado tepesi, aptal pınarı tepesi, çamurlu pınar, yıkılhan tepesi, geneci hayması, kızılsehen hurman çayı. Deveçayır köyü ile sınırı, kırmızı sekisinin başı.

Akdere Köyü, tarihi Hurman Kalesi’ne yakın bir mesafede bulunmaktadır. Hurman Kalesi de bilindiği gibi çok eski çağlardan beri yerleşim alanı olmuş bir mıntıkadır. Akdere Köyü’nün Bozhüyük tarafından bir kale bulunmaktadır. Yine burada tarih öncesi çağlardan kalmış olan su sarnıcı bulunmaktadır. Burada 42 tane oyulu taşlardan yapılmış basamaklar bulunmaktadır. Kale ardı da denilen yazı mevkiinde eski bir yerleşim alanı bulunmaktadır. Burada eski çağlara ait birtakım hüyükler vardır.

Akdere Köyü halkının bir kısmı Atmalı Aşireti’ne mensupturlar. Bir kısmı Avşar Oymağına mensup bulunurken bir kısmı atmalı aşiretine mensupturlar. Gürünlü Şairlerden Hamit Bölücek (1936- ) bu köyden doğmuştur.

Osmanoğulları (Bölücek+Çoban) Ankara’nın Haymana Bölgesinden gelmişlerdir. Siniklioğulları (Şahin) Malatya’nın Arapkir Şöttükler’de gelmişlerdir. Savranlar (Yaman+Savran), Maraş İli Savran bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Avşarlar (Akdere), Adana bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Dumanlar (Duman+Akpınar), Malatya’nın Dumanlı bölgesinden gelmişlerdir. Kunnalar (Koyun+Dal), Malatya’nın Akçadağ bölgesinden gelmişlerdir. Keloğlanlar (Kör), Elbistan’ın Nurhak bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Erdoğanlar(Erdoğan), Malatya İli Develi’nin Doğanlar Köyünden gelmişlerdir. Tatlılar (Tatlı) Maraş İli Afşin İlçesi tatlı Köyünden gelmişlerdir. Tussuklar (Kala), Maraş Bölgesinden gelmişlerdir. Şıhaliler (Kara), kayseri İli Sarız Bölgesinden gelmişlerdir. Silolar (Asılı), Maraş İli Koçovası bölgesinden gelmişlerdir. Cumolar (Uz) Sivas ili Şarkışla İlçesi Şuguk Köyü’nden gelmişlerdir. Sarıkayalar (Sarıkaya), Afşin Koçovası bölgesinden gelmişlerdir. İsmail Akdere, Hüseyin Bahçe, Muslu Akdere, Seydi Savran, Mehmet Söğüt, Ali Şahin, İsmail Erdoğan(1994-2000) köy muhtarlığı yapmışlardır.

Akdere Köyü’nün içme suyu sorunu vardır. Köyde çok miktarda su bulunmuş olmasına rağmen içme suyu sorunu yaşanmaktadır. Kapalı su şebekesi yapılarak evlere içme suyu verildiği takdirde bu sorun çözümlenmiş olacaktır. Akdere Köyü’nün en büyük sorunlarından birisi de yol sorunudur. İlçe merkezine 55 km .’lik mesafede bulunan Akdere Köyü’nün 25 km .’lik bölümü asfalt, geri kalan 30 km .’lik bölümü ise asfalt yapılmamıştır. Stabilize olduğu için kış aylarında tamamıyla kapanmakta ve ulaşım sorunu büyük ölçüde yaşanmaktadır. Bir an önce bu yolun asfaltlanması gereklidir. Elektrik 1983 yılında telefon 1986 yılında getirilmiştir. Köyde Sağlık Ocağı yoktur. İlkokul vardır ve lojmanlı olarak devlet tarafından yapılmıştır. öğrenci yetersizliğinden kapanmış durumdadır. Köy camiisini köy halkı imece usulüyle yapmıştır. Camiinin lojmanı yoktur.

Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda bu geçim kaynağı çok gerilemiş durumdadır. Köydeki tarım ve hayvancılığı tekrar canlandırmak için birtakım önlemlerin alınması şarttır. Ayrıca köyde çok güzel alabalık yetiştirilmiş olduğu için alabalık üretimi konusunda devlet tarafından yeterli teşviklerin yapılması da şarttır. Eskiden olduğu gibi el sanatlarının (Kilim ve halıcılık) yeniden canlandırılarak ev ekonomisine girdilerin sağlanması için köylüye bu konuda gerekli teşvikin yapılarak desteklenmesi şarttır. Aksi takdirde gittikçe boşalmakta olan köylerimizde birisine Akdere Köyümüz de katılacaktır. Köy halkından birçoğu Adana, Ankara, Sivas, Bursa, İstanbul, İzmir, Payas vb. gibi büyük şehirlere giderek yerleşmiş bulunmaktadırlar. 1960 yılında 110 hane iken 1997 yılı itibariyle 28 hanedir.

 

03-AKPINAR KÖYÜ //// Sayfa Başı

Gürün İlçesi’nin kuzeybatı kesiminde yer alan, ilçe merkezine 45 km . lik mesafede bulunan Akpınar Köyü, ismini köyün üst yanında bulunan Akçeşme (Akpınar) den almaktadır. Buranın taşı ak (beyaz) ve suyunun berrak olmasından dolayı bu ismi almıştır. Daha önceki yıllarda Beypınar Köyü’nün mezrası iken, daha sonraları muhtarlık olmuştur.

Akpınar köyünün hudutları: Akpınar köyünün doğusunda bulunan komşusu Yolgeçen köyü ile hududu; Arap Saliminin önündeki hüyük ve Muharrem Toprak, Zimel toprak ve Hacı Çavuş tarlaları. Batısındaki komşusu Camiliyurt köyü ile hududu; çetin dere başı gedik ve mazı kıran Hıdonun ağıl yeri ve emik koyağı ve büyük hüyük ve büyük güney. Kuzeyindeki komşusu Beypınar köyü ile sınırı; Şeyh Hamit tarlası yarış yeri yazısı yol ve çerkez yolu ve dağlağanın burnu. Güneyindeki komşusu Deveçayır köyü ile hududu; Deveçayır köyüne giden ve değirmene giden yol.

Akpınar Köyü, Sivas Kongresine Gürün Delegesi olarak katılmış olan Mehmet Bey’in kardeşi Dilaver Bey’in Çiftliğiydi. Burada yaşayan halk, bu köye daha sonradan gelerek yerleşmişlerdir. Akpınar Köyü ile Beypınar Köyü arasında bulunan Kuruova mevkiinde, üç adet tarihi hangi dönemle eşitlenmiş olduğu tam olarak bilinemeyen Tümülüs (Hüyük) ler bulunmaktadır. Beypınar Köyü ile Akpınar Köyü arasında yariı yeri denilen eski boy beyleri arasında yarışların yapıldığı tarihi bir yer bulunmaktadır. Sari çiçek mevkiinde eski yerleşim alanları bulunmaktadır. Bu eski yerleşim yerlerinden anlaşıldığına göre, Akpınar Köyü’nün tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Köyde Dedeler olarak bilinen hane “Yılanocağı”olarak bilinmektedir. Köy ilkokulu, 1968 yılında lojmanlı olarak yapılmıştır. Elektrik 1981 yılında, telefon 1987 yılında getirilmiştir. YSE tarafından köyün içine 3 adet çeşme yapılmıştır. Ancak köy halkının içme suyu ihtiyacını karşılayamamaktadır. Kapalı su şebekesi yapılmasıyla, köyün içme suyu sorunu çözüme kavuşturulmuş olacaktır. Köyün en büyük sorunlarından birisi de yol sorunudur. Köy yolunun Stabilize olan 15 km .’lik bölümünün acilen asfaltlanması gereklidir.

Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda tarım ve hayvanlıkla uğraşım azalmış, el sanatları ise tamamen ölmüş durumdadır. Bu nedenle de köy halkının büyük bir kısmı göç etmişlerdir. Göç edenler, İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlere giderek yerleşmişlerdir. Burada yaşamakta olan halkın bir kısmı Kangal İlçesi’nin Karagöl Bölgesinden, bir kısmı da Kangal İlçesi’nin Ağçaşar Köyün’den gelerek buraya yerleşmişlerdir.


 

04-AYVALI (Şeref) KÖYÜ //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin güneydoğu kesminde, 35 km . Uzaklıkta bulunan Şeref (Ayvalı) Köyü Aşağı ve Yukarı şeref olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Yukarı Şeref muhtarlık olup, Aşağı Şeref mezrasıdır.

Şeref Ayvalı köyünün hududu: Şeref/Ayvalı köyünün gün doğusu: Ballığın boğaz ve çürük taş boğazı ve küçük hoca boğazı ve tepedelik ve kızıl yücedeki Alvar yolu ile kağnı yolu ve sandavul çalı ve armutlu koyak ve Huri oğlu tarlası. Günbatısı: Konakgörmez birik küpçü şeyho tarlası üstündeki gedik ve taşo deresi. Güneyi: Gök koyak sırtı çavşaklıpınar ve Akpınar mezarlığı ve çiğdemli çalı ve Mistopınar çalı sırtı.

Bu köyümüzün Şeref (Ayvalı) ismini burada yaşayan halkın büyük bir kısmı Darende Şeref/Ayvalı bölgesinden gelmiş olmaları nedeniyle almıştır. Cemalınpınarı YukarıŞeref köyü’nün mezrasıdır. Yayınlanmış birçok şiir kitabı bulunan Türkiyenin sayılı ozanlarından birisi olan Gürünlü Âşık Gülhani (Mehmet Kargı/1940- ), Mustafa Karga (1941- ), Mehmet Serin, bu köyümüzden doğmuştur.

Aşağı ve Yukarı Şeref köylerinin çevresinde tarihi eski çağlara uzanan ören yerleri ve bir takım höyükler bulunmaktadır. Aşağı Şeref köyünün üst yanındaki Örenin Üstü adındaki mevkiide tarihi çok eskilere dayanan bir yerleşim yeri bulunmaktadır. Yukarı Şeref köyünü içinde eskiden adak kurbanı kesilen yağmur duasının yapılmış olduğu ve adına ziyaret adı verilen yer bulunmaktadır.

Aşağı Şeref köyünün camisi 1993 yılında yapılmıştır. İlkokul, 1986/1987 yılları arasında yapılmıştır. İlkokul ve camiinin lojmanı yoktur. Yukarı şeref köyünde cami yoktur. Köyde ilkokul vardır. Her iki köyde de sağlık evi yoktur. Aşağı Şeref köyünün içme suyu 1996 yılında kapalı şebeke haşine getirilmiştir.

Köyün en büyük sorunlarından birisi yoldur. İlçe merkezine 35 km .’lik mesafede bulunan şeref köyünün 21 km .’lik bölümü stabilizedir. Bu yol Yuva-Külahlı-Eskihamal gibi birçok köyün yolu olması nedeniyle bir an evvel asfaltlanması gerekmektedir. Kış aylarında çoğu zaman kapalı olan bu yol bölge halkı için ulaşım zorluğunu hat safhaya çıkarmaktadır.

Şeref köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köyde az da olsa sulu tarım yapılmaktadır. Sebze ve meyve yetiştirilmektedir. Şeref köyü tarım ve hayvancılığa elverişli bir köyümüzdür. Arıcılık, tavukculuk gibi çeşitli besi çiftlikleri kurulmasına elverişlidir. Köye elektirikle çalışan bir değirmenin kurulması gereklidir.

Aşağı Şeref köyü halkından; Tarholar (Doğan), Malatya Akçadağ’dan gelmişlerdir. Adıgüzeller (Altun), Alikahyalar (Çiftçi), Abidinler/Gaffar Uşağı (Karataş), Kamuoğullar (Serin+Yıldırım), Hürüler (Zımba) Temirler (Temur), Köçekler (Yıldırım), Demir, Seyfi, Ateş, Polat’lar, Kındolar (Çalışkan), Darende ilçesinin Ayvalı bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Karga soyadını taşıyanlar, Malatya Akçadağ Bölgesinden gelmişlerdir. Özmenler (Özmen), Sivas Hanlı Bölgesinden gelmişlerdir. Dumanoğulları (Dönmez), Kangal havuz bölgesinden gelmişlerdir. Kuşterciler (Kuşterci), Darende İlçesi Hacılar Bölgesinden gelmişlerdir. Çomçalar (Yanmaz), Malatya Akçadağ Bölgesinden gelmişlerdir.

Yukarı Şeref köyünden:

Hacolar (Kılıç), Malatya Engüzek bölgesinden gelmişlerdir. Velikahyalar (Kılıç), Malatya Yukarı Setrek (Ulupınar) Kasabasından gelmişlerdir. 1997 yılı itibariyle Aşağışeref köyünde 46 hane bulunmaktadır. Aşağı şeref Köyünün 181 kadın, 166 erkek toplam 347 kişi toplam nüfusu bulunmaktadır. 1997 yılı itibariyle 28 hanedir.

1997 yılı itibariyle Aşağı Şeref Köyünde 46 hane bulunmakta ve 181 kadın, 166 erkek, toplam 347 nüfusu vardır. Yukarı Şeref Köyünde ise 48 hane mevcut olup, 170 kadın, 180 erkek toplam 350 kişi vardır. Aşağı ve Yukarı Şeref Köyleri’nin toplam nüfusu ise 351 kadın, 346 erkek olmak üzere 697 kişi yaşamaktadır. 2000 yılına göre; Aşağı Ayvalı Köyünde 52 hane, 167 erkek, 187 kadın, 354 kişi bulunmaktadır. Yukarı şeref Köyünde ise; 49 hane, 167 erkek, 168 kadın, toplam 329 kişi bulunmaktadır. Yıllara göre nüfus tablosu şöyledir: Aşağı ve Yukarı Şeref Köylerinde de dışarıya göç edenler olmuştur.

 

05-Bağlıçay (Alacamezar) //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin kuzeydoğu kesiminde yer alan, 32 km .’lik uzaklıkta bulunan Bağlıçay Köyü ismini, köyün kuzey kesiminden geçen, Külah Köyün’den aşağı doğru akan ve yaz aylarında çoğu zaman kuruyan çay (akarsu) dan almaktadır. Çay bilindiği gibi yöremizde ve Eski Türkçe’de küçük akarsulara verilen isimdir. 1970 Yılında, ismi “Bağlıçay” olarak değiştirilen bu köyümüzün eski ismi Alacamezardır. Bu isim sonradan değiştirilerek, Bağlıçay konulmuştur.

Alacamezar köyünün hudutları; doğu tarafı: karapınar gediği ve İbrahim ağıl gediği ve İsrafil Baba meşesi ve çatalpınar ve kızıl yoldur. Batı sınırı: Abdullah tarlası ve Yuva suyu ve Abdurrahman çalı ve halburcu yurdudur. Kuzey sınırı: Kuruca öz gediği ve örenli pınar ve Karapınar gediği. Güney hududu: Hasan kahya tarlası ve kösenin koyağının sırt ve yeğen ahırının boğazdır.

Köyün eski mezarlığında bulunan taşların siyah-beyaz (Alaca) renkli taşlardan olması nedeniyle “Alacamezar” adı verilmiştir. Köy halkı, Elbistan ilçesi’nin Alhas Bölgesi’nden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Bu köyde yaşayan halktan; Ziynikler (Çakan+Poyraz), Abuzerler (Doğan), İbiller (Uzunpınar), (Kaço+Altun+Ulutaş+Kara+Hüyükpınar), soyadını taşıyanlar Alhas Bölgesi’nden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Halmoşlar (Çal), Malatya Akçadağ Kürecik bölgesinden, Daşolar (Kuruöz), Malatya Akçadağ Bölgesinden, Zeynikler (Çakan), Malatya Akçadağ Bölgesinden, Göktaşlar (Göktaş), Malatya Akçadağ Bölgesinden, Sarolar (Kuru), Malatya Akçadağ Bölgesinden gelmişlerdir. Abbaslar (Yılmaz), Kabacanlar(Kabacan), Kelolar (Karakoç), Abuzerler (Kılıç), Şıpırtlar (İnce), Maraş İli Elbistan İlçesi Alhas Bölgesinden gelmişlerdir.

Bağlıçay Köyü’nün İçme suyu 1997 yılında, kapalı su şebekesi yapılmıştır. Köyün içinde YSE tarafından yaptırılan iki adet çeşme vardır. 1960 yılında 80 hane iken, 1997 yılı itibariyle 24 hane kalmıştır. 2000 yılında 26 hane, 68 erkek, 55 kadın, toplam 1213 kişi bulunmaktadır. Bağlıçay Köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köy halkının tarım va hayvancılık konusunda desteklenmesi şarttır. İlçe merkezinde 32 km .’lik mesafede bulunan Bağlıçay Köyü’nün 14 km .’lik bölümü asfalttır. 8 km .’lik stabilize yolun asfaltlanması gereklidir. Kış aylarında ulaşım sorunu had safhaya ulaşmaktadır. Bu nedenle, yolun stabilize kısmının asfaltlanmasıyla en önemli sorunu çözümlenmiş olacaktır.

Bağlıçay Köyü’nde göç oldukça fazladır. İstanbul, Ankara gibi büyük illere göç ederek yerleşmişlerdir. 1960 yılında 80 hane olan Bağlıçay Köyü, 1997 yılında 24 hane kalmıştır.

 

06-Bahçeiçi (Tıhmın) //// Sayfa Başı

 

Gürün, Gübün, Telin, Tıhmın, Avgun, Mahgen gibi isimler, tarih öncesi çağlardan günümüze kadar söylene gelmiş yer adlarıdır. Tıhmın kelimesi; Hititçe bir kelimedir ve “tepenin aşağı kısmı” anlamına gelmektedir. Gürün İlçesi’nin doğu kesiminde ve 18 km .’lik mesafede bulunan Bahçeiçi Köyü’nün eski ismi Tıhmın’dır. Yakın zamana kadar Tıhmın olan bu köyümüzün ismi, daha sonra Bahçeiçi Köyü olarak değiştirilmiştir. Halk arasındaki rivayetlere göre; Battal Gazi esir olarak aldığı Bizans askerlerini köyün güneydoğu kesiminde bulunan ardıç ağacının yanına gelir. Burada ikindi namazını kılmak için esirleri bırakıp namaza durur. Bunu fırsat bilen Bizanslı esirler kaçar. Battal Gazi, namazı bitirdikten sonra, onları aramaya başlar. Burada yaşayan kimselerden esirlerin nereye gitmiş olduklarını sorar. Bunun üzerine Battal Gazi’ye “Tahminen şu tarafa gittiler.” Diyerek Gürün tarafını gösterirler. Bu kelime zamanla değişerek “Tıhmın” olur. Rivayete göre Bahçeiçi Köyü’nün doğusunda yaklaşık bir km.’lik mesafede bulunan ardıç ağacının Battal Gazi zamanından beri bulunmuş olduğu ve bu ağacın bizzat Battal Gazi tarafından dikilmiş olduğu söylenmektedir. Bu ağacın çapı ise yaklaşık 6 metrelik bir ebattadır.

Bahçeiçi köyünün hudutları: Doğusu: Şuğul taşı, körpınar sarı yolu, mezarlık, kışla. Batısı; karga kalesi ve Ömer özü dökme taş. Kuzeyi; Gürün-Darende şosesi. Güneyi; Medmen deresi ve Tepecik köyü-Gürün yolu.

Bahçeiçi Köyün’de bol miktarda sebze ve meyve üretilmektedir. 1993 yılından beri Geleneksel Kayısı Festivali düzenlenerek, Velioğlu (Halil Dakın) Karakucak Güreşleri yapılmaktadır.

Halk arasındaki rivayetlere göre; Bahçeiçi Köyüne ilk olarak gelip yerleşen yesevi dervişlerinden Yusuf dede ismindeki bir zattır. Rivayeetlere göre; Yusuf Dede, Bahçeiçi Köyünün üst yanında, köy içme suyunun çıkış yerine gelerek yerleşmesinden sonra buradaki su kaynamaya başlar. Bu suyun noktası burada yaşayan halk tarafından ziyaret yeri olarak kabul edilir. Burada yaşayan halk yağmur duasına çıkarak burada dua ederek kurban kesmektedirler. Bu durum son yıllara kadar böyleydi.

Kışla deresi Bahçeiçi’ne bağlıdır. Bahçeiçi Köyü, eski çağlardan beri yerleşim yeri olmuş bir bölgedir. Bahçeiçi Köyü’nde hem sulu tarım da yuapılmaktadır. Son yıllarda burada da göç olayı meydana gelmiştir. Yöre Halkı, daha iyi ekonomik koşulların bulunduğu büyük şehirlere göç etmeye başlamıştır. Sebze ve meyvecilik yapılmaktadır.1954 yılında, 150 hane iken 1997 yılında Aşağı köyden 12, yukarı Köyden 18 hane, Kışla Deresi Mahallesinde 26 hane olmak üzere toplam 56 hanedir. 2000 Yılı itibariyle, Bahçeiçi Köyünde hane sayısı 71 olup, bu köyden göçenler; Bolu, Düzce, Sivas, Adana, Mersin, İstanbul, Karadeniz Ereğlisi gibi büyük şehirlere göç edenler bu bölgelere yerleşmiş durumdadırlar. Bahçeiçi Köyü’nde içme suyu kaplı şebekedir. İlçe merkezine 18 km .’lik mesafede bulunan bu köyümüzün, Malatya-Kayseri asfaltına yakın olması nedeniyle yolunun 15 Km .lik bölümü asfalt, 3 km .’lik bölümü stabilizedir. Bu yolun asfaltlanması gereklidir. Köyde giderek azalmaya başlayan tarım ve hayvancılık uğraşısı ile sebze ve meyve üreticiliğin mutlaka desteklenmesi şarttır.Bahçeiçi Köyünde üç cami, iki Kur’an Kursu, bir Sağlık Evi, iki tane ilkokul vardır. Aşağı köydeki ilkokul eğitim ve öğretime açıktır. Her iki ilkokulun lojmanı vardır.

Bahçeiçi Köyünde yaşayan ahaliden Süleymanoğulları (Mum+Çolak+Kara+Koyuncu+Uzun+Arslanbaba+Kaplanbaba+Bulut+Kaynarpınar) Sülalesi, Darende/Aşudu bölgesinden, Hüseyin Efendiler (Karakuzu) Darende Hacılar’dan, (Akkaş+Sarıbostan), (Şahin+Recber+Yassıkaya) soyadını taşıyanlar Darende Aşudu bölgesinden gelmişlerdir. (Topal), (Karabıçak), gibi soyadını taşıyanlar yurdun çeşitli bölgelerinden gelerek buraya yerleşmişlerdir.

 

07-Başören, //// Sayfa Başı

Gürün İlçesi’nin güneybatı kesiminde, ilçe merkezine 44 km .’lik mesafede bulunan Başören Köyü, kuzeyde Yolgeçen, kuzeydoğuda Güldede, batıda Akdere, güneyde Afşin ilçesi’nin Oğlakkaya ve Haticepınarı Köyleri ile sınır bulunmaktadır.

Bilindiği gibi Tohma Havzası’nın bulunduğu bölgeler, Hurman Çayının kaynakları, tarih boyunca çeşitli kavimlerin birbirleriyle olan mücadelesinin geçmiş olduğu bölgeler olmuştur. Bu itibarla bilhassa Müslüman Araplarca Avasım ve Süğür adı verilen uç bölgelerdeki savaşlar, yüzyıllar boyu sürdürülegelmiştir. Bu mücadeleler esnasında bölgedeki birçok yerleşim yerleri harap olmuştur. Başören Köyü’nde ve çevresinde bu dönemlere ait birçok ören yeri ve savaş kalıntılarının bulunduğu alanlar bulunmaktadır. İşte bu dönemlerden beri tahrip edilmiş birçok eski yerleşim yeri olan örenlerin bu bölgede olması, nedeniyle bu köyümüze Başören adı verilmiştir.

Başören Köyünün Kuzeyinde, Bölücek Dağı, güneydoğusundaki Sansaklı Dağı, güneydeki Tomolar mezrası, batısındaki Kurudere ve Çoröz Deresi ile Belpınarı mevkiilerinde çeşitli tarihi dönemlere ait birçok ören yerleri, kaleler gibi tarihi özellikler taşıyan yerler bulunmaktadır. Başören ile Güldede Köyü arasından, Afşin topraklarına kadar uzanan Sümer Dikili Taşları, bu bölgenin tarih öncesi çağlardan beri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Belpınarı mevkiinde, bol miktarda mızrak ve ok uçları gibi savaş malzemeleri bulunmuştur. Başören Köyü’nün batı kesiminde yer alan “Yığma Tepe”mıntıkasında, hangi döneme ait olduğu kesin olarak bilinmeyen bir hüyük bulunmaktadır. Durak Hasan adı verilen mıntıkada eski bir yerleşim alanı bulunmaktadır. Bütün bu eski yerleşim birimleri, tarihi Hurman Kalesine çok yakındır. Yaşlıların rivayetlerine göre, bu bölgeler Binboğa Dağlarına kadar uzayan tüm sahada büyük ardıç ağaçlarından oluşan ormanlık alanlar bulunmaktaydı. Sonraki yıllarda bölge halkının bilinçsizce ormanları yoketmeleri nedeniyle, günümüzdeki erozyon bu bölgede oldukça fazladır. Ardıç ormanlık alan oldukça azalmış durumdadır. Ardıç orman alanı sadece Başören Köyü’nün bir kısmında, Camiliyurt Köyünde, Beypınar Köyü’nün batı kesimlerinde, Salyurt Yaylalarından az bir miktarda kalmıştır. Buradaki ardıç ormanları tarih öncesi çağlardaki Mezapotamya’nın ahşap ihtiyacının tamamını karşılamaktadır. Bu bölgede kalan günümüzdeki küçük ormanlık alanlar, o günlerden kalan hatıralardır.

Başören Köyü’nün Tomolar (Gelincik), Akdere adında iki mezrası bulunmaktadır. Akdere mezrası daha sonraki yıllarda Başören Köyün’den ayrılarak muhtarlık olmuştur. Başören Köyünde İkinci Dünya Savaşı sırasında 1942 yılında kurulan, 1960 yılında kaldırılan askeri bir karakol bulunmaktaydı.

Gürün İlçesi’nin en eski köylerinden birisi olan Başören Köyü’ne ilk olarak gelip yerleşenler “Siniklioğulları” adıyla bilinen sülaledir. Siniklioğullarından İsmail Ağa, ilk olarak buraya gelerek yerleşmiştir.

Köyün içme suyu ve yol sorunu vardır. Köyün içme suyu sağlığa pek elverişli olmadığı gibi ihtiyacını da karşılayamamaktadır. Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köyde dört beş bin adet koyun bulunmaktadır. Köyün içme suyu ve hayvanları sulamada kullanılacak olan su ihtiyacı, Çoröz Dereleri ile Hurman Çayının değerlendirilmesiyle mümkün hale getirilmelidir. Hurman Çayı’nın ıslahı mümkün olduğu takdirde başta Başören Köyü dahil, tüm çevre köylerin içme suyu ve tarım arazilerinin sulama projesi gerçekleştirilerek bölgenin su sorunu tümden çözüme kavuşturulacaktır. Stabilize olan köy yolunun asfaltlanmasıyla da, yol sorunu çözümlenecektir. Köydeki tarım ve hayvancılık mutlaka desteklenmelidir. Bölge, arıcılık ve besiciliğe elverişlidir. Bu projelerin gerçekleştirilmesiyle birlikte, yöre halkına ayrı bir ekonomik olanak sağlanmış olacaktır. Eskiden beri sürdürülegelen kilim ve halıcılık teşvik edilerek desteklenmelidir. Burada dokunmakta olan kilim ve halılar yurt çapında ve dünya çapında üne kavuşabilecek niteliktedir.

Başören Köyünde Sağlık Ocağı yoktur. Köy ilkokulu 1988 yılında betonarme olarak yapılmıştır. Köyün Camisi, halk tarafından 1970 yılında ahşap bina olarak yapılmıştır. Caminin lojmanı yoktur. Başören Köyü’nün Belpınarı mevkiinde krom (C) madeni, Çoröz Deresinde alçı taşı, Kuru Dere mevkiinde mermer taşı bulunmaktadır.

Başören Köyünde yaşayyan halktan Siniklioğulları (Şahin), Malatya’nın Arapkir ilçesi’nin Saltuklar Köyünden gelmişlerdir. Kürklüler (Kürklü) Malatya Hekimhan ilçesi Kalmuklar Köyünden gelmişlerdir. Cumolar (Bölücek) Ankara’nın Aymana bölgesinden gelmişlerdir. Doğanlar (Doğan) Malatya’nın Akbaba bölgesinden gelmişlerdir. Soyadı (Yılan+Çetin+Kara+ Yıldız) olanlar da bu bölgelerden gelmişlerdir. Başören Köyünde sırasıyla Kürklü Kürklü, Mehmet Kürklü, Emin Kürklü, Davut Doğan (1989-1994), Mehmet Şahin (1994) muhtarlık yapmışlardır. 1960 yılında 100 hane iken 1997 yılı itibariyle 45 haneye düşmüştür. Başören Köyü’nde göç olayı yoğundur. Köyden göç edenler; İstanbul, Gaziantep, İzmir, Ankara vb. gibi büyük şehirlere giderek yerleşmişlerdir. 1997 yılı itibariyle Gelincik Mezrasında 5 kadın, 6 erkek toplam 11 kişi yaşamaktadır. Başören Köyünde 130 kadın, 119 erkek toplam 249 kişi yaşamaktadır. 1997 yılına göre 44 hane kalmıştır.
 

08-Beypınar Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin kuzeybatı kesiminde, Pınarbaşı ilçesi ile sınır olan, ilçe merkezine 45 kilometre uzaklıkta bulunan Beypınar Köyü ismini, köyün aşağı kısmındaki Pınar(çeşme)dan almaktadır. Bu çeşmenin adı Beypınardır. Eskiden oymak beyleri, bu çeşmenin başına bir araya gelerek ziyafet düzenledikleri için, beylerin pınar anlamına gelen Beypınar adı verilmiştir. Beypınar Köyü’nün hemen hemen her yerinde pınar/kaynak suları bulunmaktadır. Çok tatlı ve berrak bir suyu bulunmaktadır. Bu köyümüz, adını bu pınarlardan almış olduğu da söylenen rivayetler arasındadır. Daha önceki dönemlerde, Akpınar-Beypınar, Yolgeçen-Beypınar, Göbekören-Beypınar arasında bulunan “Yarış Yeri” mevkiinde obalar arasında çeşitli yarışmalar, özellikle at yarışları ve güreş müsabakaları düzenlenirdi.

Beypınar Köyü Tohma Havzası’nın bulunduğu bölgenin en yüksek yerinde bulunmaktadır. Beypınar Köyü Tahtalı Dağları’nın eteğinde ve Göğdeli Yaylası’nın üzerinde bulunmakta oluşu, Seyhan ve Ceyhan Irmakları’nın kollarının/kaynaklarının aradan çıkmış olması ve geniş Salyurt Yaylalarına sahip bulunması itibariyle hayvancılık konusunda en elverişli köylerimizden birisidir. Beypınar Köyü’nün dolayısıyla Tahtalı Dağları’nın bulunduğu nokta Doğu Anadolu ile Orta Anadolu’yu birbirinden ayıran konumda bulunmaktadır. Beypınar Köyünün bundan yıllar öncesinde, ardıç ormanıyla kaplı olduğunu yaşlılar ifade etmektedirler.

Beypınar Köyü daha önceki yıllarda Pınarbaşı (Aziziye) ve Elbistan ilçelerine bağlıydı. Daha sonraki yıllarda Göbekören Nahiyesi ile birlikte Gürün ilçesi’ne bağlanmıştır.

Beypınar Köyünde Kamışlı dere mevkiinde, Hititler dönemine ait kaya kabartması(Kızoğlan Heykeli) bulunmaktadır. Günümüzde bu kaya kabartmaları kırılmış bir haldedir. Köyün üst kısmında, tarihin hemen hemen her dönemine ait birçok alet ve eşya çıkan tarihi bir kale vardır. Tarihi kaynaklarda belirtilen Hititler dönemindeki Comana/Komana kentinin bu bölgeye yakın olması nedeniyle, bu köyümüzün çok eski çağlardan beri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.

Beypınar Köyü’nün üst kısmında bulunan kalede birtakım eski madeni paralar, çanak ve çömlekler bulunmuştur. Değirmenin önü denilen yerde eski yerleşim alanı ve mezarlar bulunmaktadır. Burada bulunan ve osmanlı döneminden beri işletilen su değirmenleri varlığını halen korumaktadır. Yazı mevkiinde eski yerleşim alanı bulunduğu gibi, Dağlağan mevkiinde, Aksaktaşı mevkiinde tarihi yerler, savaş yerleri ve ziyaret yeri bulunmaktadır. Salyurt Yaylasında, Göğ Bayram’ın yurdu denilen yerde birçok eski yerleşim yerleri bulunmaktadır. Tahtalı Dağlarında bulunan bir mağarada ise, çeşitli kaya kabartmaları ve resimler bulunmaktadır. Beypınar Köyü ile Akpınar Köyü arasında eski devirlere ait olan üç adet Tümülüs bulunmaktadır. Bu tümülüsler hakkında her hangi bir araştırma ve kazı yapılamadığından hangi dönemlere ait olduğu kesin olarak bilinememektedir. Gelin Mezarı ile Çam Mağara bölgelerinde eski yerleşim yerleri ve tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Beypınar Köyünün sınırları içinde, her biri farklı dönemlere ait olan 13 adet yerleşim yeri bulunmaktadır. Beypınar Köyünün Salyurt/Göğdeli Yaylasında bulunan ve Sümerler’den kalmış olduğu sanılan dikili taşlar, Çevirme Köyü’ne kadar uzanmaktadır. Bu dikil taşlar, Kangal İlçesi’ne doğru uzyıp gitmektedir. Bu taşların eski dönemlerde devletler arası sınırları belirtmiş olduklarını sanıyoruz.

İstanbul’da bulunan Başbakanlık Devlet rşivleri genel Müdürlüğünde 14863 numarada 6. Sayfada 1268/1852 tarihine ait kayıtlarda Karadoruk, İncesu, Kızılveran, Yılanhüyük ve Beypınar köyleri hakkında bilgiler mevcuttur. XVIII. yüzyıl sonlarına kadar Türkmenler bu bölgelere sürüleriyle koyunlarını otlatmaya gelmekteydiler. Zaten bilindiği gibi Salyurt Yaylası II. Abdülhamit zamanında padişaha ait “has tımarı” idi. Burada askeri bir kışla bulunmaktaydı. Osmanlı ordusuna at yetiştiren bir hara çiftliği bulunmaktaydı.

XIX. Yüzyılın başlarında bu köyde sayıları mahdut Hristiyan nüfus yaşamaktaydı. Bunların mezarları halen köydedir. Bir çoğu Müslüman olmuş, tehcirinde burada hayatlarının sonuna kadar yaşamamışlardır. Beypınar Köyü halkı İstiklal Harbine aktif olarak katılmışlardır. 4-11 Eylül 1919 tarihinde yapılan Sivas Kongresine bu köyden yaşayan Mehmet Bey (Malkoç/Moğolkoç) temsilen katılmıştır. Sivas Kongresi Heyeti’nin toplu olarak yer aldığı resimde, Atatürk’ün arkasında sakallı olan kişi, Mehmet Malkoç Beğ’dir. Mehmet Bey, Atatürk’e Salyurt Yaylası’nın yapılacak Hara Çiftliği için en uygun yer olduğunu söyleyerek bu bölgeyi takdim etmiştir. Bunun üzerine Atatürk, Mehmet Bey’e bir saat ile bir tane at hediye olarak göndermiştir. Gürün Bölgesinde yapılan Ermeni sevkiyatı esnasında Mehmet Bey’i devlet resmi olarak görevlendirmiştir. Bu bölgedeki sevkiyatı Göbekören’den Godas, Börklü/Kındıralık’tan Şeyhamit Ağa, Beypınar Köyün’den Mehmet Bey idare etmişlerdir.

İstiklal Harbine Beypınar Köyün’den 90 kişi katılmıştır. Bunlardan sadece 4 kişi geri dönmüştür. Bunlar ise; Yusuf Öz (1882-1947), Reco Mehmet, Cemle Mehmet, Traş Durdu adlı kişilerdir. Beypınar Köyünde İstiklal Harbine bir evden altı evladı gittiği halde geri dönmeyenler de vardır. Allöşler’den iki kişi (Mustafa ve Müslim) katılırken, Sofu Mehmet Ali’nin kardeşleri Acer Osman ve Sağır Ali geri dönmeyenler arasındadır. Elbistanlıoğulları (Dikkolar) Oymağından yedi kişi savaşa katılmak üzere gitmiştir. Altı amcasıyla cepheye gitmiş olan Yusuf Öz cepheden altı amcasını şehit vermiş, sadece kendisi köyüne dönebilmiştir. İstiklal Harbine katıldıktan sonra Ruslar’a esir düşen ve sonraki yıllarda cepheden köylerine geri dönen diğer gâziler ve Yusuf Öz’ün anlattıklarına göre; Ruslar, esir değişimi sırasında esir Türkler’i yıkanacaksınız diye bir hamama sokarak yukarıya bakmalarını söylüyorlar. Hamamın yukarısından bu insanların gözlerinin kör olması için zehirli su sıkıyorlar. Gözleri tamamen kör olanlar uzun yolculuğa açlık ve susuzluğa dayanamadıkları için, Türkiye’ye bile gelemeden yolda ölüyorlar.

Beypınar Köyü halkı yurdumuzun değişik yörelerinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Beypınar Köyü’ne gelerek ilk yerleşen kabilenin Traşlar/Baltacılar (Şahiner) olduğu ve Malatya’nın Setrek/Ulupınar bölgesinden geldikleri bilinmektedir. Beypınar Köyü’ne ikinci olarak gelenler, Elbistanoğulları/Dikkolar (Öz) oymağıdır. Dikkolar (Öz) maraş İli Elbistan İlçesinden gelerek bu köye yerleşmişlerdir. Setrekliler (Polat+Şahin-Şahiner) Malatya/Darende Setrek/Ulupınar Bölgesinden gelmişlerdir.

Acerasanlar (Dalgıç ve Dalkılıç) Yukarı Setrek/Ulupınar’dan gelmişlerdir. Vitesoğulları (Demirkaya), Elbistan’ın Lorşin Bölgesinden gelmişlerdir. Memişler (Demirkaya) Ankara’nın Haymana’dan gelmişlerdir. Hebipler, Yedibelalar, Mıstıklar (Koç), Ankara’nın Haymana bölgesinden gelmişlerdir. Tapkir’ler (Doğan+Kavun), Malatya’nın Akçadağ ve Kozluca bölgesinden gelmişlerdir. Mevlütler (Dağlayan), Şarkışla’nın Ebesil Köyünden gelmişlerdir. Behzatlar (Karataş) Afşin’in Kerevin bölgesinden gelmişlerdir. Gekkolar (Aygün) Afşin’in Oğlakkaya bölgesinden gelmişlerdir. Dervişler (Koca), Ağrı Eleşkirt bölgesinden gelmişlerdir. Sorcular (Tanır), Elbistan’ın Tanır bölgesinden gelmişlerdir. Albazoğulları (Yılmaz), Kangal’dan gelmişlerdir. Adıgüzeller (Tapan), Darende’nin Ayvalıya, buradan Yazyurdu/Celikan’a, daha sonra Beypınar Köyü’ne gelmişlerdir. Allöşler (Arslan), Yukarı Sazcağız Köyünden gelmişlerdir. Vakkaslar (Akkuş), Ankara Haymana’dan gelmişlerdir. Ehmolar (Küçük), Ankara Haymana’dan gelmişlerdir.

Beypınar Köyü’nün yaşamında önemli saymış olduğu birtakım olaylar vardır. Bunlardan bazıları, İstiklal Harbi esnasında delege olarak Mehmet Malkoç Beğ’i göndermeleri, 1945 yılında Türkmen Beğ’i Salbayrak’ın salyurt yaylasına yerleşerek buradan çıkmak istemeyerek devlete isyan etmesi, 1952 yılında, 53 çocuğun kızamık salgını nedeniyle ölmesi, Gürünlü Ahmet (1927-1994) pehlivan namıyla meşhur olan, 79 kilo karakucak güreş müsabakalarında Avrupa ve Türkiye birincilik ve ikincilikleri olan Ahmet Doğan(pehlivan)ın bu köylü olmasıdır. Ahmet Pehlivan, çok güçlü ve kuvvetli bir pehlivandı. Sarma oyunu meşhurdur. Bu oyunuyla Tekrahmalı güreşçi Hamdi Pehlivanı srma oyunuyla bir güreş esnasında sıkarak öldürmüştür. Beypınar köyünün bir başka meşhur kişisi de nüktedanlığı ve hazır cevaplılığı ile ünlü olan Allöş Ramazan’dır. Ayşe Fatma Dalgıç ise Beypınar Köyünde çok güzel şiir söyleyen ve ağıt yakan kişi olarak bilinmektedir. Eskilerin deyimiyle yörenin en meşhur SAGU’cusu idi. Çeşitli köylere götürülerek Ayşe Fatma Dalgıç’a söyletmekteydiler. 50’ye yakın ağıtı bulunmaktadır. Ayşe Fatma Dalgıç’ın kızı olan Didar Öz (1932-1994)de annesi gibi çok güzel şiir söyler ve ağıt yakardı. Köyde bir başka sagu söyleyen kadın ise Raziye Arslan (1920-1999) idi. Gürünlü Şairlerden Şeyhamit Şahiner (1961) ve Murat Öz (1980) bu köyden doğmuştur. Araştırmacı-Yazar Mehmet Ali Öz, bu köyden doğmuştur.

Beypınar köyünün ihtiyaçları eskiden beri Salma Usulü ile halledilmeye çalışılmaktadır. Köylüler arasında imece usulü bütün varlığıyla sürdürülmektedir. İstiklal Harbi sırasında Beypınar köyünde muhtar Osman Vitesoğlu (Güççük Osman) idi. Daha sonra; Hasan Dalgıç(Acer Hasan), Maşkalah Ali, Ehmo Küçük, Mevlüt Dağlayan, Mehmet Kavun, Ömer Koç, Hacı Cuma Şahiner, İsmail Demirkaya, İbrahim Koç (15 yıl), Mustafa Akkuş (15 yıl), Mehmet Demirkaya (1989-1994), Nizamettin Demirkaya (1994-2000), Hasan Dalkıç (2000-2004)

Beypınar köyünün arazisi özellikle de hayvan yetiştiriciliği için otlak merası bol olmasına karşın yeterli teşviki ve desteği alamadığından güçlü bir hayvancılık yapılamamaktadır. Tarım arazisi ise eskiden sulu tarım yapılabildiği halde günümüzde bu durum çok azalmıştır. Bu nedenledir ki tarım ürünlerinde gerekli üretim ve kapasiteye ulaşılamamaktadır.

Beypınar köyünde bol miktarda su bulunduğu için yaylalar ve otlakların bolluğuğu itibariyle hayvancılık için çok elverişli bir bölgedir. Köyün içinde 10 adet çeşme bulunmaktadır. Karaboğaz, Dağlayan ve Avşar deresi ve Salyurt yaylasından küçük ölçüde akarsuyu bulunmaktadır. Bu sularda az miktarda tatlı su balıkları mevcuttur. Yaylalarda ise hemen hemen her beşyüz metrede bir kaynak suyu bulunmaktadır. Göğdeli Yaylalarında içme suyu kaynakları oldukça boldur. Boşa akmakta olan bu suların Yolgeçen, Akpınar, Güldede, Başören vb. gibi köylere ulaştırılarak bu köylerde olan içme suyu sorunları büyük ölçüde çözümlenebilmesi mümkündür.

Salyurt Yaylası Derdederman Pınarı, Çam Mağara, Çukuryurt, gibi birçok yerleri tam mesire yerleri ve özellikle de yaylacılık ve hayvancılık için en uygun yerlerdir. Börklünün Gölü, Berdi Gölü, Aynalı Göl, Yıldırım Gölü, Ziyaretin Göl gibi küçük ölçekli gölleri bulunmaktadır.

Beyınar Köyünün arazisi üzerinde bulunan küçük ölçekli akarsuların üzerine baraj veya göletler yapıldığı takdirde köyün arazisinin % 90’ına yakın kısmı sulanır arazi haline gelecek durumdadır. Her ne kadar az da olsa sulu tarım yapılmakta ise de köyün genel ihtiyacını karşılayamamaktadır. Köylü tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Beypınar Köyünde eskiden çok iyi kilim, halı, heybe vb. gibi el sanatları büyük ölçüde yapılmaktaydı. Günümüzde ise bu durum çok azalmış durumdadır. Kilim ve halıcılık teşvik edilerek bu konuda köy halkı için önemli bir gelir kaynağı elde edilir hale gelecektir. Beypınar Köyünde tarım ve hayvancılığın, küçük ve büyükbaş hayvan üreticiliğinin artırılması ve teşviki şarttır. Arıcılık üretiminin teşviki şarttır. Çünkü arazisi bunlara çok uygun bir haldedir ve büyük bir potansiyeli mevcuttur. Köyde Tarım Kredi Kooperatifinin kurulması, kalkınma ve üretim kooperatifinin kurulması şarttır. Beypınar Köyü’nün en başlıca sorunları yoldur. Yol sorunu stabilize yapılarak büyük ölçüde halledilmiş durumdadır. Göbekören, Akpınar, deveçayır, Camiliyurt, gerdekmağara gibi küme köylerin yolu olması nedeniyle asfaltlanması halinde, beş altı tane köye ait yol sorunu çözümlenmiş olacaktır. Bu yol, kış aylarında çoğu zaman en az beş ay kapalı kalmaktadır. Sulama kanalları ve göletlerin yapılması şarttır. İçme suyu 1997 yılında kapalı su şebekesi haline getirilmiştir. Köye elektrik 1986 yılında gelmiştir. YSE 1972’de 8 adet çeşme yapmıştır. Telefon 1986 yılından 1997 yılına kadar tek telefon (acente) olarak devam etmiş, 1997 yılında santral kurularak evlere telefon verilmiştir. Köyün camisi, 1920 yılından yapılmıştır. Ahşap bina olan köyün camisi, 1983 yılında köy halkı tarafından yeniden betonarme bina olarak yapılmıştır. İlkokulu, 1960 yılında yapılmıştır. Köy ilkokulu, 1993 yılında yeniden inşa edilmiştir. Ancak köyün ihtiyacına cevap verememektedir. Köyde beş öğretmen görev yapmaktadır. Sağlık evi, 1992 yılında yapılmıştır. 1995 yılında caminin lojmanı köy halkı tarafından yapılmıştır.

Beypınar Köyünde maden rezervi olarak kalenin ardı mevkiinde kalorisi yüksek bir kömür yatağı bulunmaktadır. Kızılgüney/Çam Mağara’nın karşısında kok kömürü rezervi bulunmaktadır. Akşaktaşı ve Sivridağ mevkiinde ise alçıtaşı bol miktarda bulunuyor. Beypınar Köyünde de diğer köylerimizde olduğu gibi göç sorunu az da olsa yaşanmaktadır. İzmir, Ankara, İstanbul, Karabük/Zonguldak gibi büyük şehirlere göç etmişlerdir. Son yıllarda göç olayı giderek artmaya başlamıştır. 1960 yılında 150 hane olan Beypınar Köyü, 2000 yılında 142 hane kalmıştır. Beypınar Köyünde, 1950 yılından 2000 yılına kadar toplam 452 hane başta İzmir, İstanbul, Bolu, Kocaeli (Düzce), Bursa, Ankara, Adana, Karabük, Antalya, Mersin, Osmaniye, Kayseri, Sivas, Maraş, Malatya gibi büyük şehirlere göç ederek yerleşmişlerdir.

 

 

09-Bozhöyük Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin güneybatısında yeralan Bozhüyük Köyü, ismini köyün yakınında bulunan tarihi hüyükten almaktadır. Bu hüyüklerde ve köyün yakınlarında bulunan eski yerleşim yerlerinde tarihi çağlara ait bir takım altın paralar, ok uçları ve obsidyen parçaları bulunmuştur. Bozhüyük Köyü ilçe merkezine 77 km .’lik mesafededir. 30 km .’lik bölümlük yol asfaltlanmıştır. Geri kalan 47 km .’lik bölüm ise halen stabilizedir. Kış aylarında çoğu kez kapalı kalmaktadır. Bozhüyük Köyü’nün su, yol vb. gibi sorunlarının yanısıra telefon ve elektrik sorunları da bulunmaktadır. Kış aylarında mevsimin yoğun olduğu zamanlarda telefon ve elektrik kesilmektedir.

Bozhüyük köyünün diğer komşusu bulunan pınarbaşı İlçesinin Damızlık köyü ile hududu; Fit ali ali harabaşı tepesi, yol çatı, kibar hoyuğu tepesinin üzerinden geçen patika yol. Bozhüyük köyünün Gerdekmağara köyü ile hududu; Bozhüyük köyünün gerdekmağara köyü arazi sınırının Damızlık köyü sınırının bitim noktası olan tepenin üzerinden geçen patika yol, çal.(hattı baladan geçen hat)Gedik boğazı diğer adı Bozhüyük boğazı, bağlama taş, çetin dere. Camiliyurt köyü ile Gerdekmağara köyü sınırının bitim noktası olan çetin dereyi takiben kadıkaya kuzu. Bozhüyük köyünün Tersakan mezrasına giden ve mezkur guzu geçen patika yol. Akdere ve Güllübucak köyleri ile Camiliyurt köyünün sınırının bitim noktası olan Tersahan mezrasına gelen patika yol, yaylacık boğazı, sato tepesi, abdal pınarı tepesi, çamurlu pınarı, yığılhan tepesi, geneli hayması, kızıl şeker, hurman çayı ve akoluk köyü ile Damızlık kjöyü sınırının bitim noktası olan Fit Ali harabası tepesi, ahur kayalığı, tilki deliği. Hüyüklü Köyü ile Maraş İlinin Afşin ilçesine bağlı Söğütlüdere ve Armutalan köyleri bölgesindeki sınırı; binboğa dağlarının uzantısı olan ve köseoğlu tepeleri denilen dağın üzerindeki (doğudan kızılşeker mevkiinden başlayarak batı günieye doğru kakma gedik tepesi-kırmızı çal-körpınar tepesi-büyüktepesiyle,tepeaşupınarı tepesi doruklarından geçen doğrular) olarak belirlenmiştir.

Bozhüyük Köyü halkı Sinemili Aşireti’nin Komazan Oymağına mensuptur. Halkın büyük çoğunluğu, Elbistan’ın Balat ve Ağçaşar bölgelerinden gelmişlerdir. Soyadı Kanunundan sonra (Turna, Geneci, Polat, Keskin, Demir, Yıldız, Koç, Şahin, Uzun, Emin, Çoban gibi) soyadını almışlardır.

Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olduğu için bu sektörle uğraşanlara gerekli yardım ve desteğin sağlanması şarttır. Köyde mandıra, kooperatifçilik, arıcılık gibi kurumların faaliyete geçirilmesiyle, göç olayı durdurulabilir. Köydeki eski kilim ve halı dokumacılığı canlandırılmalıdır.

1935 yılında Gürün İlçesi’nin en kalabalık nüfuslu köylerinden birisi olan Bozhüyük Köyü’nün nüfusu yıllara göre çok azalmıştır. Nüfusunun büyük bir bölümü İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlere yerleşmişlerdir. 1997 yılında 33 hane kadar kalmış olan Bozhüyük Köyünde, 1960 yılında 100 hane bulunmaktaydı. Bu nedenle, Bozhüyük köyü en çok göç veren köylerimizden birisidir.

10-Böğrüdelik Köyü //// Sayfa Başı

 

 

Gürün İlçesi’nin kuzeyinde, Gürün Sivas karayolu üzerinde, ilçe merkezine 37 km . mesafede bulunan Böğrüdelik Köyü ismini, köyün güneyindeki kayalığın tepesinde yer alan daire şeklindeki delik (boşluk) ten almaktadır. Kayadaki boşluğun, köyün yan tarafında (Böğründe) bulunması nedeniyle “Böğrüdelik Köyü” adı verilmiştir. Böğür kelimesi yöremizde yan, cephe anlamlarına gelmektedir.

Böğrüdelik köyünün hudutları: doğu tarafı; çal ve Bektaşlının değirmen yolu ve Karaveran köyü yolu ve dikili ve naldöken ve Bektaşlı gediği. Batı tarafında; Örülü yol ve kar kuyusu ve tek mezar yatmıt kalenin tepe. Kuzeyde; Koçu oğlunun ağıl yeri. Güney cephesi; Baki Mehmet ve İso kahya çayırı ve araba yolu ve taş.

Böğrüdelik Köyü civarında, birçok eski yerleşim birimi ve tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Köyde bulunan mağaralarda birçok küp kırıkları, çeşitli devirlere ait madeni paralar gibi eşyalar bulunmuştur. Bu paraların bir çoğu, Bizanslılar dönemine aittir. Böğrüdelik Köyünde, Karakuyu denilen mevkide güz aylarına kadar kalan çok eski zamanlardan kalmış kuyular bulunmaktadır. Köyün yakınlarında üzerinde ilginç şekiller olan doğal mağaralar bulunmaktadır. Devlet hüyüğü adı verilen yerde, eski devirlere ait bir kurgan bulunmaktadır. Böğrüdelik Köyü, Konakpınar Nahiyesi’ne bağlıdır. Sakaltutan mezrası Böğrüdelik köyüne bağlıdır. Böğrüdelik köyünün dağlık kesiminde mermer yatakları bulunmaktadır. Bu köyde rezervi az olan metalurjik sarı boya madeni bulunmaktadır.

Böğrüdelik Köyü’nde sırasıyla İsmail Uzun, Arif Uzun, Müslüm Uzun, muhtarlık yapmışlardır.

Böğrüdelik Köyü’nün sorunlarından birisi içme suyu sorunudur. Çünkü 1974 yılında YSE tarafından yaptırılan çeşme köyün içme suyu ihtiyacını karşılayamamaktadır. Köy çeşmesine su getiren boru hattı, her yıl gelen seller nedeniyle bozulmaktadır. Köye yarım kilometre mesafede bulunan su kaynağının getirilmesiyle içme suyu sorun olmaktan çıkarılacaktır. Köyün çal kısmında hayvan sulama yerleri yapılması gereklidir. Böğrüdelik Köyü’nün ilkokulu 1942’de yapılmıştır. Köye elektrik 1985 yılında, telefon 1987 yılında getirilmiştir. Köyün camisi, 1970 yılında lojmanlı olarak betonarme bina olarak yeniden inşa edilmiştir. Böğrüdelik Köyünde, ekonomik nedenlerden dolayı oldukça yoğun göç olayı yaşanmaktadır. 1960 yılında 80 hane iken, 1997 yılı itibariyle 23 hane olan bu köy, 2000 yılında 17 hanedir. 39 erkek, 50 kadın, toplam 89 kişi bulunmaktadır. Böğrüdelik Köyü halkından; Celikanlar (Atmaca) Celikan/İslahiye’den, Atmalılar (Korkmaz), Atmalı Bölgesinden gelmişlerdir. Emiromarlar (Uzun), Malatya’dan gelmişlerdir. Toramanlar (Ayyıldız), Adana Kozan Bölgesinden Gürün İlçseine, buradan Böğrüdeilk köyüne gelmişlerdir.

 

11-Camiliyurt(Çamlıyurt)Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin güneybatısında yer alan Camiliyurt Köyünün ilçe merkezine uzaklığı 52 kilometredir. Halk arasında söylenilen bir rivayetlere göre; buraya yerleşen Türkmenler, bölge halkının topluca namaz kılmaları için, köyün içinde eskiden bulunan kilisenin yerine bir cami inşa ederek namazlarını toplu olarak kılmaya başlamışlardır. Camiliyurt Köyü ismini, burada yapılan camiden almıştır.

Başka bir rivayete göre; Türkmenler bu bölgeye geldiklerinde burada oldukça çok sık ormanlık alan ardıç ağaçları bulunmuş olduğu için Çamlıyurt adını vermişlerdir. Bu isim zaman içerisinde camiliyurt olarak değişime uğramıştır. Camiliyurt köyünde, eski dönemlere ait kilise taşları varlığını sürdürmektedir. Camiliyurt Köyü’nün Keklikpınarı, Kuruçova gibi yerlerde eski ören yerleri bulunmaktadır.

Bir başka rivayete göre; Gürün ilçesi’nin en eski köylerinden birisi olan Camiliyurt köyüne Halep, Şam, Çukurova gibi yerlerdeki Türkmenler konar-göçer dönemlerinde bu bölgeye gelerek sürülerini otlatıyorlardı. Buraya yakın bir yere yerleşen aşiret reisinin altı tane eşi ve otuz tane kızı bulunuyordu. Aşiret Reisinin Kızları, bir hastalık sonunda ölünce, hemen orayı terkederek köyün bugünkü yerleşim yerine gelerek yerleşir. Buaraya da kızlarının anısına bir cami yaptırır. Köyün adı o günden bugüne camiliyurt olarak kalır. Bu kızların mezarlarının takıları ile birlikte Beypınar Köyü’ne yakın bir mağarada gömülü oldukları söylenmektedir.

Camiliyurt Köyü Halkının hepsi Sinemili Aşireti’nin Şemsikanlı oğulları oymağına mensupturlar. Elbistan bölgesinden gelerek bu bölgeye yerleşmişlerdir. Şemsikanlıoğulları (Güneş+Polat), Elbistan’ın Köseyahya bölgesinden gelerek buraya yerleştiler. Mollahasanuşağı (Sarıbaş), Elbistan’ın Zerdekeş bölgesinden gelmişlerdir. Mıstahatçeler (Kalaycı), Elbistan’ın Malat (Günebakış) Köyünden gelmişlerdir. Battallar (Yıldız), Elbistan’ın Ağçaşar bölgesinden gelmişlerdir. Gamadanoğulları (Demir), Elbistan’ın Ağçaşar Köyünden gelmişlerdir. Topaloğulları (Topal), Elbistan’ın Malat ve Köseyahya bölgesinden gelmişlerdir. Gürünlü şairlerden Musavi (Müslüm Güneş/1938) bu köyden doğmuştur. Köy halkından Mustafa Kalaycı Yemen savaşına, Molla Güneş Osmanlı-Rus savaşlarına katılmıştır. Bu kişilerin haricinde daha birçokları da birinci dünya savaşına katılmışlardır.

Camiliyurt Köyünde okuma yazma oranı erkeklerde % 80 kadınlarda ise % 30 oranındadır. Köyde okumuş insan çoktur. Camiliyurt Köyünde içme suyu sorunu yaşanmaktadır. Köye yakın yerde bulunan su getirilerek kapalı su şebekesi yapıldığı takdirde, içme suyu sorunu çözümlenmiş olacaktır. Camiliyurt Köyü’nün yol sorunu vardır. İlçe merkezine 48 kilometrelik mesafede bulunan Camiliyurt Köyü’nün 18 km .’lik bölümü stabilizedir. Bu yolun asfaltlanmasıyla ulaşım sorunu çözümlenmiş olacaktır. Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köyde az da olsa kilim ve halıcılık yapılmaktadır. Köy halkının tarım ve hayvancılıkla ilgili köonularda desteklenmesi, halıcılık ve kilimciliğin teşvik edilmesi şarttır. Bozhüyük Köyü’ne elektrik 1983’te, telefon 1985’te getirilmiştir. Köyde ilkokul 1941 yılında açılmış olup 1963 yılında lojmanlı olarak betonarme binası devlet tarafından inşa edilmiştir. Köy ilkokulu eğitim ve öğretime devam etmektedir. Köyde camii yoktur. Sağlık evi, kooperatif yoktur. İstanbul ve Ankara’da yaşayanlar; “Bozhüyüklüler ve Camiliyurtlular Kalkınma Derneği’ni” kurmuşlardır. Devlet kademelerinin çeşitli yerlerinde memur veya bürokrat olarak çalışanları bulunmaktadır. Yurt dışına giderek buraya yerleşenler olmuştur. Camiliyurt Köyü, 1960 yılında 60 hane, 1997 yılında 23 hane kalmış olan Camiliyurt köyü, en çok göç veren köylerimizden birisidir. Başta İstanbul ve İzmir, Ankara gibi şehirlere göç ederek yerleşmişlerdir.

 

12-Çevirme Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin kuzeyinde ve ilçe merkezine 38 km .’lik mesafede bulunan Çevirme Köyü ismini, köyde bulunan ve Sümerler’e ait olduğu sanılan çevirme taşlardan (dikili taşlardan) almaktadır. Bu dikili taşlar Salyurt/Göğdeli yaylasından başlayarak Çevirme köyüne kadar uzanmakta, buradan Kangal ilçesi sınırlarına geçmektedir. Bu taşların eski dönemlerde, devletler arası sınırı belirttiği tahmin edilmektedir. Behram, Çevirme köyünün mezrasıdır. Çevirme, Böğrüdelik ve Avşarören köyleri arasında korunmaya alınmış ardıç ormanlık alan bulunmaktadır.

Çevirme köyü, Gürün ilçesinin belli başlı dağlarından olan Berham Çalı platosunda yer almaktadır. Çevirme köyünün etrafında bulunan Sümer dikilitaşları ve çeşitli hüyüklerin bulunması, köyün çok eski çağlardan beri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Burada bulunan hüyükler hakkında detaylı bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle kesin olarak hangi döneme ait olduğu tam olarak bilinememektedir. Bu hüyüklerin araştırılmasıyla Çevirme köyü ve Gürün ilçesi’nin tarihi hakkında bir takım yeni bilgiler edinilecektir. Behram köyünün hudutları: Behram köyünün Böğrüdelik köyü ile hududu: kar kuyusu, örülü yol ve kalanın tepesi. Çevirme köyü ile sınırı:tahtapınar, Ulu Alinin koyak. Avşarören köyü ile sınırı: Kemal beyin ağılı ile tesileminin ağılı arasındaki çal. Yılan hüyük köyü ile sınırı: Çıplak güney, kale, ayı kuyusunun gadek. Konakpınar ile sınırı: Bitli Ali beyin gedik ve dikilitaş.

Çevirme Köyü halkı da tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadırlar. Daha önceki yıllarda tarım ve hayvancılık çok gelişmiş bir halde iken günümüzde bu durum çok azalmıştır. Behram Çalı ve Çevirme Yaylası bomboş eski günlerinin hayalini özlemiş bir haldedir.

Çevirme Köyü’nün ilçeye uzaklığı 38 km .’dir. 13 km .’lik mesafesi stabilize yoldur. Bu nedenledir ki kış aylarında bütünüyle kapalı kalmaktadır. Köyde iki adet çeşme bulunmaktadır. 1975 yılında YSE tarafından yapılmıştır. Bu çeşmeler, köyün içme suyu ihtiyacını karşılayamamaktadır. Elektrik 1985 yılında, telefon ise, 1986 yılında gelmiştir. Çevirme Köyünde sulu tarım olmadığı gibi kuru tarım da çok azdır. Hayvancılık ise gerekli teşvikler ve kredilerin alınamayışı nedeniyle ölmek üzeredir. Bu nedenle köyün büyük bir kısmı göç ederek büyük şehirlere yerleşmişlerdir.

Gürünlü şairlerimizden İrfani (18.Yüzyıl-19.Yüzyıl), Hakkı Cengiz Alpay (1922-1981), Çevirme Köyünde doğmuştur. Şairimizin yirmiye yakın şiir kitabı, çeşitli konularda yazılmış eserleri bulunmaktadır. Hakkı Cengiz Alpay’ın babası Sezai Alpay/1892-1950) da kendi gibi şairdi. Şairlerimizden Şahin Alpay ve Emin Alpay (Çevirme/1949- ) da bu sülaleye mensupturlar.

Çevirme Köyü halkından; Babaahmetler (Alpay), Sülalesi Pınarbaşı/Aziziye’den gelerek buraya yerleşmişlerdir. Hamitler (Koca), Malatya’nın Akçadağ’dan önce Karadoruk Köyü’ne daha sonra Çevirme Köyüne yerleşmişlerdir. Kahvecioğulları (Kahveci), Malatya Arapkir’den, Çalkamalar (Özkan), Malatya’nın Hekimhan’dan gelmişlerdir. Dizdarlar (Bayırtı), Malatya Akçadağ Arga Bölgesinden Çevirme Köyüne gelerek yerleşmişlerdir.

Çevirme Köyü, 1952 yılında 12 hane, 1997 yılında 4 hane, 2000 yılında 4 hane kalmıştır. 2000 yılına göre; 5 erkek, 11 kadın toplam 16 kişi bulunmaktadır. Çevirme köyünde göç edenler, Gürün, İzmir, İstanbul, Bursa gibi şehirlere yerleşmişlerdir.
 

13-Çiçekyurt Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin güneybatısında yer alan Çevirme Köyü ilçe merkezine 29 kilometre mesafede bulunmaktadır. Çiçekyurt Köyü’nün ismini, yaz aylarında tarlalarda bol miktarda bulunan çiçeklerden dolayı almıştır.

Çiçek yurt köyünün komşusu olan Davulhüyük köyü ile sınırı: çatal yatak küçük kısrelik sırt. Köpek satan deresi, yolu üzerindeki kırmızı taşlar ve toptaş. Hüyüklüyurt köyü ile sınırı; zılho tarlası ve savraoğlundan geçen hat. Bektaşlı köyü ile hududu; Bektaşlı sığır yatağı, kale, araba yolu ve ay elmasının dereden geçen hat. İncesu köyü ile hududu; kuruyayla pınarı çatal koyak, gizlipınar ve toluluğun kaleden geçen hat. Kızılpınar köyü ile hududu; kayanın yamacı ve kuz geçe burnu. Kürkçü köyü ile hududu: Büyük göllüpınarın ayağı.

Çiçekyurt Köyü de tarih öncesi çağlardan beri yerleşim birimi olan köylerimizden birisidir. Çünkü Çiçekyurt Köyü’nün eski yerinde, Gelloş (Koyunlu) ile Çiçekyurt arasında, köyün güneyinde, örenyurt mıntılasının kuzeyindeki Göllüpınar, batısında yer alan Kaleyurt mevkiinde eski ören yerleri, hüyükler ile kale kalıntıları bulunmaktadır. Bu bölgelerde, tarih öncesi çağlara ait olan obsidyen maddesinden yapılmış çeşitli bilezikler ve diğer eşyaların bulunmuştur.

Çiçekyurt Köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda göç olayı çok fazla yaşanmaya başlamıştır. Köy halkının içme suyu sorunu vardır. Köyün üst yanındaki Taşönü mevkiindeki ve Büyük Konak mevkiindeki suların getirilmesiyle ve kapalı su şebekesinin yapılmasıyla içme suyu sorunu halledilmiş olacaktır. Bir başka sorunu ise yoldur. İlçe merkezine 29 km .’lik mesafede bulunan Çiçekyurt Köyü’nün 21 km .’lik bölümü asfalt, geri kalan 8 km .’lik mesafesi de stabilizedir. Kış aylarında çok yoğun olarak ulaşım sorunu yaşanmakta ve kış aylarında kapalı kalmaktadır. Bu nedenle de köy yolunun asfaltlanması gerekmektedir. Köyde bir ilkokul vardır. Köyün camisi, 1988 yılında halk tarafından yaptırılmıştır. Köy halkının tarımsal kredileri ve hayvancılık konusunda gereken desteğin devlet tarafından sağlanması şarttır. Ancak bu şekilde ve arıcılık teşviki gibi köy halkının ekonomisini artırıcı tedbirlerin bir an önce alınması şarttır.

1960 yılında 45 hane olan Çiçekyurt Köyü, 1997 yılı itibariyle 24 hane, 2000 yılında 18 hane olup, 57 erkek, 58 kadın, toplam 115 kişi bulunmaktadır. Bu köyden göç edenler, İstanbul, İzmir, Bursa gibi büyük şehirlere yerleşmişlerdir. Çiçekyurt Köyü halkından; Hacışeyhler/Zadeler (Şimşek+Ülger), Gürün Pınarönü (Sadık Ağa) Mahallesinden gelmişlerdir. Kondular (Çiftçi+Kondu), Suriye bölgesinden gelmişlerdir. Kozanoğulları ( Tuna), Adana’nın Kozan bölgesinden gelmişlerdir. Türkmenler (Maden), Şarkışla bölgesinden gelmişlerdir. Şeyhler (Keçili), Suçatı Kasabasından gelmişlerdir. Muhiddinler (Arslan), Kangal-Argaç Köyünden gelmişlerdir. İriAğaçlılar(Toptaş), Malatya Akçadağ’ın İriağaç bölgesinden gelmişlerdir. Muhiddinler (Arabacı), Suçatı’dan gelmişlerdir. Toptaşlar (Toptaş), Ankara Haymana bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Ciritçioğullları (Tok), Ankara Haymana bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. “Ha sen, Ha ben Gürünlü, Karadeniz” adlı bir şiir kitabı olan şair Hasan Kondu (1933- 1990), bu köyden doğmuştur.

  

14-Çipil Köyü //// Sayfa Başı

Gürün İlçesi’nin kuzey kesiminde yer alan ve ilçe merkezine 63 km .’lik mesafede bulunan Çipil Köyü, 1970 yılında muhtarlık olmuştur. Yakın olması nedeniyle 1994 yılında Kangal İlçesine bağlanmıştır. İlçe merkezine 63 km .’lik uzaklıkta bulunan Çipil Köyü yolunun 39 km .’lik kısmı asfaltlı, 24 km .’lik bölümü ise stabilizedir. Gazeteci Metin Göktepe bu köyden doğmuştur. Köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Tarım ve hayvancılığın azalması ve ekonomik nedenlerden dolayı köy halkının büyük bir kısmı, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlere göç ederek yerleşmişlerdir.
 

 

15-Davulhöyük Köyü //// Sayfa Başı

Gürün İlçesi’nin kuzeyinde yer alan, ilçe merkezine 25 kilometrelik mesafede bulunan Davulhüyük Köyü ismini, köyün hemen üst yanındaki davula benzeyen tarihi çağlara ait Hüyükten çok kaleyi andıran bu tarihi kalıntının üzerinde, eskiden davul çalınırak, çeşitli törenler düzenlenirdi. Bu olaydan dolayı davulhüyük Köyü denmiştir. Davulhüyük Köyü, tarihi kervan yolunun tali kolu üzerinde bulunuyordu. Tarihin her döneminde yerleşim alanı olma özelliğini korumuştur. Bu yönüyle Gürün İlçesi’nin en eski köylerinden birisidir.

 Davulhüyük köyünün komşusu olan kızılveran köyü ile sınırı; Kovalıpınar tötö kayası, Mehmet çelebi özünün üstündeki küçük sivri sırt, Büyük derkizler kayası, Yellice burnu (Kılıçkalanın burnu). Davulhüyük köyünün İncesu köyü ile sınırı; çatal yatak, aşçıyurt, orta sırt, sümüklü yatak. çiçekyurt kölyü ile sınırı; çatal yatak, Küçük kösrelik sırt, Köpek satan deresi, kürkçü yolu üzerindeki kırmızı taşlar ve toptaş. Reşadiye köyü ile sınırı; Gelloş (Koyunlu köyü) yolu.

Davulhüyük Köyünde akarsu ve göl yoktur. Davulderesi denilen, İncesu Deresiyle Tohma Irmağına karışan küçük bir akarsuyu bulunmaktadır. Bu dere kenarlarında sulu tarım yapılabilmektedir. Köyün diğer arazisinde, kuru tarım yapılmaktadır. Köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda tarım ve hayvancılık yerleşmiş durumdadır. Köyde Tarım Kredi Kooperatifi bulunmaktadır. Köy yolu asfaltlanmıştır. İçme suyu 1997 yılında, kapalı su şebekesi haline getirilmiştir. Köyde içme suyu sorunu yuoktur. Köyde elektrikle çalışan bir un ve bulgur değirmeni bulunmaktadır.

 Köy ilkokulu 1968 yılında devlet tarafından lojmanlı olarak yapılmıştır. Köy camisi ilk olarak 1947 yılında ahşap bina, 1984 yılında betonarme olarak lojmanıyla birlikte inşa edilmiştir. 1975 yılında YSE tarafından köye bir adet çeşme yapılmıştır. Elektrik 1986’da, telefon da 1988 yılında getirilmiştir. Köyde Sağlık Evi veya Ocağı yoktur. Sorunlarının büyük bir bölümünü çözüme kavuşturmuş olan köylerimizden birisidir. Sırasıyla Hüsnü, Mehmet, Nazım özdemir, Said Doğan, Ahmet Güzel, Kazım Soğukbulak, Kadir Üçpınar, İlhan Kılıç, Nurettin Kılıç, Esat Yılmaz köy muhtarlığını üstlenmişlerdir.

Davulhüyük Köyünde de göç olayı yaşanmaktadır. 1960 yılında 90 hane iken 1978 yılında, 80 hane 1997 yılında 45 hane, 2000 yılında 41 hane kalmıştır. 2000 yılına göre; 136 erkek, 128 kadın, 264 kişi bulunmaktadır. Bu köyden ayrılanlar ise; İzmir, İstanbul, Ankara, Sivas, Adana gibi büyük şehirlere göçerek buralara yerleşmişlerdir.

Davulhüyük Köyü Halkından; Fadimeler(Kayapınar), İncesu Köyünden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Kölükler (Özer), Çorum’un Sungurlu İlçesinden gelmişlerdir. Şahveledler (Soğukbulak), Kars bölgesinden gelmişlerdir. Karakalpak Oymağına mensupturlar. Seyfiler(Yılmaz), Kars bölgesinden gelmişlerdir. Çurkaşlılar (Güzel+Togay), Malatya Enzek Bölgesinden Şeref/Ayvalı Köyüne, buradan Davulhüyük Köyüne gelmişlerdir. Abidinler (Doğan), Kızılpınar Köyünden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Kurtlar (Kurt), Erzincan’ın Kemah bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Kahyalar(Kırış), Gürün ilçesi’nden gitmişlerdir. Kırışlar’dan gelmişlerdir. Bozolar (Kılıç+özdemir+Sönmez) Ankara’nın Haymana bölgesinden gelmişlerdir. Kenanaliler/Mustolar (Seven+Yıldız), Erzurum bölgesinden gelmişlerdir. Üçpınar soyadını taşıyanlar, Kızılören Köyünden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Sele soyadını taşımakta olanlar Gürün’den gelmişlerdir.

 

16-Dayakpınar Köyü //// Sayfa Başı

Gürün İlçesi’nin kuzeyinde, 48 kilometre uzaklıkta bulunan Dayakpınar Köyü ismini, köyün içindeki Pınar (Çeşme) dan almaktadır. Bu köyümüzün eski kervan yolunun üzerinde bulunması, Türkmenler’in bu pınarın başında kağnılarını dayakladıkları (dinlendirdikler) için bu ismi almıştır. Daha önceki yıllar Eskihamal Köyü’nün mezrası idi. Daha sonra muhtarlık olmuştur. Köyün eski yerinde, tarih öncesi çağlara ait olduğu sanılan eski yerleşim yerleri ve tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Bu tarihi izlerden günümüze çok az bir şeyler kalmıştır. Dayakpınar köyü ilçemizin en eski yerleşim yerlerinden birisidir. Dayakpınar köyü hudutları: Eskihamal köyü ile sınırı; gelen şuğulu ve kaval yurdu ve taş köprü. Karadoruk köyü ile sınırı; paşa öldüren ve Gelloş’un toptaş ve Bezirgan pınarı.

Dayakpınar Köyüne elektrik 1986 telefon 1987 yılında getirilmiş olup, köyün ilkokulu ve camisi bulunmaktadır. Okul ve caminin lojmanları vardır. Okul betonarme olarak, köyün camisi ahşap bina olarak yapılmıştır. Köyün en büyük sorunlarından birisi yoldur. Stabilize yolun bir an evvel asfaltlanması gerekmektedir. Köyün bir başka önemli sorunu da İçme suyunun yetersiz olmasıdır. Köyün içerisinde bulunan iki çeşme yetersiz kalmaktadır. Köyün üst yanında, sulak mevkiindeki suyun, kapalı şebekeyle getirilmesiyle, içme suyu sorunu çözümlenmiş olacaktır.

Köy halkının geçim kaynağı tarım hayvancılıktır. Son yıllarda tarım ve hayvancılıkla uğraşım azlığı nedeniyle, köyde çok sayıda aile göçmüştür. Göç olayının durdurulması için tarım ve hayvancılığın teşviki ve desteklenmesi şarttır.

Dayakpınar Köyü halkının büyük bir çoğunluğu Malatya Akçadağ bölgesinden gelmişlerdir. Bu köyde yaşayanlardan; Akoğulları (Ak), Malatya Akçadağ bölgesinden gelmişlerdir. Altınağız’lar Sarıçiçek bölgesinden gelmişlerdir. Karaalioğulları (Karataş), Malatya Akçadağ veya Elbistan bölgesinden gelmişlerdir. Hacıkenanlar (Özel), Gürün’den gelmişlerdir. Dişalonlar (Taş), Gürün’den gelmişlerdir. KaraÖmerler (Kara), Malatya Akçadağ bölgesinden gelmişlerdir. Poyrazoğulları (Akdeniz), Malatya Akçadağ bölgesinden gelmişlerdir. Çaparlar (Çopur), Malatya Akçadağ bölgesinden gelmişlerdir. Dalkılıçlar (Dalkılıç), Malatya Akçadağ bölgesinden gelmişlerdir. 1960 yılında 65 hane olan Dayakpınar Köyü, göç nedeniyle 1997 yılında 18 hane, 2000 yılında 21 hanedir. 2000 yılı itibariyle 41 erkek, 48 kadın, toplam 89 kişi bulunmaktadır.

 

17-Deveçayırı Köyü //// Sayfa Başı

 

Deveçayırı Köyü, İlçenin kuzeybatısında, 63 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Deveçayırı Köyü’nün güneyindeki Arapçalı mevkiinde bol miktarda deve dikeni bulunmaktadır. Buranın kervanyolu üzerinde olması, deve dikeninin bol bulunması, kervancıların develerini eskiden burada otlatmalarından dolayı bu ismi almıştır.

Deveçayırı köyünün komşusu olan Tekerahma köyü ile hududu; Şeytanpınarının sırt, mağara başı, kırıntı sekisinin gediği ve ağıl yerinden geçen hat. Camiliyurt Köyü ile hududu; çetin dere. Akdere köyü ile sınırı; kırıntı sekisinin başı. Akpınar köyü ile sınırı; deveçayırı köyüne giden ve değirmene giden yol.

Deveçayırı Köyü, eskiden Yolgeçen Köyü’nün mezrasıydı. 1940 yılında muhtarlık olmuştur. XIX. Yüzyılda, Çukurova bölgesinde yaylaya gelenlerin otlak yeri olan Deveçayır Köyü halkı, Sinemili Aşiretinin Kalender Oymağına mensupturlar. Soyadı Kanunundan sonra; Bozdağ, Kala, Gürgür, Kavak, Taş, Güleç, Sula, Bozkurt gibi soyadları almıştır. Deveçayırı Köyü halkının bir kısmı, Elbistan ilçesi’nin Gücük bölgesinden önce Karapınar köyüne, daha sonra Deveçayırı Köyüne gelmişlerdir. Deveçayırı Köyünde, Mehmet Gürgür, Bektaş Gürgür, Gülali Kala, İsmail Kala, İbrahim Bozdağ isimli şahıslar muhtarlık yapmışlardır. Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Eski yıllarda kilim ve halıcılıkk, tarım ve hayvancılıktan ileri durumdaydı. Fakat son yıllarda bu sanatın ölmesiyle birlikte, tarım ve hayvancılık tek geçim kaynağı haline gelmiştir.

Deveçayır Köyünde maden yoktur. Suyu çok azdır. İçme suyu sorunu vardır. Köy halkının ihtiyacına cevap verememektedir. Köyün içinde YSE tarafından 1975 yılında yaptırılmış olan iki adet çeşme bulunmaktadır. Kapalı su şebekesinin yapılması zorunludur. Köyde cami, sağlık evi, kooperatif gibi kurumlar yoktur. İlkokul 1952 yılında açılmıştır. Köye elektrik 1985’de, telefon 1986 yılında getirilmiştir. Deveçayır Köyü Gürün ilçe merkezine 63 km . uzaklıktadır. Bu yolun 15 km .’lik bölümü stabilizedir ve küme köy yolu olması nedeniyle kış aylarında çok yoğun ulaşım sorunu yaşanmaktır. Bu yolun yakın zamanda asfaltlanması gereklidir. Köydeki göç olayının önlenmesi için tarım ve hayvancılığın artırılması ve geliştirilmesi için yeterli çalışmaların yapılması, eski el sanatlarının tekrar canlandırılması arıcılık vb. gibi faaliyetlerin başlatılması ve peynir yoğurt mandıralarının kurulması zorunludur.

1960 yılında 100 hane iken 1997 yılı itibariyle ancak 13 hane kalmıştır. Bu köyden göç edenler başta İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlere göç ederek yerleşmişlerdir.

 

18-Dürmepınar Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin kuzeyinde yer alan Dürmepınar Köyü, ilçe merkezine 40 km .’lik mesafede bulunmaktadır. Dürmepınar Köyü’nün eski ismi Ziyve’dir. Darende’nin Zaviye mıntıkasında gelerek buraya yerleşenler olduğu için Ziyve (Zaviye) adını vermişlerdir. Sonradan Dürmepınar ismini almıştır. Yaşlılar, Köyde erozyon olması nedeniyle bu ismin verilmiş olduğunu belirtmektedirler. Dürmepınar köyü çok eski tarihlerden beri yerleşim yeri olan bir bölgedir. Eski ticaret ve kervan yolunun üzerinde bulunması nedeniyle tarihi çok eskidir. Darende caddesi adı verilen Bektaşlı köyü ile Dürmepınar köyü arasında bulunan tarihi bir kale kalıntısı yer almaktadır. Astur adı verilen mıntıka da eski bir yerleşim alanıdır. Yoncalık mevkiinde eski dönemlere ait kalıntılar mevcuttur. Sarıca-Dürmepınar arasındaki Üçpınar mevkiinde, köyün doğusunda yaklaşık dört kilometre mesafede bulunan Presören mevkiinde, köyün eski yerinde tarih öncesi çağlarda ait bir takım kalıntılar mevcuttur.

Dürmepınar Köyü halkından Kocasoy’lar (Koca), Malatya Akçadağ’dan, Kangal Kızıliniş bölgesine buradan Dürmepınar Köyü’ne gelmişlerdir. Başka bir rivayete göre Kocalar sülalesi Külükanblılar oymağına mensup olup, Urfa bölgesinden Darende’nin Dumanlı köyüne, buradan Dürmepınar köyüne gelerek yerleşmişlerdir. Gelenler Kabilesi (Ardıç), Kangal İlçesi’nin Avşarören Köyünden gelmişlerdir. Kadoralar Kabilesi (Taşdemir), Gelloş (Koyunlu) ve Karaören köylerinden gelmişlerdir. Kadirler (Çelik), Celiller (Almas) Kabileleri, Konakpınar Bölgesinden gelmişlerdir. Şahin soyadını taşıyanlar, Darende Çayköy (Kuluncak) bölgesinden gelmişlerdir. Dağ soyadını taşıyanlar, Malatya Akçadağ bölgesinden gelmişlerdir. Gürün’lü şairlerden Aşık Hayali (Feridun Koca) ve Aşık Garip Ali bu köyden doğmuştur. Dürmepınar köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda tarımda verimlilik artma eğilimine girmiştir. Köyde içme suyu sorunu ve yol sorunu bulunmaktadır. Bu köyümüzde de büyük ölçüde göç olayı yaşanmaktadır. İstanbul, Ankara, İzmir vb. gibi büyük şehirlere göç ederek buralara yerleşmişlerdir. Dürmepınar Köyünde 2000 yılına göre; 6 hane, 16 erkek, 11 kadın, toplam; 27 kişi bulunmaktadır.

19-Erdoğan(Maraşlı) Köyü //// Sayfa Başı

 

Maraşlı (Erdoğan)Köyü, Kayseri-Malatya yolu üzerinde, Gürün İlçesi’nin kuzeybatı kesiminde yer alır. İlçe merkezine 57 km .’lik mesafede bulunan Erdoğan köyü 1997 yılı itibariyle hane syısı otuzdur. Bu köyde yaşayan halkın Maraş bölgesinden gelmiş olmaları nedeniyle bu ismi almıştır. Maraşlı Köyü’nün ismi, 1990 yılında Erdoğan olarak değiştirilmiştir. Maraşlı (Erdoğan) Köyü Halkı 1877/1878 yılında yapılan Osmanlı-Rus savaşları esnasında Kuzey Kafkasya’nın Nalçık Bölgesinden gelerek önce Maraş bölgesine, daha sonra Maraşlı Köyüne gelerek yerleşmişlerdir. Gürün İlçesinin tek Çerkes Köyüdür. Çerkes, örf ve adetleri halen aynı şekilde sürdürülmektedir.

Maraşlı Köyünde, Ağılın Suyu denilen yerde eski bir yerleşim yeri vardır. Köyün kuzey kısmında, eski yıllardan kalan yel (rüzgar) değirmeni bulunmaktadır. Günümüzde kalıntısı mevcuttur. Sümerler’den kalmış olduğu sanılan, Salyurt Yaylasından başlayarak Kangal ilçesi topraklarına kadar uzayan dikilitaşlar, Maraşlı Köyü’nün hemen kuzeyinden geçmektedir. Maraşlı Köyünde, eski dönemlere ait birtakim eski yerleşim birimleri bulunmaktadır. Bu kalıntılar, Erdoğan Köyünün eski devirlerden beri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.

Maraşlı (Erdoğan) Köyü’nün doğu kesiminde yer alan, Alimin Pınarı mevkiinde, Osmanlı Devleti zamanından beri işletilmekte olan Devlet harası bulunmaktaydı. Özellikle bu harada at yetiştirilmekteydi. Fakat bu durum günümüzde tamamen kalkmış durumdadır. Köy Halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Tarım arazisi az olduğundan tarım üretimi yetersizdir. Hayvancılık için elverişli bir köyümüzdür. Hayvancılık konusunda zor geçen kış şartları ve ekonomik güçsüzlükler, hayvancılığın azalmasına neden olmuştur. Maraşlı Köyü’nün en büyük sorunlarından birisi yol ve içme suyu sorunudur. Köyde tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi ve teşviki yönünden gerekli yardımların yapılması şarttır. Maraşlı Köyünde, Kayseri-Malatya asfaltı arasındaki bölgede Bakır Madeni bulunmaktadır.

Köy ilkokulu 1960 yılında yapılmıştır. Eğitim ve öğretime devam etmektedir. Köyde 1991 yılında ahşap binanın yerine yıkılarak betonarme şeklinde inşa edilen bir camii bulunmaktadır. Caminin lojmanı yoktur. Köy ilkokulunun lojmanı vardı. Köyde içme suyu yetersiz kalmaktadır. Köyde, 1974 yılında YSE tarafından yapılan bir tane çeşme bulunmaktadır. Maraşlı Köyü’nün güneydoğusunda yer alan kaynağın köye getirilmesiyle içme suyu sorunu halledilmiş olacaktır. Kayseri-Malatya asfaltına 4 km .’lik uzaklığı bulunan köy yolunun asfaltlanarak karayollarına bağlanmasıyla birlikte yol sorunu çözümlenmiş olacaktır. Elektrik ve telefon 1986 yılında gelmiştir. Maraşlı Köyünde; Hacı Kanen, Ferhat Arslandok (1985-1989), Hayri Duman (1989-1994), adlı kişiler muhtarlık yapmışlardır. Çelik, Kanlı, Şirayder, Ağurtlu, Batur, Arslandok, Duman gibi soyadı taşıyan Erdoğan Köyü Halkının hepsi Nalçık bölgesinden gelmişlerdir.

Erdoğan/Maraşlı Köyümüzde de ekonomik güçsüzlükler nedeniyle göç olayı oldukça yoğundur. 1960 yılında 60 hane, 1997 yılında 30 hane, 2000 yılında 28 hane kalmıştır. 2000 yılına göre Erdoğan Köyünde 67 erkek, 80 kadın, toplam 147 kişi bulunmaktadır.

 

20-Eskibektaşlı Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin kuzeyinde ve ilçe merkezine 35 km .’lik mesafede bulunan Eskibektaşlı Köyü, anlatılan rivayetlere göre; ismini daha önceki yıllarda burada yaşamış olan Bektaş isimli bir kişiden dolayı almıştır. Bir başka rivayet ise, bu köyün ilk ismi Celikan’dır.Çünkü buaraya ilk olarak gelip yerleşen aileler Celikan Aşiretine mensup idiler. Bu yüzden Eskbektaşlı köyüne eskiden Celikan deniliyordu. Moroğulları olarak bilinen sülale bu köye gelerek ilk yerleşen aile olduğu da bilinmektedir. Eskibektaşlı köyünün hudutları; Eskibektaşlı köyünün Böğrüdelik köyü ile sınırı; dikili taş ve naldöken ve Bektaşlı gediğidir. Dürmepınar köyü ile sınırı, çabutlu çalı gediği ve Karaören değirmen yoludur. Karadoruk köyü ile sınırı: çoluk ve çoban ağılı peyiği ve simyon gözesi ve çabutlu çalı ve yol ve Temür Ağa tarlasıdır. Konakpınar ile sınırı, Begrosun çal ve kırmızı bayır ve İso kahyanın ağılının başıdır.

Eskibektaşlı Köyüne, Elektrik ve telefon 1990 yılında geldi. Köyün en önemli sorunlarından birisi yol, diğeri de içme suyu sorunudur. Köy yolu, 1991 yılında stabilize olarak yapılmıştır. Ancak kış aylarında bahar aylarına kadar kapalı kalmaktadır. Köy yolunun asfaltlanması, köy halkının içme suyu sorununun mutlaka çözümlenmesi gereklidir. Köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olduğu için tarım ve hayvancılığın teşviki ve desteklenmesi şarttır. Yukarı Çatkara ve Orta Çatkara, Eskibektaşlı Köyü’nün mezrasıdır. Orta Çatkara Halkının hepsi aynı oymağa mensuptur. Ortaçatkara Mezrasında yaşayan Moroğulları (Moroğlu), Gaziantep Islahiye Bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Mensup oldukları oymak önce Konakpınar’a, daha sonra Eskibektaşlı’ya, daha sonra Orta-Çatkara mezrasına gelerek yerleşmişlerdir. 1997 yılı itibariyle Orta Çatkara mezrasında 10 hane kalmaktır.

1997 yılı itibariyle Orta Çatkara mezrasında 30 kadın, 26 erkek toplam nüfusu: 56 kişidir. 1960 yılında 60 hane, 1997 yılında 23 hane, 2000 yılında 14 hane kalmıştır. Eskibektaşlı Köyünde 1997 yılı itibariyle; 44 kadın, 24 erkek, toplam 68 kişi bulunmaktadır. Orta Çatkara mezrası dahil 1997 yılı itibariyle toplam 124 nüfusa sahip bulunan Eskibektaşlı Köyü’nün nüfusu 2000 yılı itbariyle 30 erkek, 38 kadın, toplam 68 kişi bulunmaktadır.

 

21-Eskihamal(Keşoğlu)Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin kuzeydoğu kesiminde yer alan, ilçe merkezine 40 km .’lik mesafede bulunan Eskihamal Köyü, merkez bucağına bağlıdır. Kozakmağara, Ayranca, Dırışlar, Çatkara gibi mezraları bulunmaktadır. Eski ismi Hamal Çayı olan Yeşildere Köyü, 1990 yılına kadar Eskihamal Köyü’nün mezrası idi. Fakat 1990 yılında muhtarlık olmuştur. Körmustolar/Kılıçdoğan Köyü de Eskihamal Köyünün eskiden mezrası idi. 1990 yılında muhtarlık olmuştur. Gürün İlçesi’nin en eski köylerinden birisi olan Eskihamalın ismi konusunda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bu nedenle birçok ismi bulunmaktadır.

Üstboğaz: Yeşildere ile Eskihamal arasında bulunan bir boğaz(dere)dan dolayı bu ismi almıştır. Eskihamal Köyü: Bu köyümüz tarihinin, Kangal’a İlçesine bağlı Yenihamal Köyünden eski olması nedeniyle Eskihamal Köyü denmiştir. Eskihamal Köyünün en eski ismi “Güdülveren’dir. “Az veren, kıt veren” anlamına gelmektedir.

Keşoğlu: Eskihamal Köyü’nün eski isimlerinden birisi Keşoğludur. Bilindiği gibi Keş, Türkmenlerce ayrandan yapılan bir çökelek türüdür. Daha önceki yıllarda burada çok iyi keş yapılmış olduğu için bu isim verilmiştir. Eskihamal Köyü ve bu köye bağlı mezralar, eski kervan yolunun geçtiği mıntıkadan yer almaktadır. Köyün doğusunda, Erikli mıntıkasında, Kangal Etyemez bölgesine doğru giden yolun kalıntıları halen varlığını korumaktadır. Yeşildere Köyü’nün (Eskihamal Köyü’nün doğusunda), eski ismi Hamal Çayı’dır. Bu köyün içinde eski İpek Yolu’nun kalıntıları halen mevcuttur. Horasandan örülmüş tarihi duvarlar ve mozaiklere bugün bile rastlamak mümkündür. Yeşildere Köyü’nün güneyinde Armutluyurt ve Matçonun yurdu mevkilerinde eski dönemlere ait yerleşim yerleri bulunmaktadır. Tarihi kervan yolu, Eskihamal Köyü’nün doğu kesiminde geçiyordu. Malatya-Darende-Bicir-Sofular Köyünü birleştiren yol bu güzergahtan geçerek Eskihamal mıntıkasına ulaşıyordu. Yeşildere ile Bicir (Darende) Köyü arasındaki Meşe mevkiinde, Kıllı Ziyaret adı verilen bir tarihi yer bulunmaktadır. Burada çam ağacının bulunduğu yer, Eskihamal Köyü ve mezralarında ziyaret yeri olarak kabul görmektedir. Köylüler buraya her yıl adak kurbanlarını kesmeye ve herhangi bir dileği olan buraya dilek dilemeye gelirler. Aynı zamanda burası yağmur duasının da yapılmış olduğu bir yerdir.

Eskihamal köyünün hudutları şöyledir; doğusu; Gök boynundaki eski sanı taş ve dana deresi. Batısında; sandakar yolu ve çakanın hüyük ve külahlının karapınar gediği ve par yere gediği Külahlıdan gelen yol ve Cennet pınarı. Kuzeyinde; Çevlü tepesi Ade gölü ve ibiş oğlu tarlası ve gelen şuğulu ve kavak yurdu taş köprü ve ay deresinin büyük cadı yurdunun sulağı ve piç kavağı köprüsü. Güneyi; Saz taşı hüyüğü ve yaprak yanının yol, kösüreliğin taş.

 

Eskihamal Köyü en eski yerleşim birimidir. Mezralar daha sonraki yıllarda kurulmuştur. Eskihamal Köyü’nün dokuz tane mezrası vardır.

1-Hamal Çayı(Yeşildere) Eskihamal Köyü’ne ilk olarak gelip yerleşen ve Keşoğlu diye bilinen zatın üç oğlundan birisi olan Osman, bugünkü Hamal Çayı’na giderek yerleşmiştir. Burada yaşayan aileler, bu zatın ahfadıdır. 1990 yılında Hamal Çayı ismi, Yeşildere Köyü olarak değiştirilmiştir. Yeşildere Köyü aynı yıl içinde muhtarlık olmuştur.

2-Keşoglu (Eskihamal) Köyü: Keşoğlu olarak bilinen zatın üç oğlundan Osman Hamal Çayı’na (Yeşildere) Köyü’ne yerleşince, diger iki oğlu Halil ve Mehmet de Keşoğlundan kalmışlardır. Burada yaşayan ailelerin çoğu bu iki zatın soyundan gelmektedirler. 1989 yılında muhtarlık olmuş, ismi Eskihamal olarak degiştirilmiştir.

3-Kılıçdoğan (Körmustolar) Köyünün ismi, Keşoğlundan ayrılarak buraya yerleşen Körmusto adındaki zattan dolayı almıştır. 1990 yılında Körmustolar muhtarlık olunca ismi, burada yaşayan Kılıç ve Doğan soyadını taşıyan aillelerin isimleri birleştirilerek Kılıçdoğan Köyü denilmiştir. Bu köyde yaşayan ailelerin aynı soydan olmalarına rağmen Soyadı Kanunundan Doğan, Çokkoca, Balkaya gibi soyadlarını almışlardır.

4-Koyunlukoca: Koyunlukoca mezrasının en büyük sorunlarından birisi yol, diğeri içme suyu sorunudur. Köyün kuzeyinde, Zebik mevkiindeki suyun kapalı şebneke halinde getirilerek içme suyu sorunu çözümlenebilir.

Keşoğlu Sülalesinden bazı aileler bu mezraya yerleşmişlerdir. Çirciler, Malatya Hekimhan bölgesinden, Poyrazoğlu ve Toprak soyadını taşıyanlar, Elbistan Aktel Bölgesinden gelmişlerdir. Alhaslar (Karatilki+Ceylan+Sönmez+Koyun+Taş+Devetaş+Göl) Maraş Elbistan Bölgesinden gelmişlerdir. 2000 yılı itibariyle 20 hane kalmıştır. Koyunlu koca Mezrasından İstanbul’a 85 hane göç etmiştir.

5-Dırışlar: 10 hanelik bir mezradır. Keşoğlundan ayrılan aileler burada yaşamaktadırlar. Soyadı Kanununda; Menekşe, Kil, Yanık, Kilci, soyadını almışlardır.

6-Kozakmağara: 10 hanelik bir mezradır. Burada yaşayanların soyadları Akpınar’dır. Buraya Karadoruk Köyü’nden gelmişlerdir.

7-Dayakpınar Köyü: Eskihamal Köyü’nün mezrası iken daha sonra muhtarlık olmuştur.

8-Başkaragöz Mezrası: On hane bulunmaktadır. Bu mezrada Tatar soyadını taşıyan aileler yaşamaktadır.

9-Ayranca Mezrası: Burada yaşayan halktan Hacıomarlar (Tozman+Duran+Turcan+Ayran), Malatya Akçadağ Bölgesinden gelmişlerdir. Parçikanlar (Parçikan), Malatya Akçadağ Bölgesinden gelmişlerdir. Ayranca Mezrasının 2000 yılına göre 11 hane olup, 11, 35 erkek, 36 kadın toplam 71 kişi bulunmaktadır.

Gürün ilçesinin en eski köylerinden birisi olduğu gibi eski ticaret ve kervan yolunun üzerinde bulunmuş olması nedeniyle de tarihi önemi arzetmektedir. Eskihamal Köyü’ne Keşoğlu adındaki kimseler ilkönce gelerek yerleşmişler daha sonra da yurdun çeşitli yerlerinden gelerek buraya yerleşenler olmuşlardır. Eskihamal Köyünden sülaleler ve geldikleri yerler şöyledir:

Eskihamal Köyüne ilk olarak Keşler (Yılmaz+Çay), Tunceli Çemişgezek Bölgesinden, Külükenliler (Toklu), Gaziantep Islahıye bölgesinden, Dinnolar (Çitil) ve Çarolar (Kara) adlı oymaklar gelerek yerleşmişlerdir. Keşoğlu (Yılmaz+Çay) Sülalesi: Köye ilk yerleşen sülale olarak bilinmektedir. Malatya Yama bölgesinden önce Darende  Ayvalı Köyü’ne daha sonra Eskihamal Köyü’ne yerleşmişlerdir. Keşoğlu’nun üç oğlundan Osman Yeşildere (Körmustolar) Köyüne, Mehmet ve Halil de Keşoğlu/Eskihamal Köyüne yerleşmişlerdir. Eskihamal Köyü halkı daha önceleri Sünni-Kürt lisanıyla konuşmaktaydılar.

Eskihamal Köyü Halkından; Çorolar (Çitil), Leventler (Duran), Malatya Akçadağ’dan gelmişlerdir. Çobanuşağı (Ayran), Malatya Akçadağ’dan gelmişlerdir. Körmamolar (Dikilitaş): Malatya Dirican bölgesinden gelmişlerdir. Ömerağalar (Genç+Temel), Darende Zaviye bölgesinden gelmişlerdir. Kürtaliler (Koç), Ankara Haymana’dan gelmişlerdir. Seyfolar (Şahin) Ankara Haymana’dan gelmişlerdir. Alikirler (Kara), Malatya Dırıcan bölgesinden gelmişlerdir. Keşler (Yılmaz) Malatya Dirican bölgesinden gelmişlerdir. Oğun Soyadını taşıyanlar Malatya Hekimhan bölgesinden gelmişlerdir. Haceliler (Yıldırım), Darende bölgesindennden gelmişlerdir. Soyadı Göl olanlar İslahiye bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Boz Soyadını taşıyanlar ise Hamal Çayı mezrasında yaşamaktadırlar.

Eskihamal Köyünde, son yıllarda sebze ve meyvecilik üretimine başlanmıştır. Köy ve mezralardaki en büyük sorunları içme suyu sorunu ve yol sorunudur. Eskihamal Köyü’nün ve mezralarının yolu stabilizedir. Bu nedenledir ki kış aylarınca uzun bir müddet kapalı kalmış olduğundan halk zorluklar içinde kalmaktadırlar. Köyde elektrik ve telefon, okul, camii bulunmaktadır. Eskihamal Köyünde Sağlık Evi bulunmaktadır. Diğer sosyal hizmet birimleri yoktur. ihamal Köyünde göç edenler başta Istanbul, Izmir, Ankara, Bursa gibi daha birçok büyük şehirlere göç ederek buralara yerleşmişlerdir. Tiyatrocu spiker Cem Yılmaz, Şair Osman Toklu (Eskihamal/1954- ), Araştırmacı Yazar İrfan Yılmaz bu köyden doğmuştur.

Eskihamal Köyünde ve mezralarında da hızlı göç olayı yaşanmaktadır. 1997 yılı ETF sonuçlarına göre Eskihamal Köyü merkezde 96 hane mevcut olup 237 kadın nüfusu ve 216 erkek nüfusu vardır. Toplam nüfusu (merkezin) 453 kişidir. Eskihamal Köyünün 2000 yılı itibariyle 87 hane olup, 185 erkek, 208 kadın, toplam 393 kişi nüfusu vardır. Ayranca mezrasının 1997 yılı itibariyle 14 hane mevcut olup, 43 kadın, 56 erkek, toplam: 99 nüfusa sahiptir.  2000 yılına göre 11 hanedir. 35 erkek, 36 kadın, toplam nüfusu 71 kişidir. Dırışlar mezrasının 1997 yılı itibariyle; 14 hanesi mevcut olup, 47 kadın, 45 erkek, toplam 92 nüfusa sahiptir. 2000 yılında 11 hanedir. 26 erkek, 40 kadın, toplam 66 kişi nüfusu vardır. Koyunlukoca mezrasında 19 hane mevcut olup, 69 kadın, 64 erkek, toplam 133 nüfusu vardır. 2000 yılı itibariyle 20 hanedir. 55 erkek, 51 kadın, toplam 106 nüfusu vardır. Kozakmağara mezrasında 36 kadın, 25 erkek, toplam 61 nüfusu bulunmaktadır. 2000 yılı itibariyle 10 hanedir. 28 erkek, 34 kadın, toplam 62 kişidir.

 

22-Gerdekmağara Köyü //// Sayfa Başı

Gürün ilçesinin en uzak köylerinden birisi olan Gerdek Mağara Köyü, ilçe merkezine 65 km .’lik uzaklıktadır. Gerdekmağara Köyü’nün bir ismi Avşar’dır. Köy halkının Avşar İlbeylerinden Torun Oymağına mensup olmaları nedeniyle bu ismi almasına neden olmuştur. Gerdekmağara isminin değişik rivayetleri vardır. Bu rivayetlerden birisi; köyün batı kesiminde bulunan mağaranın kapısının gerdekli bir halde olması nedeniyle bu ismin verilmiş olduğu söylenmektedir. Bir diğeri, burada birbirini seven iki gencin kaçarak burada gerdeğe girmiş olmalarından dolayı bu ismi almıştır. Gerdekmağara Köyü’nün güney kesiminde yer alan mağara da eski devirlere ait olduğu tahmin edilen kaya kabartmaları ve çeşitli şekiller bulunmaktadır.

Gerdekmağara köyünün komşusu Camiliyurt köyü ile hududu; çetindere üç pınarların sırtı, çetintaş. Damızlık köyü ile hududu; Solarpınar sırtı, camuzlu suyu sığır yatağı. Bozhüyük köyü ile bağlıyacak Çavdar köyü ile camuzlu su, çetin taş mevkiileri.

Gerdekmağara Köyü halkının büyük bir kısmı bu köye Fransızlar’a karşı yapılan mücadele esnasında göstermiş oldukları başarıdan dolayı Diyarbakır bölgesinden buraya yerleştirilmişlerdir. Gerdekmağara Köyü Halkından; Topallar (Topaloğlu+Üçpınar+Çaylak), Kayseri Pınarbaşı İlçesinin Gebelek bölgesinden önce Söğütdere bölgesine, sonra Gerdekmağara Köyüne gelmişlerdir. Gaziler (Şahin+Çiftçi+Ateş+Yıldız+Göl+Gül+Doğan) Diyarbakır bölgesinden gelince Borandere mıntıkasına, sonra Gerdekmağara köyüne yerleşmişlerdir. Cansızlar (Cansız+Dağ+Yılmaz+Göz) Diyarbakır Bölgesinden gelmişlerdir. Sazlar (Dal+karapınar+Yılmaz+Kalay+Mağara) Yozgat/Bozok bölgesinden gelmişlerdir. Eseler (Güneş), Borandere Bölgesinden gelmişlerdir.

Gülali Cansız, Ali Topal, Mehmet Mağara, Osman Mağara, Ali Cansız, Ali Şahin, hasan Göl, Hüseyin Şahin, Kadir Cansız gibi şahıslar sırasıyla köyde muhtarlık yapmışlardır. Gerdek mağara Köyünde Mustafa Şahin ve Ali Güneş, Kafkas Savaşlarında, Mehmet Çavuş da Yemen savaşlarında şehit düşmüşlerdir.

Gerdekmağara Köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Dölek, barıtçı, üçöz, üçgöz, keklik pınarı, kervan mezarı, büyükgüneyin eteği, Çamurlu kozo sırtları, taşlı güney gibi mevkileri bulunan Geredekmağara Köyünde sebze ve meyve yetiştirilmemektedir. Kavak, söğüt, patates, soğan, sarmısak, çayır, yonca, goranga, arpa, buğday gibi ürünler elde edilmektedir. Eskiden olduğu gibi günümüzde de evlerde Avşar kilim ve halıları dokunmakta ve rağbet görmektedir. Gerdekmağara köyü, Gürün İlçe merkezine 65 kilometre , Sarız İlçesi’ne 35 kilometre mesafede olduğu için 1994 yılında Sarız ilçesine bağlanmıştır. 2000 yılı itibariyle 60 hanedir. Elektrik ve telefon 1986 yılında gelmiştir. Köyde, 1974 yılında yapılan tek sınıflı bir ilkokul bulunmaktadır. Köy ilkokulu eğitim ve öğretime açıktır. Köyde halk tarafından 1979 yılında yaptırılmış olan bir cami bulunmaktadır. Caminin lojmanı bulunmaktadır. Gürün İlçesinin diğer köylerinde olduğu gibi bu köyde de oldukça yoğun bir şekiilde göç olayı yaşanmaktadır. Bu köyün büyük bir kısmı Adana, Mersin, Osmaniye, Kayseri, Sarız, Pınarbaşı gibi şehirlere giderek yerleşmişlerdir.

 

23-Göbekören Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin kuzeybatısında, ilçe merkezine 38 km .’lik mesafede bulunan Göbekören Köyü ismini, köyün üst yanında, göbek şeklindeki Etiler’e ait göbek şeklindeki ören yerinden almaktadır.

İdari bakımdan Yazyurdu Nahiyesinde bağlı bulunan Göbekören Köyü, daha önceki yıllarda nahiye konumundaydı. Göbekören Köyünde, taştan yontulmuş bir Hitit (aslan) heykeli bulunmuştur. Bu heykel Ankara Etnoğrafya Müzesindedir. Göbekören Köyü Gürün İlçesi’nin en eski köylerinden birisidir. Köyün tarihi Hititler dönemine kadar uzanmaktadır. Göbekören köyünün komşusu hüyüklüyurt köyü ile sınırı; Güvercin kayası, çıtırığın sulak. Tekerahma köyü ile sınırı; Armutlu özden geçen kaş, Kör Bekirin tablak, değirmen yolunun üstü tablaktan geçen hat. Beypınar köyü ile olan sınırı; Aşçı yurdundaki mer’a ve sulağın iki köy arasında müşterek mer’a olduğu gibi, aşçı yurdu pınarının üstündeki ufak dereden deve kemiği mevkiindeki kalenin 200 metre doğusundan kuzeye doğru yukarıdaki sırt. Ve güz yatağından geçen hat. Osmandede köyü ile sınırı; Osmandede köyünün kale, tekerahma köyüne giden yol. Yazyurdu ile sınırı; deve kemiğindeki sırt, Yazyurdu köyünün üstündeki kaş ve Kaynarca arasında güneyden kuzeye doğru inen büyük dere.

Göbekören Köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda hayvancılık azalmış durumdadır. Arazinin dar ve taşlı olması nedeniyle tarımda istenen verim alınamamaktadır. Köyün en büyük sorunlarından birisi içme suyu, diğeri yol sorunudur. Beypınar, Akpınar, Deveçayırı, Camiliyurt, Gerdekmağara gibi köylerin ulaşımını sağlayan, Malatya-Kayseri karayoluna 8 km .lik mesafede bulunan stabilize yolun asfaltlanması gereklidir. Köydeki içme suyu sorunu had safhadadır. Köyün içme suyu Beypınar Köyü’nün Karaboğaz mevkiinde getirilmiştir. Fakat bu su yeterli değildir. Köyün içme suyu sorununun çözümü ancak; Beypınar Köyünden getirilen suyun kaynağından artırılıp, kapalı şebeke haline getirilmesiyle mümkün olabilir. Köyün çeşitli yerlerine birtakım göletler yapılarak bahar aylarındaki yağmur ve kar sularının toplanmasıyla küçük çaplı da olsa arazinin sulanarak tarımın daha verimli hale getirilmesi sağlanabilir. Köyde bir ilkokul, bir cami vardır. Köye Elektrik ve telefon 1986 yılında gelmiştir. Elektrik ve telefon yoğun kış ve yolun kapanması nedeniyle sık sık arızalanmaktadır.

Göbekören Köyü halkından; Karamollaoğulları, Maraş Bölgesinden, Cabatlar (Özyurt), Elbistan Tanır Bölgesinden, Kodazlar (Özdemir), Elbistan İğde Köyünden gelmişlerdir. Hamolar (Bozdağ), Kırıkhan’dan gelmişlerdir. Kürdolar (Sığırcı), Malatya Akçadağ’dan gelmişlerdir. Zeyneller (Şahin), Elbistan Hunu bölgesinden gelmişlerdir. Kürthüseyinler (Boy), Erzincan bölgesinden gelmişlerdir. Sırmalılar (Kattı), Elbistan Demirci bölgesinden gelmişlerdir. Elbeyler (Elbey), Gümüşhane’den gelmişlerdir. Alolar (Yıldırım+Karakuş) Elbistan bölgesinden gelmişlerdir. Muhacirler (Güzel), Bulgaristan’dan gelmişlerdir. Delimemetler (Yılankaya), Kars Bölgesinden Elbistan bölgesine, buradan Göbekören Köyüne gelmişlerdir. Salihler (Dal), Hatay bölgesinden gelmişlerdir. Söylemez’ler Elbistan Kozanhüyük bölgesinden, Böcek’ler Elbistan bölgesinden gelmişlerdir. Mıstıklar (Küçük), Beypınar Köyünden gelmişlerdir. Aliler (Aktaş), Maraş İli Elbistan Bölgesinden gelmişlerdir. Adolar (Coşkun), Edeler (Koca), Patoslar (Polat), Kamyonlar (Çoban), Eggolar( ), Toycular( ), Bodurlar (Bodur), Türkiyenin çeşitli bölgelerinden gelerek bu köye yerleşmişlerdir.

Göbekören Köyünde, son yıllarda göç olayı oldukça fazlalaşmıştır. Arazi yetersiz kalmaktadır. Tarım ve hayvancılık ise hemen hemen tükenmiş durumdadır. Bu nedenle köy halkı zorunlu olarak başka illere, özellikle İstanbul, Ankara, Karabük, Kayseri, İzmir, Maraş, Adana, Hatay gibi büyük şehirlere göç etmektedirler. 1960 yılında 150 hane iken 1997 yılında 90 hane kalmıştır.

 

24-Gökçeyazı(Otlukilise)Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin kuzeyinde, ilçe merkezine 30 km .’lik mesafede bulunan Otlukilise Köyü’nün yeni ismi Gökçeyazı’dır. Otlukilise ismini, köyün içinde halen varlığını koruyan eski dönemlere ait kiliseden almıştır. Gökçeyazı Köyü’nün içinde ve çevresinde eski çağlara ait bir takım ören yerleri ve tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Bu tarihi kalıntılar, Gökçeyazı Köyünün eski dönemlerden beri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. 1936 yılına kadar Yukarısazcağız Köyünün mezrası iken bu tarihten sonra muhtarlık olmuştur. Otlukilise köyünün hududtları; doğusu Abort kuyusu ve uzun dere ve karadoruk yolu. Batısı; Kıbla çayırı ve kölence oğlu. Kuzeyi; Bektaşlı gediği karakepez ve üç kuyu. Güney hududu;Sel pınarı ve Ablut kuyusudur.

Gökçeyazı Köyüne elektrik 1986 yılında, telefon, 1987 yılında getirilmiştir. Köyün ilkokulu, camisi bulunmaktadır. Her iki sosyal tesisin de lojmanı vardır. Gökçeyazı Köyü halkının geçim kaynağı, tarım ve hayvancılıktır. 1997 yılı itibariyle 3000 koyun ve 200 adet kümes hayvanı, 75 adet inek bulunmaktadır. Köylünün geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık mutlaka desteklenip, gerekli teşvikler yapılmalıdır. Sivas-Gürün asfaltına 5 km .’lik mesafede bulunan stabilize yolun asfaltlanmalıdır. Demir Export tarafından işletilen demir madeni bulunmaktadır. Otlukilise Köyünde bulunan demir madeni nedeniyle köydeki ulaşım daha da kolay bir hale gelmiştir. Köyün içme suyu sorunu vardır. YSE tarafından daha önceki yıllarda yapılan çeşmeler, köyün içme suyu ihtiyacını karşılayamamaktadır. Gökçeyazı Köyünde yaşayanlardan:

Kılıçoğlular (Keklik) Maraş/Pazarcık bölgesinden gelmişlerdir. Körahmetler (Kaplan), Gaziantep/Araban bölgesinden gelmişlerdir. Bağdatlılar (Arslan), Irak/Bağdat’tan gelmişlerdir. Sünnetçiler (Demir), Yukarısazcağız Köyünden gelmişlerdir. Cennetler (Kalay), Malatya Hekimhan Bölgesinden gelmişlerdir. Kalenderler (Şimşek), Karadoruk Köyünden gelmişlerdir. (Polat), (Pınar), (Kaya), (Köroğlu) soyadını taşıyanlar yurdun çeşitli bölgelerinden gelerek buraya yerleşmişlerdir.

 

 1960 yılında 70-80 hane iken 1997 yılı itibariyle 38 hane, 2000 yılında 39 hane kalmıştır. 2000 yılı itibariyle 109 erkek, 107 kadın, toplam 216 kişi bulunmaktadır.

Gökçeyazı Köyü’nün yıllara göre nüfus tablosu şudur:

 

 

25-Güldede Köyü //// Sayfa Başı

  

Gürün İlçesi’nin güneybatı kesiminde yer alan, 45 km . uzaklıkta bulunan Güldede Köyü ismini, köyün yakınındaki Güldede adı verilen ve yöre halkınca ziyaret yeri olarak kabul edilen tarih öncesi çağlardan günümüze kadar gelmiş olan Hüyük/Tümülüs’ten almaktadır.

Güldede Köyünde bulunan eski devirlere ait hüyük, kale, ören yeri gibi tarihi kalıntılar, bu bölgenin tarih öncesi çağlardan beri yerleşim alanı olduğunu göstermektedir. Güldede köyünün hudutları; karakuyu köyü ile hududu Ziyaret yatağından geçen hat. Karapınar köyü ile sınırı, Kürklü Mehmet tarlası ve devlet koyağı. Tekerahma köyü ile hududu, halifenin tarlasının başı, hüyük, şeytanpınarının altındaki hüyük, hadım pınarının büyük toptaş. Başören köyü ile hududu, Ali bey kuyusu yazısı kuyusu, büyük güney.

Güldede Köyü halkının bir kısmı Malatya’nın Arapkir Bölgesinden bir kısmı, Sivas Zara İlçesi’nden, bir kısmı da Tokat (Zile) bölgesinden gelmişlerdir. Birimuşakları (Birim), Kürdükler (Erdal), Kürşükler (Boynueğri), Şüştüler (Kartal), Çakolar (Tepe), Karalar (Kara), gibi soy isimlerine mensupturlar. Arapkir’den gelenler Sinemili Aşiretine mensup olup, Zile ve Zara bölgesinden gelenler, Zaza Aşiretine mensupturlar. Güldede Köyü halkı her yıl eski Türk takvimine göre yılbaşı sayılan günlerde Ser-i Sala (Yılbaşı) adı verilen oyunu oynamaktadırlar. Bu oyun ve yapılan şenlikler çevre köylerde yapılan kış yarısı eğlencesine benzemektedir. Bu oyunlar, Türkler’in Orta Asya’dan beri oynamış oldukları milli bir oyundur.

Güldede Köyü halkında geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Bir diğer seçim kaynağı da kilim ve halıcılıktır. Su çok az olduğu için sulu tarım yapılmamaktadır. Buğday, arpa, nohut vb. gibi tahılların üretimi yapılmaktadır. Son yıllarda ise tarım ve hayvancılık azalmış durumdadır. Köyün içme suyu sorunu bulunmaktadır. Yol sorunu ise 8 km .’lik yolun asfaltlanmasıyla çözüme kavuşturulmuş olacaktır. Güldede Köyü ile Başören Köyü arasındaki suyun değerlendirilerek kapalı su şebekesinin yapılmasıyla hem Güldede Köyü’nün ve hem de Başören Köyü’nün içme suyu çözüme kavuşturulmuş olacaktır. Köyde camii yoktur. Okul bulunmakta ve eğitim öğretime açıktır. Köydeki kilim ve halıcılık desteklenmelidir. Köydeki göç olayının önlenmesi için tarım ve hayvancılık konusunda gereken önemin ve desteğin de sağlanması şarttır...

1960 yılında 60 hane olan Güldede Köyü, 1997 yılı itibariyle 21 hane kalmıştır. Köy halkı, ekonomik nedenlerden dolayı İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlere göç ederek yerleşmişlerdir.

 

26-Güllübucak Köyü //// Sayfa Başı

 

Güllübucak Köyü Gürün İlçesi’ne 57 km .’lik mesafede, ilçe merkezinin güneybatı kesiminde yer almaktadır. Sarıören ve Aptalpınarı adında iki mezrası olan Güllübucak Köyü’nün 1997 yılı E.T.F sonuçlarına göre, mezraları dahil toplam nüfusu: 228 kişidir. Köyün arazisi üzerinde gerek tarlalarda ve gerekse kırsal kesiminde gül bitkisi bol miktarda bulunması nedeniyle, “güllü yurt, güllü yer” anlamına gelen Güllübucak Köyü ismi verilmiştir.

Güllübucak Köyü, Hurman Çayı’nın kenarında kurulmuştur. Bu nedenle de tarihi bir bölgede kurulması nedeniyle tarihsel geçmişi oldukça da uzun olan bir köyümüzdür. Dolayısıyla Güllübucak Köyü’nün tarihi, Hurman Kalesi’nin tarihi kadar eskidir. Bilindiği gibi Hurman Kalesi ve civarı Miladdan önceki yıllarda Hititler’in egemenliğinde bulunan Kizwatna Krallığı’nın daha sonraki yıllarda Geç Hitit Krallıkları döneminde Kumana (Comana) Krallığı’nın sınırları içinde bulunmaktaydı.

M.S. dönemlerde de Müslüman Araplar ile Bizans İmparatorluğu arasındaki mücadelenin en önemli sahalarından birisini oluşturmuştur. X. yüzyıldan sonra da Memlüklüler ile Dulkadirli Beyliği ve Osmanlılar arasındaki mücadele sahasını oluşturmuştur. Bu nedenledir ki bütün bu bölgelerde bulunan tarihi yerlere, kaleler ve eski yerleşim birimleri hep bu dönemin izlerini taşımaktadırlar. Güllübucak köyünün komşusu Tekerahma köyü ile sınırı; konakgörmez gediği, Akdere köyüne giden patika yol. Bozhüyük köyü ile sınır; Camiliyurt köyü sınırının bitim noktası olan tersakan mezrasından gelen yol, yaylacık boğazı, sato tepesi, Aptal pınarı, Çamurlupınar, hurman çayı, yığkılhan tepe, kenesi hayması, Kızlı seğer hurman çayı. Akdere köyü ile sınırı; Mahkenli taş, Çamurlu gediği, sereğli, çamurlu pınar. Camiliyurt Köyü ile sınırı; sıra tuzak taşı, Camiliyurt köyü Halit beğ değirmeninden geçen hat.

Güllübucak Köyü’nün Aptalpınarı ve Sarıören olmak üzere iki tane mezrası bulunmaktadır. Güllübucak Köyü daha önceki yıllarda Kayseri’nin Sarız İlçesi’ne bağlıydı. Akdere Köyü ile mezrası Akoluk-Çürük Köyü de Güllübucak Köyü’ne bağlıydı. Fakat 1938 yılında Akoluk Çürük mezrası Sarız ilçesi’ne bağlandı. Akdere Köyü de daha sonraki yıllarda muhtarlık oldu. Böylece Akdere Köyü de Güllübucak Köyünden ayrılmış oldu.

Güllübucak Köyü’nün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köyün bir başka geçim kaynağı, kilim ve halıcılıktır. Buradan üretilen kilim ve halılar gerek yurt içine ve gerekse yurt dışına pazarlanmaktadır.

Güllübucak Köyünde yaşayanların bir kısmı, Malatya Akçadağ ve Kürecik bölgelerinden gelmişlerdir. Dadaloğlu-Avşar Oymağına mensupturlar. Güllübucak köyündeki sülalelerden; Çalolar (Demir), Hüseyinler (Erdoğan), Köralioğulları (Polat), Söğütler (Söğüt), Malatya Akçadağ Demirciler Kağan Bölgesinden gelmişlerdir. Tophasanlar (Top), Malatya Akçadağ Topkin Kağandan Bölgesinden, Töhmetliler (Su), Malatya Develi Bölgesinden, karayılanlar (Yılan), Malatya Kirliuşağı Bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir.

Güllübucak Köyü halkı da İstiklal Harbimize aktif katılmışlardır. Mehmet Demir Rusya’ya esir düşerek yedi yıl esir kaldıktan sonra köye geri dönmüştür. Mehmet Ali Söğüt, İstiklal Harbinde şehit olmuştur. Bu köyümüzde de diğer köylerimizde olduğu gibi, Birinci Dünya savaşı esnasında şehit düşen birçok kişi bulunmaktadır. Güllübucak Köyünde Kalo Top çok güzel güreş yapardı ve çevrede çok büyük bir güreşçi olarak tanınırdı. Ramazan Söğüt çevrede halk ozanı olarak tanınır ve yöre ağıtlarını ve kendine ait deyişleri söylerdi.Güllübucak Köyünde sırasıyla; Mehmet Ali Söğüt, Hüseyin Top, Mehmet Su, İsmail demir, İsmail Top, Mustafa Su muhtarlık yapmışlardır.

Güllübucak Köyümüzün en büyük sorunlarından birisi ilçeye en uzak köylerimizden birisi olması nedeniyle yoldur. 57 km .’lik yolun büyük bir kısmı stabilizedir. Kış aylarında tamamıyla kapalı kalmaktadır. Köyde ilkokul ve lojmanı vardır. Cami ve lojmanı bulunmaktadır.

Güllübucak Köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Güllübucak Köyünde az da olsa sulu tarım yapılmaktadır. Tarım ve hayvancılık halen iptidai usullerle yapılmaktadır. Tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi ve arıcılık gibi tarımsal faaliyetlerin teşviki ve desteklenmesi şarttır. Güllübucak Köyü’nde de oldukça sık göç olayı yaşanmıştır. 1997 yılında 20 hane kadar ev kalmıştır.

Güllübucak Köyünün yıllara göre nüfus tablosu şöyledir:

 

Yıl Erkek Kadın Toplam

1935 - - 177

1940 130 109 239

1945 141 113 254

1950 Muhtarlık oldu 191

1955 96 91 187

1960 112 124 236

1965 126 136 262

1970 92 126 218

1975 112 116 228

1980 104 109 213

1985 114 96 210

1990 75 73 148

1997 112 116 228 (Sarıören ve Aptalpınarı mezraları dahil)

 

Alkoluk-Çürük Mezrası

Yıl Erkek Kadın Toplam

1935 - - 100

1940 57 61 118

1945 61 78 139

1950 - - 150

1955 Sarız İlçesi’ne bağlandı.

27-Güneş Köyü //// Sayfa Başı

 

Güneş Köyü, Gürün İlçesi’nin kuzeybatı kesiminde yer almaktadır. İlçe merkezine 55 km . Uzaklıktadır. Güneş Köyü, rakım olarak Gürün İlçesi’nin en yüksek konumdaki köylerinden birisidir. Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesi ile sınır bulunmaktadır. Güneş Köyü’nün ismi hakkındaki rivayet şöyledir: Güneş Köyü’nün Tahtalı Dağları’nın üzerinde bulunması, rakım olarak yüksek olması nedeniyle, Gürün ve havalisinde güneşin ilk olarak bu köye doğması özelliğinden dolayı bu isim verilmiştir.

Güneş Köyü Kayseri-Malatya yolu üzerinde ve dört kilometre mesafededir. Kış aylarında devamlı olarak kapalı olan bu yol stabilizedir. Yolun asfaltlanmasıyla köyün yol sorunu çözümlenmiş olacaktır. Güneş köyümüzün kuruluş tarihi iki yüz yıla yakındır. Harabit Deresi adı verilen yer başta olmaküzere bu bölgeler, tarihi kaynaklarda belirtildiği gibi, Bizanslılar ile Müslüman Araplar, daha sonra da Bizanslılar ile Müslüman Türkler arasındaki mücadelenin çok yoğun olduğu yerler olmuştur. Halk arasında anlatılan rivayetlere göre Müslümanlar’ın, Bizans’a hücum ettikleri yıllarda, burada Yemen’li bir komutan şehit düşmüştür. Bölge halkı tarafından burası Ziyaret Tepe adı verilmiştir. Halk tarafından adak kurbanların kesildiği, yağmur duasının yapıldığı, ziyaret yeri olarak kabul edilmiştir. Günümüzde kış aylarında kar ve fırtınanın yoğun olduğu günlerde, yolların kapalı ve trafik kazalarının çok sayıda olmasıyla bilinmektedir. Ziyaret Tepesi mevkiindeki virajların yapılarak yolun genişletilmesi, gerekli levhaların yerleştirilmesiyle bu bölgedeki kazalar büyük ölçüde önlenmiş olacaktır.

Köyün en büyük sorunlarından birisi içme suyu sorunudur. Köye beşyüz metrelik bir mesafedeki oluklupınar suyu köye kapalı şebeke halinde getirilmesiyle bu sorun çözülmüş olacaktır.

Köyün ilkokulu 1965 yılında yayılmıştır. Köyde bir öğretmen eğitim ve öğretim yapmaktadır. Köyün camiisi ahşap bina halinde ve lojmanı vardır. Köy halkı tarafından yapılmıştır. Köyün ilkokulu ve camisinin tekrar tamirata ihtiyacı bulunmaktadır.

Güneş Köyü’nün Zekik ve Antegaci mevkiilerinde büyük ölçüde mermer yatakları bulunmaktadır. Karagüney mevkiinde ise; çeşitli boya madenleri bulunmaktadır. Güneş Köyü’ndeki arazinin darlığı, suların az olması nedeniyle gerekli tarım yapılamamaktadır. Hayvancılık ölmek üzeredir. Yayla ve otlakların bol olması nedeniyle gerekli teşviklerin yapılarak köy halkının desteklenmesi şarttır. Güneş Köyü, Arıcılık için çok uygun olan köylerimizden birisidir.

Güneş Köyü Halkından Telleler/Bilaloğulları (Telle+Yılmaz), Ankara Haymana/At kafası Köyü’nden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Karaoğlanoğulları (Kara), Kangal/Sivas İlçesi’nin Ağcaşar Köyünden gelmişlerdir. Delikadirler (Demir), Kangal İlçesinden gelmişlerdir. Keskin’ler Kangal bölgesinden, Köraliler (Gülüç) Ankara Haymana bölgesinden, Halifeler (Öksüz), Malatya Akçadağ’dan, Güluşağı (Değerli), Darende Ayvalı bölgesinden, Gülüçler (Gülüç), Ankara Haymana Bölgesinden gelmişlerdir. Ustaahmetler (Kesgin) Malatya bölgesinden gelmişlerdir. Billikler (Karataş), Öksüz, Hocagil (Kurt), Deliahmetler (Poyraz), Meççolar ve diğerleri yurdumuzun çeşitli bölgelerinden gelerek yerleşmişlerdir.

Tarım ve hayvancılığın azalması nedeniyle köy halkının büyük bir kısmı İstanbul, Ankara, Kayseri, Pınarbaşı, Karabük, Gürün, Sivas gibi yurdumuzun çeşitli şehirlerine göç ederek bu şehirlere yerleşmişlerdir. 1960 yılında 50 hane olan Güneş Köyü, 1997 yılında 25 hane, 2000 yılında 25 hane kalmıştır. 2000 yılına göre Güneş Köyünün 71 erkek, 75 kadın, toplam 146 kişi bulunmaktadır.

Güneş Köyü’nün yıllara göre nüfusu şöyledir:

 

Yıl Erkek Kadın Toplam

1935 - - 150

1940 94 101 195

1945 100 96 196

1950 - - 229

1955 120 116 236

1960 132 121 253

1965 115 115 230

1970 144 138 282

1975 142 136 278

1980 82 96 178

1985 100 91 191

1990 88 108 196

1997 79 72 151

28-Hüyüklüyurt Köyü //// Sayfa Başı

 

 

Hüyüklüyurt Köyü, Gürün İlçesinin kuzeybatısında yer almaktadır. İlçe merkezine 34 kilometre mesafede bulunan Hüyüklüyurt Köyü ismini, köyün kuzeyinde bulunan tarihi hüyükten almaktadır.

Hüyüklüyurt köyünün komşusu olan kızılpınar köyü ile sınırı; Osmançavuş tarlası, Acıyurdundaki kadir tarlası, mezarlı yurttaki Cillo tarlası, çalılı tarla, Yusuf tarlası. İncesu köyü ile sınırı; çatal sırt ve yol. Çiçekyurt köyü ile sınırı; Zillo tarlası, savran oğlundan geçen hat. Göbekören köyü ile sınırı; Güvercin kayası ve çıtrığın sulak. Osmandede köyü ile sınırı; Çakıroğlunun harman yeri, çifte kaya, Kahraman ağa çayırı. Kaşköy ile sınırı; Kaya önü, Gürün yolu. Yenibektaşlı köyü ile sınırı; Arifin sivri, kızlar kısığı, kerim ağılının büyük güney ve güvercin kayası. Celikanyurdu ile sınırı; Arifin koyuğunun tepesi, nohutlu tepesi, çift gediği, Gazo oğlu deresi, Armutlu tepe.

Hüyüklüyurt Köyü Halkı, 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Gürcistan’ın Tiflis’in Ağababa bölgesinden önce Kangal İlçesi’nin Kurtoğlu Köyü’ne, daha sonra Hüyüklüyurt Köyünün kuzey kesiminde yer alan Yeni Bektaşlı Köyü tarafındaki Kısık mevkiine, sonra Osmanlı ordusunda yüzbaşı olan Kahraman Ağa’nın müracaatı üzerine (Adana bölgesindeki yörüklerin yayla olarak kullandıkları) devlet tarafından Hüyüklüyurt Köyü’ne yerleştirilmişlerdir. Köye ilk olarak gelen Kahraman Ağa, Nebi Efendi ve Karslı Mehmet Efendi ismindeki kişilerdir.

Hüyüklüyurt Köyü Halkı, Hıngel yemeğiyle meşhur Karakalpak/Karapapak oymağına mensupturlar. Hüyüklüyurt Köyüne yerleşmiş olan ailelerden; Minnetoğulları (Camili+Şeker), Hebilioğulları(Atıcıyurt), Askeruşağı (Taşdemir), Karabayramuşağı (Kaya) aileleri Tiflis Ağbaba Bölgesinin Çaltaş Köyünden gelmişlerdir. Hocalar (Hocaoğlu) Sülalesi kars Bölgesinden gelmiştir. Mahmutoğulları (Karadağ) Sülalesi farklı bir bölgeden gelmiştir.

Hüyüklüyurt Köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Eski yıllarda evlerde büyük ölçüde kilim ve halı dokunmaktaydı. Fakat son yıllarda bu sanat ölmüş durumdadır. Hüyüklüyurt Köyü’nde yol ve su sorunu bulunmaktadır. İlçe merkezine 34 km .’lik mesafede bulunan Hüyüklüyurt Köyü’nün Malatya, Kayseri asfaltı üzerinde olması nedeniyle 30 km .’lik bölümü asfalttır. Geri kalan 4 km .’lik bölüm ise stabilizedir ve kış aylarında çoğu kez kapalı kalmaktadır. Bu yolun asfaltlanması gerekir.

Ekonomik nedenlerden dolayı bu köyümüzde de göç olayı yaşanmıştır. İstanbul, Ankara, Sivas, Kayseri gibi şehirlere göç ederek yerleşmişlerdir. Sadece İstanbul’da 137 hane vardır. 1960 yılında 60 hane iken 1997 yılında 33 hane, 2000 yılında 21 hane kalmıştır. Hüyüklüyurt Köyünün 2000 yılına göre 45 erkek, 47 kadın, toplam 92 kişi nüfusu vardır. Yıllara göre nüfusu şudur:

 

Yıl Erkek Kadın Toplam

1927 - - -

1933 - - 340

1940 161 144 305

1945 160 178 338

1950 - - 343

1955 165 183 348

1960 166 178 344

1965 203 196 399

1970 167 207 374

1975 167 171 338

1980 178 168 346

1985 119 129 248

1990 92 98 190

1997 70 86 156

 

29-İncesu Köyü //// Sayfa Başı

İlçe merkezinin batısında yer alan ve Gürün ilçesine 21 km .’lik mesafede bulunan İncesu Köyü’nün ismi, Fırat Irmağı’nın bir kolu Gürün ve Darende ilçelerinin de can damarı olan Tohma Suyu’nun bu köyün arazisi içinde kıvrılarak (adeta yılan gibi) süzülerek yukarılardan aşağı kesimlere doğru incelerek inmiş, İncesu Köyü’nün içinden geçmiş olduğu için bu ismi almasına neden olmuştur.

İncesu Köyü de Gürün ilçesinin en eski yerleşim birimlerinden birisidir. Çünkü Gürün ilçesine yakın olması ve arazisinin de Tohma Suyu’nun kenarında bulunması bu köyümüzün tarihin her döneminde olduğu gibi günümüzde de yoğun bir yerleşim alanı olma özelliğini korumaktadır. Zaten köyün içerisinde ve üst kısmında bulunan eski yerleşim yerleri ve üst yandaki kalenin tarihi çok eski dönemlere dayanmış olduğu burada bulunan tarih öncesi çağlara ait olan eşyalardan anlaşılmaktadır.

İncesu Köyü’nün, Çiçekyurt Köyü’ne giden yolun hemen üzerinde “ziyaret yeri” olarak eski dönemlerde kabul gören bir yer vardır. Burada eskiden savaş yeri olduğu ve burada birçok şehit mezarının bulunduğu rivayetleri de bulunmaktadır. Gerçekten de bu köyün yaşlılarının da ifade ettiği gibi bu bölgede eski dönemlere ait savaş aletleri köyün yaşlılarının da ifade ettiği gibi bu bölgede eski dönemlere ait savaş aletleri ok ve mızrak uçları, kiriş ve yay kırıntıları gibi eşyalar bulunmuştur.

İncesu Köyü’nde yaşamakta olan halktan Fadimeler olarak bilinen sülalenin aslı Haytapaşalar olarak bilinir. Bir kısmına da Gülebiler adı verilmektedir. İncesu Köyü’ne ilk önce hangi sülalenin gelmiş olduğu konusunda değişik rivayetler ve söylentiler bulunmaktadır. Bazıları İncesu köyüne ilk olarak Küçük Haliller’in daha sonra Fadimeler oymağının, daha sonra Kelekler ile Cırıklar’ın ve Gülelbioğullarının gelmiş oldukları rivayet edilmektedir. Haytapaşalar Fadimeler/Haytapaşalar (Kayapınar+Yıldız+Yiğit), Ankara Haymana’dan gelmişlerdir. En son yaptığımız araştırmada ise; buraya Azerbaycan’ın Irışvan kasabasından gelmiş oldukları söylenmektedir. Gülebioğulları (Gülsoy) nın Bozoklar’a bağlı bulundukları, İncsu köyüne Maraş bölgesinden gelerek yarlaştikleri, Maraş bölgesine de Konya Haymana’dan gelmiş oldukları söylenmektedir. Hacı Mirzaoğulları (Akkaya) Kırşehir’in Akpınar ilçesinin Hacı Mirza Köyü’nden gelerek bu köye yerleşmişlerdir. Arslan soyadını taşıyanlar Malatya Akçadağ’dan gelmişlerdir. Cercisler (Gökalp) Gürün ilçesinin Emin Bey mahallesinden (bugünkü Kirazlık) gelerek bu köye yerleşmişlerdir. Cırıklar (Cırık) Darende Ayvalı (Şeref) bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Kelekler (Kelek) Gürün ilçesinin Dapir bölgesinden gelmişlerdir. Alolar (Yıldırım) Maraş ili Kömürler’den Göbekören Köyü’ne buradan İncesu Köyü’ne gelmişlerdir. Gençtürk soyadını taşıyanlar, Yolgeçen köyünden buraya gelmişlerdir. Hacımollaoğulları (Yiğit), Yılanhüyük köyünden, Ulutaş’lar Bayburt bölgesinden gelmişlerdir.

İncesu köyümüzde okuma yazma oranı % 95 oranındadır. Yüksek okul mezunu olan insanı gayet fazladır. Tarım ve Köy İşleri Bakanı Profesör Hüsnü Gökalp, Aşık Gülebi (Kadir Gülsoy) ve Şinasi Gülsoy (1950) İncesu Köyümüzde doğmuştur.

Köyün Malatya-Kayseri karayolu üzerinde bulunması nedeniyle yol sorunu yoktur. İçme suyu sorunu 1984 yılında kapalı su şebekesi yapılarak çözüme kavuşturulmuştur. Köyün dere içinde bulunması nedeniyle heryıl sel sularının altında kalma gibi bir durumu bulunduğundan sel alanı dışına çıkarılması ya da sel baskınlarını önleyici birtakım tedbirlerin alınması şarttır. Tarım ve hayvancılık son yıllarda bu köyümüzde gelişmiş bir duruma ulaşmıştır. Fakat daha da verimin artırılması için gerek tarım ve hayvancılık gerekse kooperatifleşme gibi kurumların gerçekleştirilerek köy halkının ihtiyaçlarına ve sorunlarına çözümlerin üretilmesi için kesinlikle lazımdır. İncesu Köyü’nde camii ve lojmanı ile okul ve lojmanı bulunmaktadır. Köyde elektrik ve telefon bulunmaktadır. Elektrik 1982’de, telefon da 1987 yılında gelmiş ve telefon acenteliği kurulmuştur. 1980 yılında 50 hane olan İncesu Köyü 1997 yılında 55 hane olmuştur. Bu köyümüzde de göç olayı başlamıştır. 1997 yılı E.T.F. sonuçlarına göre 138 kadın, 132 erkek ve toplam 270 nüfusa sahip bulunan İncesu köyü 2000 yılında 51 hanedir. 131 erkek, 128 kadın, toplam 259 kişi nüfusu vardır.

İncesu Köyünün yıllara göre nüfus tablosu şöyledir:

 

Yıl Kadın Erkek Toplam

1935 - - 197

1940 99 119 218

1945 116 122 238

1950 - - 278

1955 133 154 287

1960 129 144 273

1965 149 146 295

1970 174 157 331

1975 188 165 353

1980 175 164 339

1985 163 182 345

1990 161 138 299

1997 138 132 270

30-Kaledere Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün ilçesinin kuzey kesiminde yer alan Kaledere Köyü, ilçe merkezine 21 km . Uzaklıktadır. Kaledere Köyü ismini, köyün kuzey kesiminde yer alan tarih öncesi çağlardan günümüze kadar varlığını koruyan tarihi kaleden almaktadır. Daha önce Yukarısazcağız Köyünün mezrası iken, 1990 yılında muhtarlık olan Kaledere Köyü’nün çevresine tarih öncesi çağlara ait birçok yerleşim yeri ve tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Köyün üst yanındaki kaleye taş merdivenlerle inilmektedir. Köyün kuzey kısmında yer alan ve Vezirhüyüğü denilen kaleden aşağıya doğru kayalardan tabi merdivenler yapılmıştır. Kaledere Köyü’ndeki tarihi hüyükler ve kaleler ile eski yerleşim yerleri, Geç Roma ve Bizans dönemlerine aittirler. Bu bölgede Hititler dönemine ait olan tarihi kalıntılar da bulunmaktadır. özellikle Yukarısazcağız Köyü’ne yakın yerdeki tarihi hüyükler, Prohistorik çağa aittirler.

Bu köyde yaşayanların büyük bir kısmı Yukarısazcağız Köyü’nden bir kısmı Karadoruk Köyü’nden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Coruk, Kale, Kaledere, Karadere, karaarslan, Çiko, Sönmez, Ertaş, Boztepe, öküzcü, gibi soyadları taşımaktadırlar. Malatya Akçadağ Bölgesinden gelmişlerdir.

Kaledere Köyü’nde demir madeni rezervi bulunmaktadır. Köy ilkokulu 1969’da yapılmıştır. Lojmanı bulunmaktadır. Köy camisi ahşaptır. Eletrik 1975 yılında, telefon 1986 yılında gelmiştir. YSE tarafından köye içme suyu çeşme yaptırılmıştır. Fakat içme suyu yetersizdir. Köydeki içme suyu sorunu had safhadadır. Köyün bir başka sorunu, kış aylarında çoğu zaman kapalı olan 3 km .’lik stabilize yoldur. Bu yolun asfaltlanması gereklidir. Köydeki tarım ve hayvancılık azalmış durumdadır. Bu nedenle köy halkının büyük bir kısmı, büyük şehirlere göçmüştür. Göçler nedeniyle Kalederesi Köyü, 1960 yılında 70 hane iken, 1997 yılında 34 haneye kalmıştır..1990 yılında 107 erkek, 117 kadın, toplam nüfusu 224 kişidir. 1997 yılında ise bu rakam 225 kişiye düşmüştür. Bu rakamın 117 tanesi erkek, 108 tanesi kadındır. 2000 yılı itibariyle Kaledere köyünde hane sayısı 36 olup, 85 erkek, 104 kadın, toplam 189 kişi nüfusu vardır.

31-Karadoruk Köyü

 

Gürün ilçesinin kuzeyinde, ilçe merkezine 37 km .’lik mesafede bulunan Karadoruk Köyü, ilçemizinn en eski yerleşim yerlerinden birisidir. Daha önceki yıllarda Bucak merkezi olan Karadoruk Köyü’nün “Çöplü (Çiftlik), Kuz, Aşağı Çatkara, Düğünyurdu/Sünbüllüyurt olmak üzere dört tane mezrası bulunmaktadir. Karadoruk, Konakpınar Nahiyesi’ne bağlıdır.

Karadoruk Köyü’nün batısında Karadağ, kuzeyinde Kırmızıdağ, doğusunda Köyönü ve Gölçayı arazileri bulunmaktadır. Karadoruk köyünün doğusundaki sınırı: çatal boğaz ve yolak taş ve şido taşı ve bezirgan pınarı ve yer kesen ve cevlik tepesi oba gölü. Batısında: mehmet öldüren gediği ve sele boğazı ve sazcağıza giden yol ve tandırlı gediği ve horasan çalı ve armutlu dere. Kuzeyinde: Aborot kuyusu ve uzun dere Gürün yolu ve Sel pınarı ve büyükpınar gediği ve karataş gediği ve büyük güney çorak alma boğazı adam ölen tabla.Güneyinde: çorak ve gaban ahıllı ve sıno gözesi ve çabutlu çalı cadde ve temür ağa tarlası.

Karadoruk Köyü’nün ismi hakkında değişik rivayetler vardır. Bunlardan birisi; bölgenin önceki yıllarda ormanlarla kaplı olduğu, kesilen tomruklara Gürün yöresinde doruk adı verildiği için. Kara ağaçların bulunduğu yer anlamına gelen “Karadoruk” adı verilmiştir. Başka bir rivayete göre; eskiden bu köyde çok güzel kara üzüm yetiştirilirdi. Bilindiği gibi yöremizde üzümün kurumuş cinsine koruk adı verilmektedir. Üzüm koruklarının genellikle siyah ve büyük olması nedeniyle “Karakoruk” adı verilmiştir. Zamanla bu isim değişerek Karadoruk olarak söylenmiştir. Karadoruk Köyüne 5 kilometre uzaklıkta bir kale kalıntısı mevcuttur. Havadır Çayırı ve Dikilitaş mevkiinde, eski yerleşim yerleri bulunmaktadır. Karadoruk Köyü, Çöplü, Çatkara ve Kuz mezralarında yaşayanların büyük bir çoğunluğu Malatya Akçadağ ve Amik bölgelerinde, Avşarlarla geçinemeyen türkmen oymaklarına mensupturlar. Bunlardan bir kısmı Karadoruk Köyüne, bir kısmı Çiftlik (Çöplü) mezrasına, diğer bir kısmı da Çatkara ve Kuz mezralarına yerleşmişlerdir. Mustafa Efendi Çöplü’ye yerleşirken kardeşi ve ahfadı da Karadoruk Köyü’ne yerleşir. Bu köyden yaşayan sülalelerden Karadoruk Köyü’ne gelerek yerleşen üç hanedir.

Karaaliler (Karapınar), Kars İli Kağızman Bölgesinden gelmişlerdir. Haydargiller (Kayapınar), Havadırlar (Havadır), Kalenderoğulları (Kayapınar), Sayılgan’lar, Şimşek’ler, Kısık’lar, Büyükpınar’lar, Gürün İlçesinden, Covaloğulları (Kaya), Malatya Akçadağ Amikler bölgesinden, Amiklioğulları (Toptaş+Akdağ), Malatya Akçadağ bölgesinden gelmişlerdir. Apanlar (Özdemir), Elbistan bölgesinden, Elbistanlıoğulları (Akpınar), Elbistan’ın Karamağara köyünden gelmişlerdir. Bilikanlar (Karataş+Yıldırım+Çapar+Nalbant), Van bölgesinden gelmişlerdir. Mahsuroğulları (Bayırbağ), Gaziantep Bölgesinden gelmişlerdir.

Hasan Budak, Muttalip Çapar, Mehmet Akpınar, M. Mustafa Sayılgan, Şeyhali Şimşek, Süleyman Karataş, Süleyman Büyükpınar, Osman Bal, Osman Kaya, Cevdet Akpınar, Muhammed Kısık sırasıyla Karadoruk Köyü’nde muhtarlık yapmışlardır.

19. Yüzyılın başından itibaren bu köyde müderrisler eski usulü uygulayarak eğitim ve öğretim yapmaktaydılar. Bu nedenledirki Karadoruk Köyü’ndeki okuma yazma oranı bu dönemde Gürün’ün birçok köyünden daha ileri durumdaydı. Köyün ilkokulu üç dört kez yeniden inşaa edilmiştir. En son olarak köyün ilkokulu betonarme bina olarak lojmanlı olarak yapılmıştır. Köyün camiisi de betonarme olarak ve lojmanlı olarak yapılmıştır. Köyün yolu 1974 yılında stabilize olarak yapıldı. 30 km .’lik bölümü Sivas-Gürün yolunun üzerinde olduğu için asfaltlıdır. Fakat geriye kalan 7 km .’lik bölümü stabilizedir. Bu nedenledirki asfaltlanması gereklidir. Çünkü kış aylarında kapalı kalmaktadır. Elektrik köye 1987 yılında, telefon 1993 yılında gelmiştir.

Köyün içme suyu sorunu bulunmaktadır. Eğer 5- 6 km .’lik mesafede bulunan Ağanın pınarındaki içme suyu köye getirilerek kapalı su şebekesi haline getirilebilir. Karadoruk Köyü’nde sulu tarım yapılamamaktadır. Her ne kadar Karadoruk Köyü’nün kuzeyinde bulunan mağaralarda çıkarak Çatkara’ya doğru akmakta olan Elma Deresi varsa da yaz aylarında kurumuş olduğu için tarım arazisinin sulanmasında kullanılmamaktadır. Büyükpınar Deresine bir gölet yapıldığı takdirde az da olsa tarım arazisi sulanabilecek duruma getirilecektir.

Karadoruk Köyü’nde ve gerekse bağlı olan mezralarında geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Tarım ve hayvancılık son yıllara göre gittikçe azalmaktadır. Çünkü halkın ihtiyacına cevap veremediği için köyün halkından büyük bir kısmı, İzmir, İstanbul, adana vb. gibi büyük şehirlere göç etmişlerdir. Gürünlü Şairlerden Şeyh Hamit Budak (Karadoruk/1932- ), Mustafa Karataş(Karadoruk/1940- ), Hamza Turgut (Çatkara/1945- )bu köyden doğmuştur.

1960 yılında, 70 hane iken, 1997 yılı itibarıyle ancak 35 hane kalmış olan Karadoruk Köyü’nün nüfusu (1997 E.T.F. sonuçlarına göre) 105 kadın, 89 erkek ve toplam 194 nüfusa sahip bulunmaktadır. Aşağı Çatkara mezrasının nüfusu ise 1997 yılında 12 kadın, 11 erkek ve toplam 23 nüfusu vardır. 2000 yılı itibariyle 37 hane olan Karadoruk Köyünde; 80 erkek, 93 kadın, toplam 173 kişi nüfusu vardır.

Yıllara göre Karadoruk Köyü’nün nüfus tablosu şöyledir:

 

Yıl Kadın Erkek Toplam

1935 - - 714

1940 423 405 828

1945 416 422 838

1950 - - 869

1955 477 421 898

1960 501 491 992

1965 446 407 853

1970 426 381 807

1975 357 351 708

1980 322 301 623

1985 279 276 555

1990 189 955 477

1997 117 100 217

32-Karahisar Köyü //// Sayfa Başı

 

 

Gürün ilçesinin güneydoğusunda, ilçe merkezine bağlı, 9 km . uzaklıkta bulunan Karahisar Köyü ismini, köyün güneybatısında(Gökpınar Vadisine bakan)yer alan kara(siyah)kaleden almaktadır. Kalenin taşları ve bulunduğu yerin siyah oluşu nedeniyle karahisar Köyü denilmektedir. Burada eski çağlara ait bir Hisar(kale)bulunmaktadır. Karahisar Köyü ile Suçatı Kasabası arasında da yine aynı şekilde ve çok eski dönemlere ait bulunan bir kale bulunmaktadır. Bu kalenin de taşları ve bulunduğu yer siyahtır. Bu kale, eski dönemlerde gözetleme yeri olarak kullanılıyordu.

Karahisar Köyü’nde, Hititler ve Asurlar döneminden kalmış olan birçok mağaralar bulunmaktadır. Karahisar Köyü Gürün ilçesinin en eski yerleşim birimlerinden birisidir. Karahisar Köyü’nün mezrası Fertik mıntıkası ve Başpınar mevkiinde, Bozbağı denilen yerde eski dönemlere ait birçok ören yeri bulunmaktadır. Karahisar Köyü, eski ticaret ve kervan yolunun tali kolu üzerinde bulunmaktaydı. Karahisar Köyü’nün “Ballıkaya” bölgesindeki mağaraların içinde, Şuğul mahallesinde olduğu gibi Hititkaya yazıtı bulunmaktadır. Buradaki yazılar ile Karahisar-Suçatı arasında yer alan “Gavur Kalesi” adı verilen hisarda yapılacak detaylı bir araştırmayla birlikte Gürün tarihi hakkında geniş bilgiler elde edilebilecektir.

Karahisar köyünün Suçatı Kasabası ile hududu: kerim çavuşun ağaçlığı ve maltepe sırtı, kızılcapınar. Göllücepınar, fertikpınarı, körpınarın batısındaki sırt ve karatepede Abbas çavuşun tarlası. Çayboyu mahallesi ile hududu; Irmak sulağı aralarında müşterek olmak üzere aşağı uzunkoyak, büyük güney başı ve tuztaşı. Yelken köyü ile sınırı: karatepe ve ayı ini,güneyi kuşkayası, pancarlık mevkiileri ısınır olarak kabul edilmiştir.

Karahisar köyü’nün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Az da olsa sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır. Eski yıllarda Gürün ilçesi’nin pekmez, dut, ceviz ve elma gereksiniminin yarısına yakınını bu köyümüz karşılarken günümüzde gerek tarım ve hayvancılık ve gerekse sebze ve meyve üretimi azalmıştır. Ceviz ağacının miktarı da çok azalmıştır. 1997 tarihi itibarıyle Karahisar Köyümüzde 250 adet ceviz ağacı, 700 adet dut ağacı, 1200 adet de elma ağacı bulunmaktadır. Üzüm yetiştiriciliği de yapılmaktadır.

Köydeki tarım faaliyetleri desteklenmeli ve hayvancılık gerekli teşvikin yapılmasıyla artırılmalıdır. Gökpınar Suyu’nun tarım arazilerinin sulanmasında kullanılabilir hale getirilmesiyle Karahisar Köyü’ndeki her türlü üretim artacaktır. Çünkü bu köyümüzde gerek tarımsal alanda, hayvansal üretimin yapılmasında yeterli potansiyel mevcut bulunmaktadır.

Köyde YSE tarafından 1974 yılında yapılmış olan çeşme suyu içme suyu ihtiyacını karşılayamamaktadır. Karahisar Köyü’ne 2 km . uzaklıktaki suyun getirilmesiyle, kapalı su şebekesi yapıldığı takdirde içme suyu sorunu çözülmüş olacaktır. Köy ilkokulu 1959 yılında devlet tarafından yapılmıştır. Köy camiisi de 1937 yılında eski kilisenin yerine inşa edilmiştir. 1986 yılında da bu camii de yıkılarak yerine betonarme bir bina inşaa edilmiştir. Elektrik 1986’da, telefon 1988 yılında gelmiştir.

Kasım Aktaş, Şeyhali kaya, Mevali Yıldırım, Ali Yıldırım, Molla Kaya, Said Aktaş, Rıza Gürz, Aziz Arslan, Bayram Kurt, İbrahim Yıldırım, Abdülkerim Bozkurt, Mustafa Karapınar, Hasan Yıldırım, Hüseyin Yıldırım sırasıyla Karahisar Köyü’nde muhtarlık yapmışlardır. Karahisar Köyü halkının büyük çoğunluğu 1916 yılında, Ruslar’ın Erzurum’u işgal ettikleri sırada Ağrı Eleşkirt bölgesinden göçen ailelerin bir kısmı Adana/Kozan bölgesine yerleşirken bir kısmı Karahisar Köyü’ne gelerek yerleşmişlerdir. Bu köye yerleşen ailelerden Berazi kabilesi (Aktaş+Bozkurt+Yilmaz+Gürz+Yıldırım), Babinli kabilesi (Bozkuş+Arslan+Şahin) Ağrı Eleşkirt’ten gelmişlerdir. Gülsanahmetler (Akpınar+Karatarla+Doğan) soyadını taşıyanlar Erzurum Tortum’dan geldi. Musolar (Uz), Ağrı Eleşkirt’ten gelmişlerdir. Nebioğulları (Boğ) Ağrı Eleşkirt bölgesinden gelmişlerdir. Bulut soyadını taşıyanlar, Ağrı İlinden gelmişlerdir. Galiller (Kaya), Adana Toroslar bölgesinden gelmişlerdir.

Karahisar Köyü, 1960 yılında 78 hane iken 1997 yılı itibarıyle 20 hane kalmıştır. Bu köyde göç oranı yüksektir. Karahisar Köyünün beş katı nüfusu dışarıya göç etmiştir. Bu köyden göç edenler İzmir, Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlere giderek oraya yerleşmişlerdir.

Karahisar Köyü’nün yıllara göre nüfus tablosu ise şöyledir:

 

Yıl Erkek Kadın Toplam

1927 - - -

1935 - - 173

1940 100 108 208

1945 227 225 452

1950 - - 275

1955 127 152 279

1960 142 167 309

1965 133 144 277

1970 138 147 285

1975 158 150 308

1980 129 160 2899

1985 129 119 248

1990 76 74 150

1997 64 53 117