|
|
Gürün
İlçesi’nin doğu
kesiminde, ilçe
merkezine 15 km .’lik
mesafede bulunan Ağaçlı
Köyü’nün eski ismi
Mahgen’dir. “Mah”
kelimesi bilindiği gibi
“güzel” anlamına
gelmektedir. Mahgen
Köyü’nde gece vakti
gökyüzündeki ay’ın, yani
mehtabın çok güzel
görünmesinden dolayı bu
ismin almasına neden
olmuştur. Ayrıca
buradaki halkın büyük
bir bölümünün
Kahramanmaraş ili
Pazarcık İlçesi’nin
Mahgen Bölgesinden
gelmiş olmaları
nedeniyle bu köye bu
ismin verilmiş olduğu da
belirtilmektedir.
Ağaçlı köyünün
hudutları: Ağaçlı
köyünün doğusu Darende
ilçesine bağlı Yazıköy
boğazı dar kaya ece gölü
ve mana deresi,
Karakepez. Batısı; Cevat
çalı, karakepez,
karacaveran tepesi,
mezra çalı, bırık çalı.
Kuzeyi; havsu husut
deresi, konakgörmez
boğazı, mestopınar,
çiğdemli çalı. Güneyi;
Gürün ve Darende şose
yolu.
Aşağı ve Yukarı
Mahgen olmak üzere iki
köyden oluşmaktadır.
Aşağı Mahgen mezra olup,
Yukarı Mahgen Köyünde
muhtarlık bulunmaktadır.
Mahgen Köyü’nün Avgun,
Çevirme, Konakgörmez
gibi mezraları
bulunmaktadır. Aşağı ve
Yukarı Mahgen Köyünde
arazinin dar olması
nedeniyle tarım
yapılamamaktadır.
Hayvancılıkla
uğraşmaktadırlar. Bu
köyümüzün mezrası olan
Avgun’da sulu tarım
yapılmaktadır. Tohma
Irmağı’nın kenarında
olması nedeniyle sebze
ve meyvecilik
yapılmaktadır. Son
yıllarda bu köyümüzde
olağanüstü bir göç
yaşanmıştır. Avgun
mezrasında elma, kayısı,
dut, ceviz ve diğer
meyve ağaçları
yetiştirilerek ıspanak,
patates, sarımsak,
soğan, mısır, pancar,
lahana, domates, üzüm
vb. gibi ürünlerin
yanısıra tahıl üretimi
de yapılmaktadır.
Mahgen
Köyü’nün 2 km .’lik
stabilize yolunun
asfaltlanması
gereklidir. Hayvancılık
konusunda gerekli teşvik
ve desteğin sağlanması
şarttır. Tarım ve
hayvancılığın azalması
arazinin darlığı
nedeniyle, köy halkının
büyük bir kısmı Bolu,
Düzce, İstanbul, Karabük
gibi büyük şehirlere göç
ederek ticaretle
uğraşmaktadırlar.
Mahgen Köyün’de cami
ve lojmanı vardır.
İlkokul ve lojmanı
bulunmaktadır. Sağlık
Ocağı yoktur. Elektrik
1976 yılında getirildi.
Telefon ise 1987 yılında
getirilmiştir. İçme suyu
sorunu vardır.
Burada yaşamakta olan
halkın büyük bir bölümü
Kahramanmaraş’ın
Pazarcık İlçesi, Mahgen
Köyün’den gelmişlerdir.
Yıldırım, Davşan,
Gürbüz, Top, Çopolar (Mahgen),
Kololar (Karadağ),
Çöttükler (Bulut),
Kahraman Maraş İli,
Pazarcık İlçesi’nin
Mahgen Köyü’nden
gelmişlerdir.
Mahgen (Ağaçlı) Köyü
1960 yılında 130 hane
iken 1997 yılında 48
hane kalmıştır. Göç
nedeniyle bu köyümüzün
en az üçte ikisi
dışarıya göç etmiştir.
1997 yılı itibariyle,
Aşağı Ağaçlı’da 35 hane
bulunmakta 112 kadın, 93
erkek, toplam 205 kişi
yaşamaktadır. Yukarı
Ağaçlı Köyünde ise; 13
hane ev bulunmaktadır.
37 kadın, 33 erkek olmak
üzere toplam 70 kişi
yaşamaktadır. Aşağı ve
Yukarı Ağaçlı
Köyleri’nin nüfus
toplamı 149 kadın, 126
erkek toplam 275
kişidir. 2000 yılı
itibariyle; Aşağı
Ağaçlı’da 33 hane, 73
erkek, 86 kadın, toplam
159 kişi bulunmaktadır.
Yukarı Ağaçlı’da 10
hane, 27 erkek, 27
kadın, toplam 54 kişi
bulunmaktadır.
|
|
İlçe merkezinin
güneybatı kesiminde,
ilçe merkezine 55 Km .
lik mesafede bulunan
Akdere Köyü, ismini
köyün içinde geçen
Hurman Çayı’nın kaynağı
olan bir dereden
almaktadır. Suyunun
beyaza yakın, berrak ve
temiz bir renkte
olmasından dolayı bu
ismi almıştır. Akdere
Köyü’nün Avşargeçe ve
Karamuklu adında iki
tane mezrası
bulunmaktadır. Yazyurdu
Nahiyesi’ne bağlı
bulunmaktadır.
Akdere köyünün
hudutları; Başören köyü
ile hududu, kızlar
gediği, kahve pınarı çal
ve karataş. Güllübucak
köyü ile sınırı,
Mahkenli taş çamlar
gediği şerefli ve camili
pınar. Bozhüyük köyü ile
sınırı, Camiliyurt köyü
sınırının bitim noktası
olan Tersakan
mezrasından gelen patika
yol, Yaylacık boğazı,
sado tepesi, aptal
pınarı tepesi, çamurlu
pınar, yıkılhan tepesi,
geneci hayması,
kızılsehen hurman çayı.
Deveçayır köyü ile
sınırı, kırmızı
sekisinin başı.
Akdere Köyü, tarihi
Hurman Kalesi’ne yakın
bir mesafede
bulunmaktadır. Hurman
Kalesi de bilindiği gibi
çok eski çağlardan beri
yerleşim alanı olmuş bir
mıntıkadır. Akdere
Köyü’nün Bozhüyük
tarafından bir kale
bulunmaktadır. Yine
burada tarih öncesi
çağlardan kalmış olan su
sarnıcı bulunmaktadır.
Burada 42 tane oyulu
taşlardan yapılmış
basamaklar
bulunmaktadır. Kale ardı
da denilen yazı
mevkiinde eski bir
yerleşim alanı
bulunmaktadır. Burada
eski çağlara ait
birtakım hüyükler
vardır.
Akdere Köyü halkının
bir kısmı Atmalı
Aşireti’ne mensupturlar.
Bir kısmı Avşar Oymağına
mensup bulunurken bir
kısmı atmalı aşiretine
mensupturlar. Gürünlü
Şairlerden Hamit Bölücek
(1936- ) bu köyden
doğmuştur.
Osmanoğulları (Bölücek+Çoban)
Ankara’nın Haymana
Bölgesinden
gelmişlerdir.
Siniklioğulları (Şahin)
Malatya’nın Arapkir
Şöttükler’de
gelmişlerdir. Savranlar
(Yaman+Savran), Maraş
İli Savran bölgesinden
gelerek buraya
yerleşmişlerdir.
Avşarlar (Akdere), Adana
bölgesinden gelerek
buraya yerleşmişlerdir.
Dumanlar (Duman+Akpınar),
Malatya’nın Dumanlı
bölgesinden
gelmişlerdir. Kunnalar
(Koyun+Dal), Malatya’nın
Akçadağ bölgesinden
gelmişlerdir.
Keloğlanlar (Kör),
Elbistan’ın Nurhak
bölgesinden gelerek
buraya yerleşmişlerdir.
Erdoğanlar(Erdoğan),
Malatya İli Develi’nin
Doğanlar Köyünden
gelmişlerdir. Tatlılar
(Tatlı) Maraş İli Afşin
İlçesi tatlı Köyünden
gelmişlerdir. Tussuklar
(Kala), Maraş
Bölgesinden
gelmişlerdir. Şıhaliler
(Kara), kayseri İli
Sarız Bölgesinden
gelmişlerdir. Silolar
(Asılı), Maraş İli
Koçovası bölgesinden
gelmişlerdir. Cumolar
(Uz) Sivas ili Şarkışla
İlçesi Şuguk Köyü’nden
gelmişlerdir.
Sarıkayalar (Sarıkaya),
Afşin Koçovası
bölgesinden
gelmişlerdir. İsmail
Akdere, Hüseyin Bahçe,
Muslu Akdere, Seydi
Savran, Mehmet Söğüt,
Ali Şahin, İsmail
Erdoğan(1994-2000) köy
muhtarlığı yapmışlardır.
Akdere Köyü’nün içme
suyu sorunu vardır.
Köyde çok miktarda su
bulunmuş olmasına rağmen
içme suyu sorunu
yaşanmaktadır. Kapalı su
şebekesi yapılarak
evlere içme suyu
verildiği takdirde bu
sorun çözümlenmiş
olacaktır. Akdere
Köyü’nün en büyük
sorunlarından birisi de
yol sorunudur. İlçe
merkezine 55 km .’lik
mesafede bulunan Akdere
Köyü’nün 25 km .’lik
bölümü asfalt, geri
kalan 30 km .’lik bölümü
ise asfalt
yapılmamıştır. Stabilize
olduğu için kış
aylarında tamamıyla
kapanmakta ve ulaşım
sorunu büyük ölçüde
yaşanmaktadır. Bir an
önce bu yolun
asfaltlanması
gereklidir. Elektrik
1983 yılında telefon
1986 yılında
getirilmiştir. Köyde
Sağlık Ocağı yoktur.
İlkokul vardır ve
lojmanlı olarak devlet
tarafından yapılmıştır.
öğrenci yetersizliğinden
kapanmış durumdadır. Köy
camiisini köy halkı
imece usulüyle
yapmıştır. Camiinin
lojmanı yoktur.
Köy halkının geçim
kaynağı tarım ve
hayvancılıktır. Son
yıllarda bu geçim
kaynağı çok gerilemiş
durumdadır. Köydeki
tarım ve hayvancılığı
tekrar canlandırmak için
birtakım önlemlerin
alınması şarttır. Ayrıca
köyde çok güzel alabalık
yetiştirilmiş olduğu
için alabalık üretimi
konusunda devlet
tarafından yeterli
teşviklerin yapılması da
şarttır. Eskiden olduğu
gibi el sanatlarının
(Kilim ve halıcılık)
yeniden canlandırılarak
ev ekonomisine
girdilerin sağlanması
için köylüye bu konuda
gerekli teşvikin
yapılarak desteklenmesi
şarttır. Aksi takdirde
gittikçe boşalmakta olan
köylerimizde birisine
Akdere Köyümüz de
katılacaktır. Köy
halkından birçoğu Adana,
Ankara, Sivas, Bursa,
İstanbul, İzmir, Payas
vb. gibi büyük şehirlere
giderek yerleşmiş
bulunmaktadırlar. 1960
yılında 110 hane iken
1997 yılı itibariyle 28
hanedir.
|
|
Gürün İlçesi’nin
kuzeybatı kesiminde yer
alan, ilçe merkezine 45
km . lik mesafede
bulunan Akpınar Köyü,
ismini köyün üst yanında
bulunan Akçeşme (Akpınar)
den almaktadır. Buranın
taşı ak (beyaz) ve
suyunun berrak
olmasından dolayı bu
ismi almıştır. Daha
önceki yıllarda Beypınar
Köyü’nün mezrası iken,
daha sonraları muhtarlık
olmuştur.
Akpınar köyünün
hudutları: Akpınar
köyünün doğusunda
bulunan komşusu Yolgeçen
köyü ile hududu; Arap
Saliminin önündeki hüyük
ve Muharrem Toprak,
Zimel toprak ve Hacı
Çavuş tarlaları.
Batısındaki komşusu
Camiliyurt köyü ile
hududu; çetin dere başı
gedik ve mazı kıran
Hıdonun ağıl yeri ve
emik koyağı ve büyük
hüyük ve büyük güney.
Kuzeyindeki komşusu
Beypınar köyü ile
sınırı; Şeyh Hamit
tarlası yarış yeri
yazısı yol ve çerkez
yolu ve dağlağanın
burnu. Güneyindeki
komşusu Deveçayır köyü
ile hududu; Deveçayır
köyüne giden ve
değirmene giden yol.
Akpınar Köyü, Sivas
Kongresine Gürün
Delegesi olarak katılmış
olan Mehmet Bey’in
kardeşi Dilaver Bey’in
Çiftliğiydi. Burada
yaşayan halk, bu köye
daha sonradan gelerek
yerleşmişlerdir. Akpınar
Köyü ile Beypınar Köyü
arasında bulunan Kuruova
mevkiinde, üç adet
tarihi hangi dönemle
eşitlenmiş olduğu tam
olarak bilinemeyen
Tümülüs (Hüyük) ler
bulunmaktadır. Beypınar
Köyü ile Akpınar Köyü
arasında yariı yeri
denilen eski boy beyleri
arasında yarışların
yapıldığı tarihi bir yer
bulunmaktadır. Sari
çiçek mevkiinde eski
yerleşim alanları
bulunmaktadır. Bu eski
yerleşim yerlerinden
anlaşıldığına göre,
Akpınar Köyü’nün tarihi
çok eskilere
dayanmaktadır. Köyde
Dedeler olarak bilinen
hane “Yılanocağı”olarak
bilinmektedir. Köy
ilkokulu, 1968 yılında
lojmanlı olarak
yapılmıştır. Elektrik
1981 yılında, telefon
1987 yılında
getirilmiştir. YSE
tarafından köyün içine 3
adet çeşme yapılmıştır.
Ancak köy halkının içme
suyu ihtiyacını
karşılayamamaktadır.
Kapalı su şebekesi
yapılmasıyla, köyün içme
suyu sorunu çözüme
kavuşturulmuş olacaktır.
Köyün en büyük
sorunlarından birisi de
yol sorunudur. Köy
yolunun Stabilize olan
15 km .’lik bölümünün
acilen asfaltlanması
gereklidir.
Köy halkının geçim
kaynağı tarım ve
hayvancılıktır. Son
yıllarda tarım ve
hayvanlıkla uğraşım
azalmış, el sanatları
ise tamamen ölmüş
durumdadır. Bu nedenle
de köy halkının büyük
bir kısmı göç
etmişlerdir. Göç
edenler, İstanbul,
Ankara gibi büyük
şehirlere giderek
yerleşmişlerdir. Burada
yaşamakta olan halkın
bir kısmı Kangal
İlçesi’nin Karagöl
Bölgesinden, bir kısmı
da Kangal İlçesi’nin
Ağçaşar Köyün’den
gelerek buraya
yerleşmişlerdir.
|
|
Gürün İlçesi’nin
güneydoğu kesminde, 35
km . Uzaklıkta bulunan
Şeref (Ayvalı) Köyü
Aşağı ve Yukarı şeref
olmak üzere iki kısımdan
oluşmaktadır. Yukarı
Şeref muhtarlık olup,
Aşağı Şeref mezrasıdır.
Şeref Ayvalı köyünün
hududu: Şeref/Ayvalı
köyünün gün doğusu:
Ballığın boğaz ve çürük
taş boğazı ve küçük hoca
boğazı ve tepedelik ve
kızıl yücedeki Alvar
yolu ile kağnı yolu ve
sandavul çalı ve armutlu
koyak ve Huri oğlu
tarlası. Günbatısı:
Konakgörmez birik küpçü
şeyho tarlası üstündeki
gedik ve taşo deresi.
Güneyi: Gök koyak sırtı
çavşaklıpınar ve Akpınar
mezarlığı ve çiğdemli
çalı ve Mistopınar çalı
sırtı.
Bu köyümüzün Şeref
(Ayvalı) ismini burada
yaşayan halkın büyük bir
kısmı Darende
Şeref/Ayvalı bölgesinden
gelmiş olmaları
nedeniyle almıştır.
Cemalınpınarı
YukarıŞeref köyü’nün
mezrasıdır. Yayınlanmış
birçok şiir kitabı
bulunan Türkiyenin
sayılı ozanlarından
birisi olan Gürünlü Âşık
Gülhani (Mehmet
Kargı/1940- ), Mustafa
Karga (1941- ), Mehmet
Serin, bu köyümüzden
doğmuştur.
Aşağı ve Yukarı Şeref
köylerinin çevresinde
tarihi eski çağlara
uzanan ören yerleri ve
bir takım höyükler
bulunmaktadır. Aşağı
Şeref köyünün üst
yanındaki Örenin Üstü
adındaki mevkiide tarihi
çok eskilere dayanan bir
yerleşim yeri
bulunmaktadır. Yukarı
Şeref köyünü içinde
eskiden adak kurbanı
kesilen yağmur duasının
yapılmış olduğu ve adına
ziyaret adı verilen yer
bulunmaktadır.
Aşağı Şeref köyünün
camisi 1993 yılında
yapılmıştır. İlkokul,
1986/1987 yılları
arasında yapılmıştır.
İlkokul ve camiinin
lojmanı yoktur. Yukarı
şeref köyünde cami
yoktur. Köyde ilkokul
vardır. Her iki köyde de
sağlık evi yoktur. Aşağı
Şeref köyünün içme suyu
1996 yılında kapalı
şebeke haşine
getirilmiştir.
Köyün en büyük
sorunlarından birisi
yoldur. İlçe merkezine
35 km .’lik mesafede
bulunan şeref köyünün 21
km .’lik bölümü
stabilizedir. Bu yol
Yuva-Külahlı-Eskihamal
gibi birçok köyün yolu
olması nedeniyle bir an
evvel asfaltlanması
gerekmektedir. Kış
aylarında çoğu zaman
kapalı olan bu yol bölge
halkı için ulaşım
zorluğunu hat safhaya
çıkarmaktadır.
Şeref köyü halkının
geçim kaynağı tarım ve
hayvancılıktır. Köyde az
da olsa sulu tarım
yapılmaktadır. Sebze ve
meyve
yetiştirilmektedir.
Şeref köyü tarım ve
hayvancılığa elverişli
bir köyümüzdür.
Arıcılık, tavukculuk
gibi çeşitli besi
çiftlikleri kurulmasına
elverişlidir. Köye
elektirikle çalışan bir
değirmenin kurulması
gereklidir.
Aşağı Şeref köyü
halkından; Tarholar
(Doğan), Malatya
Akçadağ’dan
gelmişlerdir.
Adıgüzeller (Altun),
Alikahyalar (Çiftçi),
Abidinler/Gaffar Uşağı (Karataş),
Kamuoğullar
(Serin+Yıldırım),
Hürüler (Zımba) Temirler
(Temur), Köçekler
(Yıldırım), Demir, Seyfi,
Ateş, Polat’lar,
Kındolar (Çalışkan),
Darende ilçesinin Ayvalı
bölgesinden gelerek
buraya yerleşmişlerdir.
Karga soyadını
taşıyanlar, Malatya
Akçadağ Bölgesinden
gelmişlerdir. Özmenler (Özmen),
Sivas Hanlı Bölgesinden
gelmişlerdir.
Dumanoğulları (Dönmez),
Kangal havuz bölgesinden
gelmişlerdir.
Kuşterciler (Kuşterci),
Darende İlçesi Hacılar
Bölgesinden
gelmişlerdir. Çomçalar
(Yanmaz), Malatya
Akçadağ Bölgesinden
gelmişlerdir.
Yukarı Şeref
köyünden:
Hacolar (Kılıç),
Malatya Engüzek
bölgesinden
gelmişlerdir.
Velikahyalar (Kılıç),
Malatya Yukarı Setrek (Ulupınar)
Kasabasından
gelmişlerdir. 1997 yılı
itibariyle Aşağışeref
köyünde 46 hane
bulunmaktadır. Aşağı
şeref Köyünün 181 kadın,
166 erkek toplam 347
kişi toplam nüfusu
bulunmaktadır. 1997 yılı
itibariyle 28 hanedir.
1997 yılı itibariyle
Aşağı Şeref Köyünde 46
hane bulunmakta ve 181
kadın, 166 erkek, toplam
347 nüfusu vardır.
Yukarı Şeref Köyünde ise
48 hane mevcut olup, 170
kadın, 180 erkek toplam
350 kişi vardır. Aşağı
ve Yukarı Şeref
Köyleri’nin toplam
nüfusu ise 351 kadın,
346 erkek olmak üzere
697 kişi yaşamaktadır.
2000 yılına göre; Aşağı
Ayvalı Köyünde 52 hane,
167 erkek, 187 kadın,
354 kişi bulunmaktadır.
Yukarı şeref Köyünde
ise; 49 hane, 167 erkek,
168 kadın, toplam 329
kişi bulunmaktadır.
Yıllara göre nüfus
tablosu şöyledir: Aşağı
ve Yukarı Şeref
Köylerinde de dışarıya
göç edenler olmuştur.
|
|
Gürün İlçesi’nin
kuzeydoğu kesiminde yer
alan, 32 km .’lik
uzaklıkta bulunan
Bağlıçay Köyü ismini,
köyün kuzey kesiminden
geçen, Külah Köyün’den
aşağı doğru akan ve yaz
aylarında çoğu zaman
kuruyan çay (akarsu) dan
almaktadır. Çay
bilindiği gibi yöremizde
ve Eski Türkçe’de küçük
akarsulara verilen
isimdir. 1970 Yılında,
ismi “Bağlıçay” olarak
değiştirilen bu
köyümüzün eski ismi
Alacamezardır. Bu isim
sonradan değiştirilerek,
Bağlıçay konulmuştur.
Alacamezar köyünün
hudutları; doğu tarafı:
karapınar gediği ve
İbrahim ağıl gediği ve
İsrafil Baba meşesi ve
çatalpınar ve kızıl
yoldur. Batı sınırı:
Abdullah tarlası ve Yuva
suyu ve Abdurrahman çalı
ve halburcu yurdudur.
Kuzey sınırı: Kuruca öz
gediği ve örenli pınar
ve Karapınar gediği.
Güney hududu: Hasan
kahya tarlası ve kösenin
koyağının sırt ve yeğen
ahırının boğazdır.
Köyün eski mezarlığında
bulunan taşların
siyah-beyaz (Alaca)
renkli taşlardan olması
nedeniyle “Alacamezar”
adı verilmiştir. Köy
halkı, Elbistan
ilçesi’nin Alhas
Bölgesi’nden gelerek
buraya yerleşmişlerdir.
Bu köyde yaşayan
halktan; Ziynikler
(Çakan+Poyraz),
Abuzerler (Doğan),
İbiller (Uzunpınar), (Kaço+Altun+Ulutaş+Kara+Hüyükpınar),
soyadını taşıyanlar
Alhas Bölgesi’nden
gelerek buraya
yerleşmişlerdir.
Halmoşlar (Çal), Malatya
Akçadağ Kürecik
bölgesinden, Daşolar (Kuruöz),
Malatya Akçadağ
Bölgesinden, Zeynikler
(Çakan), Malatya Akçadağ
Bölgesinden, Göktaşlar (Göktaş),
Malatya Akçadağ
Bölgesinden, Sarolar
(Kuru), Malatya Akçadağ
Bölgesinden
gelmişlerdir. Abbaslar
(Yılmaz), Kabacanlar(Kabacan),
Kelolar (Karakoç),
Abuzerler (Kılıç),
Şıpırtlar (İnce), Maraş
İli Elbistan İlçesi
Alhas Bölgesinden
gelmişlerdir.
Bağlıçay Köyü’nün
İçme suyu 1997 yılında,
kapalı su şebekesi
yapılmıştır. Köyün
içinde YSE tarafından
yaptırılan iki adet
çeşme vardır. 1960
yılında 80 hane iken,
1997 yılı itibariyle 24
hane kalmıştır. 2000
yılında 26 hane, 68
erkek, 55 kadın, toplam
1213 kişi bulunmaktadır.
Bağlıçay Köyü halkının
geçim kaynağı tarım ve
hayvancılıktır. Köy
halkının tarım va
hayvancılık konusunda
desteklenmesi şarttır.
İlçe merkezinde 32 km .’lik
mesafede bulunan
Bağlıçay Köyü’nün 14 km
.’lik bölümü asfalttır.
8 km .’lik stabilize
yolun asfaltlanması
gereklidir. Kış
aylarında ulaşım sorunu
had safhaya
ulaşmaktadır. Bu
nedenle, yolun stabilize
kısmının
asfaltlanmasıyla en
önemli sorunu
çözümlenmiş olacaktır.
Bağlıçay Köyü’nde göç
oldukça fazladır.
İstanbul, Ankara gibi
büyük illere göç ederek
yerleşmişlerdir. 1960
yılında 80 hane olan
Bağlıçay Köyü, 1997
yılında 24 hane
kalmıştır.
|
|
Gürün, Gübün, Telin,
Tıhmın, Avgun, Mahgen
gibi isimler, tarih
öncesi çağlardan
günümüze kadar söylene
gelmiş yer adlarıdır.
Tıhmın kelimesi; Hititçe
bir kelimedir ve
“tepenin aşağı kısmı”
anlamına gelmektedir.
Gürün İlçesi’nin doğu
kesiminde ve 18 km .’lik
mesafede bulunan
Bahçeiçi Köyü’nün eski
ismi Tıhmın’dır. Yakın
zamana kadar Tıhmın olan
bu köyümüzün ismi, daha
sonra Bahçeiçi Köyü
olarak değiştirilmiştir.
Halk arasındaki
rivayetlere göre; Battal
Gazi esir olarak aldığı
Bizans askerlerini köyün
güneydoğu kesiminde
bulunan ardıç ağacının
yanına gelir. Burada
ikindi namazını kılmak
için esirleri bırakıp
namaza durur. Bunu
fırsat bilen Bizanslı
esirler kaçar. Battal
Gazi, namazı bitirdikten
sonra, onları aramaya
başlar. Burada yaşayan
kimselerden esirlerin
nereye gitmiş
olduklarını sorar. Bunun
üzerine Battal Gazi’ye
“Tahminen şu tarafa
gittiler.” Diyerek Gürün
tarafını gösterirler. Bu
kelime zamanla değişerek
“Tıhmın” olur. Rivayete
göre Bahçeiçi Köyü’nün
doğusunda yaklaşık bir
km.’lik mesafede bulunan
ardıç ağacının Battal
Gazi zamanından beri
bulunmuş olduğu ve bu
ağacın bizzat Battal
Gazi tarafından dikilmiş
olduğu söylenmektedir.
Bu ağacın çapı ise
yaklaşık 6 metrelik bir
ebattadır.
Bahçeiçi köyünün
hudutları: Doğusu: Şuğul
taşı, körpınar sarı
yolu, mezarlık, kışla.
Batısı; karga kalesi ve
Ömer özü dökme taş.
Kuzeyi; Gürün-Darende
şosesi. Güneyi; Medmen
deresi ve Tepecik
köyü-Gürün yolu.
Bahçeiçi Köyün’de bol
miktarda sebze ve meyve
üretilmektedir. 1993
yılından beri Geleneksel
Kayısı Festivali
düzenlenerek, Velioğlu
(Halil Dakın) Karakucak
Güreşleri yapılmaktadır.
Halk arasındaki
rivayetlere göre;
Bahçeiçi Köyüne ilk
olarak gelip yerleşen
yesevi dervişlerinden
Yusuf dede ismindeki bir
zattır. Rivayeetlere
göre; Yusuf Dede,
Bahçeiçi Köyünün üst
yanında, köy içme
suyunun çıkış yerine
gelerek yerleşmesinden
sonra buradaki su
kaynamaya başlar. Bu
suyun noktası burada
yaşayan halk tarafından
ziyaret yeri olarak
kabul edilir. Burada
yaşayan halk yağmur
duasına çıkarak burada
dua ederek kurban
kesmektedirler. Bu durum
son yıllara kadar
böyleydi.
Kışla deresi
Bahçeiçi’ne bağlıdır.
Bahçeiçi Köyü, eski
çağlardan beri yerleşim
yeri olmuş bir bölgedir.
Bahçeiçi Köyü’nde hem
sulu tarım da
yuapılmaktadır. Son
yıllarda burada da göç
olayı meydana gelmiştir.
Yöre Halkı, daha iyi
ekonomik koşulların
bulunduğu büyük
şehirlere göç etmeye
başlamıştır. Sebze ve
meyvecilik
yapılmaktadır.1954
yılında, 150 hane iken
1997 yılında Aşağı
köyden 12, yukarı Köyden
18 hane, Kışla Deresi
Mahallesinde 26 hane
olmak üzere toplam 56
hanedir. 2000 Yılı
itibariyle, Bahçeiçi
Köyünde hane sayısı 71
olup, bu köyden
göçenler; Bolu, Düzce,
Sivas, Adana, Mersin,
İstanbul, Karadeniz
Ereğlisi gibi büyük
şehirlere göç edenler bu
bölgelere yerleşmiş
durumdadırlar. Bahçeiçi
Köyü’nde içme suyu kaplı
şebekedir. İlçe
merkezine 18 km .’lik
mesafede bulunan bu
köyümüzün,
Malatya-Kayseri
asfaltına yakın olması
nedeniyle yolunun 15 Km
.lik bölümü asfalt, 3 km
.’lik bölümü
stabilizedir. Bu yolun
asfaltlanması
gereklidir. Köyde
giderek azalmaya
başlayan tarım ve
hayvancılık uğraşısı ile
sebze ve meyve
üreticiliğin mutlaka
desteklenmesi şarttır.Bahçeiçi
Köyünde üç cami, iki
Kur’an Kursu, bir Sağlık
Evi, iki tane ilkokul
vardır. Aşağı köydeki
ilkokul eğitim ve
öğretime açıktır. Her
iki ilkokulun lojmanı
vardır.
Bahçeiçi Köyünde
yaşayan ahaliden
Süleymanoğulları
(Mum+Çolak+Kara+Koyuncu+Uzun+Arslanbaba+Kaplanbaba+Bulut+Kaynarpınar)
Sülalesi, Darende/Aşudu
bölgesinden, Hüseyin
Efendiler (Karakuzu)
Darende Hacılar’dan, (Akkaş+Sarıbostan),
(Şahin+Recber+Yassıkaya)
soyadını taşıyanlar
Darende Aşudu
bölgesinden
gelmişlerdir. (Topal), (Karabıçak),
gibi soyadını taşıyanlar
yurdun çeşitli
bölgelerinden gelerek
buraya yerleşmişlerdir.
|
|
Gürün İlçesi’nin
güneybatı kesiminde,
ilçe merkezine 44 km .’lik
mesafede bulunan Başören
Köyü, kuzeyde Yolgeçen,
kuzeydoğuda Güldede,
batıda Akdere, güneyde
Afşin ilçesi’nin
Oğlakkaya ve
Haticepınarı Köyleri ile
sınır bulunmaktadır.
Bilindiği gibi Tohma
Havzası’nın bulunduğu
bölgeler, Hurman Çayının
kaynakları, tarih
boyunca çeşitli
kavimlerin birbirleriyle
olan mücadelesinin
geçmiş olduğu bölgeler
olmuştur. Bu itibarla
bilhassa Müslüman
Araplarca Avasım ve
Süğür adı verilen uç
bölgelerdeki savaşlar,
yüzyıllar boyu
sürdürülegelmiştir. Bu
mücadeleler esnasında
bölgedeki birçok
yerleşim yerleri harap
olmuştur. Başören
Köyü’nde ve çevresinde
bu dönemlere ait birçok
ören yeri ve savaş
kalıntılarının bulunduğu
alanlar bulunmaktadır.
İşte bu dönemlerden beri
tahrip edilmiş birçok
eski yerleşim yeri olan
örenlerin bu bölgede
olması, nedeniyle bu
köyümüze Başören adı
verilmiştir.
Başören Köyünün
Kuzeyinde, Bölücek Dağı,
güneydoğusundaki
Sansaklı Dağı, güneydeki
Tomolar mezrası,
batısındaki Kurudere ve
Çoröz Deresi ile
Belpınarı mevkiilerinde
çeşitli tarihi dönemlere
ait birçok ören yerleri,
kaleler gibi tarihi
özellikler taşıyan
yerler bulunmaktadır.
Başören ile Güldede Köyü
arasından, Afşin
topraklarına kadar
uzanan Sümer Dikili
Taşları, bu bölgenin
tarih öncesi çağlardan
beri yerleşim yeri
olduğunu göstermektedir.
Belpınarı mevkiinde, bol
miktarda mızrak ve ok
uçları gibi savaş
malzemeleri bulunmuştur.
Başören Köyü’nün batı
kesiminde yer alan
“Yığma Tepe”mıntıkasında,
hangi döneme ait olduğu
kesin olarak bilinmeyen
bir hüyük bulunmaktadır.
Durak Hasan adı verilen
mıntıkada eski bir
yerleşim alanı
bulunmaktadır. Bütün bu
eski yerleşim birimleri,
tarihi Hurman Kalesine
çok yakındır. Yaşlıların
rivayetlerine göre, bu
bölgeler Binboğa
Dağlarına kadar uzayan
tüm sahada büyük ardıç
ağaçlarından oluşan
ormanlık alanlar
bulunmaktaydı. Sonraki
yıllarda bölge halkının
bilinçsizce ormanları
yoketmeleri nedeniyle,
günümüzdeki erozyon bu
bölgede oldukça
fazladır. Ardıç ormanlık
alan oldukça azalmış
durumdadır. Ardıç orman
alanı sadece Başören
Köyü’nün bir kısmında,
Camiliyurt Köyünde,
Beypınar Köyü’nün batı
kesimlerinde, Salyurt
Yaylalarından az bir
miktarda kalmıştır.
Buradaki ardıç ormanları
tarih öncesi çağlardaki
Mezapotamya’nın ahşap
ihtiyacının tamamını
karşılamaktadır. Bu
bölgede kalan
günümüzdeki küçük
ormanlık alanlar, o
günlerden kalan
hatıralardır.
Başören Köyü’nün
Tomolar (Gelincik),
Akdere adında iki
mezrası bulunmaktadır.
Akdere mezrası daha
sonraki yıllarda Başören
Köyün’den ayrılarak
muhtarlık olmuştur.
Başören Köyünde İkinci
Dünya Savaşı sırasında
1942 yılında kurulan,
1960 yılında kaldırılan
askeri bir karakol
bulunmaktaydı.
Gürün İlçesi’nin en
eski köylerinden birisi
olan Başören Köyü’ne ilk
olarak gelip yerleşenler
“Siniklioğulları” adıyla
bilinen sülaledir.
Siniklioğullarından
İsmail Ağa, ilk olarak
buraya gelerek
yerleşmiştir.
Köyün içme suyu ve
yol sorunu vardır. Köyün
içme suyu sağlığa pek
elverişli olmadığı gibi
ihtiyacını da
karşılayamamaktadır. Köy
halkının geçim kaynağı
tarım ve hayvancılıktır.
Köyde dört beş bin adet
koyun bulunmaktadır.
Köyün içme suyu ve
hayvanları sulamada
kullanılacak olan su
ihtiyacı, Çoröz Dereleri
ile Hurman Çayının
değerlendirilmesiyle
mümkün hale
getirilmelidir. Hurman
Çayı’nın ıslahı mümkün
olduğu takdirde başta
Başören Köyü dahil, tüm
çevre köylerin içme suyu
ve tarım arazilerinin
sulama projesi
gerçekleştirilerek
bölgenin su sorunu
tümden çözüme
kavuşturulacaktır.
Stabilize olan köy
yolunun asfaltlanmasıyla
da, yol sorunu
çözümlenecektir. Köydeki
tarım ve hayvancılık
mutlaka
desteklenmelidir. Bölge,
arıcılık ve besiciliğe
elverişlidir. Bu
projelerin
gerçekleştirilmesiyle
birlikte, yöre halkına
ayrı bir ekonomik olanak
sağlanmış olacaktır.
Eskiden beri
sürdürülegelen kilim ve
halıcılık teşvik
edilerek
desteklenmelidir. Burada
dokunmakta olan kilim ve
halılar yurt çapında ve
dünya çapında üne
kavuşabilecek
niteliktedir.
Başören Köyünde
Sağlık Ocağı yoktur. Köy
ilkokulu 1988 yılında
betonarme olarak
yapılmıştır. Köyün
Camisi, halk tarafından
1970 yılında ahşap bina
olarak yapılmıştır.
Caminin lojmanı yoktur.
Başören Köyü’nün
Belpınarı mevkiinde krom
(C) madeni, Çoröz
Deresinde alçı taşı,
Kuru Dere mevkiinde
mermer taşı
bulunmaktadır.
Başören Köyünde
yaşayyan halktan
Siniklioğulları (Şahin),
Malatya’nın Arapkir
ilçesi’nin Saltuklar
Köyünden gelmişlerdir.
Kürklüler ( | | | | | | | | |