GÜRÜN KAYMAKAMLIĞI
 

Tarih: Saat:  
GÜRÜN KAYMAKAMLIĞI

,

Döviz Kurları
 · Döviz Kurları
· Günün döviz kurları
Tarihe göre arama
 · Resmi Gazete
Gerekli Linkler
Banner
 


 
 

..::  KÖYLERİMİZ ::..


01-Ağaçlı (Mahken) Köyü 33-Karakuyu Köyü
02-Akdere(Avşar)Köyü 34-Karaören Köyü
03-AKPINAR KÖYÜ 35-Karapınar Köyü
04-AYVALI (Şeref) KÖYÜ 36-Kaşköy
05-Bağlıçay (Alacamezar) 37-Kavak Köyü
06-Bahçeiçi (Tıhmın) 38-Kayalar(Dirijanlı/Şakşakpınar) Köyü
07-Başören, 39-Kaynarca Köyü
08-Beypınar Köyü 40-Kervanmağara Köyü
09-Bozhöyük Köyü 41-Kılıçdoğan (Körmustolar)
10-Böğrüdelik Köyü 42-Kındıralık (Börklü) Köyü
11-Camiliyurt(Çamlıyurt)Köyü 43-Kızılburun Köyü
12-Çevirme Köyü 44-Kızılören Köyü
13-Çiçekyurt Köyü 45-Kızılpınar Köyü
14-Çipil Köyü 46-Külahlı Köyü
15-Davulhöyük Köyü 47-Kürkçü Köyü
16-Dayakpınar Köyü 48-Koyunlu(Gelloş) Köyü
17-Deveçayırı Köyü 49-Konakpınar Nahiyesi
18-Dürmepınar Köyü 50-Osmandede (Kötüköy)
19-Erdoğan(Maraşlı) Köyü 51-Reşadiye (Gavurören),
20-Eskibektaşlı Köyü 52-Sarıca Köyü
21-Eskihamal(Keşoğlu)Köyü 53-Sularbaşı (Aşağı Sazcağız) Köyü
22-Gerdekmağara Köyü 54-Tepecik
23-Göbekören Köyü 55-Yaylacık Köyü
24-Gökçeyazı(Otlukilise)Köyü 56-Yazyurdu(Celikanlıyurdu)Nahiyesi,
25-Güldede Köyü 57-Yelken Köyü
26-Güllübucak Köyü 58-Yeşildere/Hamalçay Köyü (Web Sitesi)
27-Güneş Köyü 59-Yeni Bektaşlı Köyü
28-Hüyüklüyurt Köyü 60-Yılanhüyük Köyü
29-İncesu Köyü 61-Yukarısazcağız Köyü
30-Kaledere Köyü 62-Yuva (Yave) Köyü
31-Karadoruk Köyü 63-Yolgeçen (Tegaramma/Tekirahma) Köyü
32-Karahisar Köyü 64-Telin/Suçatı Kasabası:

 

01-Ağaçlı (Mahken) Köyü //// Sayfa Başı

 Gürün İlçesi’nin doğu kesiminde, ilçe merkezine 15 km .’lik mesafede bulunan Ağaçlı Köyü’nün eski ismi Mahgen’dir. “Mah” kelimesi bilindiği gibi “güzel” anlamına gelmektedir. Mahgen Köyü’nde gece vakti gökyüzündeki ay’ın, yani mehtabın çok güzel görünmesinden dolayı bu ismin almasına neden olmuştur. Ayrıca buradaki halkın büyük bir bölümünün Kahramanmaraş ili Pazarcık İlçesi’nin Mahgen Bölgesinden gelmiş olmaları nedeniyle bu köye bu ismin verilmiş olduğu da belirtilmektedir.

Ağaçlı köyünün hudutları: Ağaçlı köyünün doğusu Darende ilçesine bağlı Yazıköy boğazı dar kaya ece gölü ve mana deresi, Karakepez. Batısı; Cevat çalı, karakepez, karacaveran tepesi, mezra çalı, bırık çalı. Kuzeyi; havsu husut deresi, konakgörmez boğazı, mestopınar, çiğdemli çalı. Güneyi; Gürün ve Darende şose yolu.

Aşağı ve Yukarı Mahgen olmak üzere iki köyden oluşmaktadır. Aşağı Mahgen mezra olup, Yukarı Mahgen Köyünde muhtarlık bulunmaktadır. Mahgen Köyü’nün Avgun, Çevirme, Konakgörmez gibi mezraları bulunmaktadır. Aşağı ve Yukarı Mahgen Köyünde arazinin dar olması nedeniyle tarım yapılamamaktadır. Hayvancılıkla uğraşmaktadırlar. Bu köyümüzün mezrası olan Avgun’da sulu tarım yapılmaktadır. Tohma Irmağı’nın kenarında olması nedeniyle sebze ve meyvecilik yapılmaktadır. Son yıllarda bu köyümüzde olağanüstü bir göç yaşanmıştır. Avgun mezrasında elma, kayısı, dut, ceviz ve diğer meyve ağaçları yetiştirilerek ıspanak, patates, sarımsak, soğan, mısır, pancar, lahana, domates, üzüm vb. gibi ürünlerin yanısıra tahıl üretimi de yapılmaktadır.

Mahgen Köyü’nün 2 km .’lik stabilize yolunun asfaltlanması gereklidir. Hayvancılık konusunda gerekli teşvik ve desteğin sağlanması şarttır. Tarım ve hayvancılığın azalması arazinin darlığı nedeniyle, köy halkının büyük bir kısmı Bolu, Düzce, İstanbul, Karabük gibi büyük şehirlere göç ederek ticaretle uğraşmaktadırlar.

Mahgen Köyün’de cami ve lojmanı vardır. İlkokul ve lojmanı bulunmaktadır. Sağlık Ocağı yoktur. Elektrik 1976 yılında getirildi. Telefon ise 1987 yılında getirilmiştir. İçme suyu sorunu vardır.

Burada yaşamakta olan halkın büyük bir bölümü Kahramanmaraş’ın Pazarcık İlçesi, Mahgen Köyün’den gelmişlerdir. Yıldırım, Davşan, Gürbüz, Top, Çopolar (Mahgen), Kololar (Karadağ), Çöttükler (Bulut), Kahraman Maraş İli, Pazarcık İlçesi’nin Mahgen Köyü’nden gelmişlerdir.

Mahgen (Ağaçlı) Köyü 1960 yılında 130 hane iken 1997 yılında 48 hane kalmıştır. Göç nedeniyle bu köyümüzün en az üçte ikisi dışarıya göç etmiştir. 1997 yılı itibariyle, Aşağı Ağaçlı’da 35 hane bulunmakta 112 kadın, 93 erkek, toplam 205 kişi yaşamaktadır. Yukarı Ağaçlı Köyünde ise; 13 hane ev bulunmaktadır. 37 kadın, 33 erkek olmak üzere toplam 70 kişi yaşamaktadır. Aşağı ve Yukarı Ağaçlı Köyleri’nin nüfus toplamı 149 kadın, 126 erkek toplam 275 kişidir. 2000 yılı itibariyle; Aşağı Ağaçlı’da 33 hane, 73 erkek, 86 kadın, toplam 159 kişi bulunmaktadır. Yukarı Ağaçlı’da 10 hane, 27 erkek, 27 kadın, toplam 54 kişi bulunmaktadır.
 

02-Akdere(Avşar)Köyü //// Sayfa Başı

İlçe merkezinin güneybatı kesiminde, ilçe merkezine 55 Km . lik mesafede bulunan Akdere Köyü, ismini köyün içinde geçen Hurman Çayı’nın kaynağı olan bir dereden almaktadır. Suyunun beyaza yakın, berrak ve temiz bir renkte olmasından dolayı bu ismi almıştır. Akdere Köyü’nün Avşargeçe ve Karamuklu adında iki tane mezrası bulunmaktadır. Yazyurdu Nahiyesi’ne bağlı bulunmaktadır.

Akdere köyünün hudutları; Başören köyü ile hududu, kızlar gediği, kahve pınarı çal ve karataş. Güllübucak köyü ile sınırı, Mahkenli taş çamlar gediği şerefli ve camili pınar. Bozhüyük köyü ile sınırı, Camiliyurt köyü sınırının bitim noktası olan Tersakan mezrasından gelen patika yol, Yaylacık boğazı, sado tepesi, aptal pınarı tepesi, çamurlu pınar, yıkılhan tepesi, geneci hayması, kızılsehen hurman çayı. Deveçayır köyü ile sınırı, kırmızı sekisinin başı.

Akdere Köyü, tarihi Hurman Kalesi’ne yakın bir mesafede bulunmaktadır. Hurman Kalesi de bilindiği gibi çok eski çağlardan beri yerleşim alanı olmuş bir mıntıkadır. Akdere Köyü’nün Bozhüyük tarafından bir kale bulunmaktadır. Yine burada tarih öncesi çağlardan kalmış olan su sarnıcı bulunmaktadır. Burada 42 tane oyulu taşlardan yapılmış basamaklar bulunmaktadır. Kale ardı da denilen yazı mevkiinde eski bir yerleşim alanı bulunmaktadır. Burada eski çağlara ait birtakım hüyükler vardır.

Akdere Köyü halkının bir kısmı Atmalı Aşireti’ne mensupturlar. Bir kısmı Avşar Oymağına mensup bulunurken bir kısmı atmalı aşiretine mensupturlar. Gürünlü Şairlerden Hamit Bölücek (1936- ) bu köyden doğmuştur.

Osmanoğulları (Bölücek+Çoban) Ankara’nın Haymana Bölgesinden gelmişlerdir. Siniklioğulları (Şahin) Malatya’nın Arapkir Şöttükler’de gelmişlerdir. Savranlar (Yaman+Savran), Maraş İli Savran bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Avşarlar (Akdere), Adana bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Dumanlar (Duman+Akpınar), Malatya’nın Dumanlı bölgesinden gelmişlerdir. Kunnalar (Koyun+Dal), Malatya’nın Akçadağ bölgesinden gelmişlerdir. Keloğlanlar (Kör), Elbistan’ın Nurhak bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Erdoğanlar(Erdoğan), Malatya İli Develi’nin Doğanlar Köyünden gelmişlerdir. Tatlılar (Tatlı) Maraş İli Afşin İlçesi tatlı Köyünden gelmişlerdir. Tussuklar (Kala), Maraş Bölgesinden gelmişlerdir. Şıhaliler (Kara), kayseri İli Sarız Bölgesinden gelmişlerdir. Silolar (Asılı), Maraş İli Koçovası bölgesinden gelmişlerdir. Cumolar (Uz) Sivas ili Şarkışla İlçesi Şuguk Köyü’nden gelmişlerdir. Sarıkayalar (Sarıkaya), Afşin Koçovası bölgesinden gelmişlerdir. İsmail Akdere, Hüseyin Bahçe, Muslu Akdere, Seydi Savran, Mehmet Söğüt, Ali Şahin, İsmail Erdoğan(1994-2000) köy muhtarlığı yapmışlardır.

Akdere Köyü’nün içme suyu sorunu vardır. Köyde çok miktarda su bulunmuş olmasına rağmen içme suyu sorunu yaşanmaktadır. Kapalı su şebekesi yapılarak evlere içme suyu verildiği takdirde bu sorun çözümlenmiş olacaktır. Akdere Köyü’nün en büyük sorunlarından birisi de yol sorunudur. İlçe merkezine 55 km .’lik mesafede bulunan Akdere Köyü’nün 25 km .’lik bölümü asfalt, geri kalan 30 km .’lik bölümü ise asfalt yapılmamıştır. Stabilize olduğu için kış aylarında tamamıyla kapanmakta ve ulaşım sorunu büyük ölçüde yaşanmaktadır. Bir an önce bu yolun asfaltlanması gereklidir. Elektrik 1983 yılında telefon 1986 yılında getirilmiştir. Köyde Sağlık Ocağı yoktur. İlkokul vardır ve lojmanlı olarak devlet tarafından yapılmıştır. öğrenci yetersizliğinden kapanmış durumdadır. Köy camiisini köy halkı imece usulüyle yapmıştır. Camiinin lojmanı yoktur.

Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda bu geçim kaynağı çok gerilemiş durumdadır. Köydeki tarım ve hayvancılığı tekrar canlandırmak için birtakım önlemlerin alınması şarttır. Ayrıca köyde çok güzel alabalık yetiştirilmiş olduğu için alabalık üretimi konusunda devlet tarafından yeterli teşviklerin yapılması da şarttır. Eskiden olduğu gibi el sanatlarının (Kilim ve halıcılık) yeniden canlandırılarak ev ekonomisine girdilerin sağlanması için köylüye bu konuda gerekli teşvikin yapılarak desteklenmesi şarttır. Aksi takdirde gittikçe boşalmakta olan köylerimizde birisine Akdere Köyümüz de katılacaktır. Köy halkından birçoğu Adana, Ankara, Sivas, Bursa, İstanbul, İzmir, Payas vb. gibi büyük şehirlere giderek yerleşmiş bulunmaktadırlar. 1960 yılında 110 hane iken 1997 yılı itibariyle 28 hanedir.

 

03-AKPINAR KÖYÜ //// Sayfa Başı

Gürün İlçesi’nin kuzeybatı kesiminde yer alan, ilçe merkezine 45 km . lik mesafede bulunan Akpınar Köyü, ismini köyün üst yanında bulunan Akçeşme (Akpınar) den almaktadır. Buranın taşı ak (beyaz) ve suyunun berrak olmasından dolayı bu ismi almıştır. Daha önceki yıllarda Beypınar Köyü’nün mezrası iken, daha sonraları muhtarlık olmuştur.

Akpınar köyünün hudutları: Akpınar köyünün doğusunda bulunan komşusu Yolgeçen köyü ile hududu; Arap Saliminin önündeki hüyük ve Muharrem Toprak, Zimel toprak ve Hacı Çavuş tarlaları. Batısındaki komşusu Camiliyurt köyü ile hududu; çetin dere başı gedik ve mazı kıran Hıdonun ağıl yeri ve emik koyağı ve büyük hüyük ve büyük güney. Kuzeyindeki komşusu Beypınar köyü ile sınırı; Şeyh Hamit tarlası yarış yeri yazısı yol ve çerkez yolu ve dağlağanın burnu. Güneyindeki komşusu Deveçayır köyü ile hududu; Deveçayır köyüne giden ve değirmene giden yol.

Akpınar Köyü, Sivas Kongresine Gürün Delegesi olarak katılmış olan Mehmet Bey’in kardeşi Dilaver Bey’in Çiftliğiydi. Burada yaşayan halk, bu köye daha sonradan gelerek yerleşmişlerdir. Akpınar Köyü ile Beypınar Köyü arasında bulunan Kuruova mevkiinde, üç adet tarihi hangi dönemle eşitlenmiş olduğu tam olarak bilinemeyen Tümülüs (Hüyük) ler bulunmaktadır. Beypınar Köyü ile Akpınar Köyü arasında yariı yeri denilen eski boy beyleri arasında yarışların yapıldığı tarihi bir yer bulunmaktadır. Sari çiçek mevkiinde eski yerleşim alanları bulunmaktadır. Bu eski yerleşim yerlerinden anlaşıldığına göre, Akpınar Köyü’nün tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Köyde Dedeler olarak bilinen hane “Yılanocağı”olarak bilinmektedir. Köy ilkokulu, 1968 yılında lojmanlı olarak yapılmıştır. Elektrik 1981 yılında, telefon 1987 yılında getirilmiştir. YSE tarafından köyün içine 3 adet çeşme yapılmıştır. Ancak köy halkının içme suyu ihtiyacını karşılayamamaktadır. Kapalı su şebekesi yapılmasıyla, köyün içme suyu sorunu çözüme kavuşturulmuş olacaktır. Köyün en büyük sorunlarından birisi de yol sorunudur. Köy yolunun Stabilize olan 15 km .’lik bölümünün acilen asfaltlanması gereklidir.

Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda tarım ve hayvanlıkla uğraşım azalmış, el sanatları ise tamamen ölmüş durumdadır. Bu nedenle de köy halkının büyük bir kısmı göç etmişlerdir. Göç edenler, İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlere giderek yerleşmişlerdir. Burada yaşamakta olan halkın bir kısmı Kangal İlçesi’nin Karagöl Bölgesinden, bir kısmı da Kangal İlçesi’nin Ağçaşar Köyün’den gelerek buraya yerleşmişlerdir.


 

04-AYVALI (Şeref) KÖYÜ //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin güneydoğu kesminde, 35 km . Uzaklıkta bulunan Şeref (Ayvalı) Köyü Aşağı ve Yukarı şeref olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Yukarı Şeref muhtarlık olup, Aşağı Şeref mezrasıdır.

Şeref Ayvalı köyünün hududu: Şeref/Ayvalı köyünün gün doğusu: Ballığın boğaz ve çürük taş boğazı ve küçük hoca boğazı ve tepedelik ve kızıl yücedeki Alvar yolu ile kağnı yolu ve sandavul çalı ve armutlu koyak ve Huri oğlu tarlası. Günbatısı: Konakgörmez birik küpçü şeyho tarlası üstündeki gedik ve taşo deresi. Güneyi: Gök koyak sırtı çavşaklıpınar ve Akpınar mezarlığı ve çiğdemli çalı ve Mistopınar çalı sırtı.

Bu köyümüzün Şeref (Ayvalı) ismini burada yaşayan halkın büyük bir kısmı Darende Şeref/Ayvalı bölgesinden gelmiş olmaları nedeniyle almıştır. Cemalınpınarı YukarıŞeref köyü’nün mezrasıdır. Yayınlanmış birçok şiir kitabı bulunan Türkiyenin sayılı ozanlarından birisi olan Gürünlü Âşık Gülhani (Mehmet Kargı/1940- ), Mustafa Karga (1941- ), Mehmet Serin, bu köyümüzden doğmuştur.

Aşağı ve Yukarı Şeref köylerinin çevresinde tarihi eski çağlara uzanan ören yerleri ve bir takım höyükler bulunmaktadır. Aşağı Şeref köyünün üst yanındaki Örenin Üstü adındaki mevkiide tarihi çok eskilere dayanan bir yerleşim yeri bulunmaktadır. Yukarı Şeref köyünü içinde eskiden adak kurbanı kesilen yağmur duasının yapılmış olduğu ve adına ziyaret adı verilen yer bulunmaktadır.

Aşağı Şeref köyünün camisi 1993 yılında yapılmıştır. İlkokul, 1986/1987 yılları arasında yapılmıştır. İlkokul ve camiinin lojmanı yoktur. Yukarı şeref köyünde cami yoktur. Köyde ilkokul vardır. Her iki köyde de sağlık evi yoktur. Aşağı Şeref köyünün içme suyu 1996 yılında kapalı şebeke haşine getirilmiştir.

Köyün en büyük sorunlarından birisi yoldur. İlçe merkezine 35 km .’lik mesafede bulunan şeref köyünün 21 km .’lik bölümü stabilizedir. Bu yol Yuva-Külahlı-Eskihamal gibi birçok köyün yolu olması nedeniyle bir an evvel asfaltlanması gerekmektedir. Kış aylarında çoğu zaman kapalı olan bu yol bölge halkı için ulaşım zorluğunu hat safhaya çıkarmaktadır.

Şeref köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köyde az da olsa sulu tarım yapılmaktadır. Sebze ve meyve yetiştirilmektedir. Şeref köyü tarım ve hayvancılığa elverişli bir köyümüzdür. Arıcılık, tavukculuk gibi çeşitli besi çiftlikleri kurulmasına elverişlidir. Köye elektirikle çalışan bir değirmenin kurulması gereklidir.

Aşağı Şeref köyü halkından; Tarholar (Doğan), Malatya Akçadağ’dan gelmişlerdir. Adıgüzeller (Altun), Alikahyalar (Çiftçi), Abidinler/Gaffar Uşağı (Karataş), Kamuoğullar (Serin+Yıldırım), Hürüler (Zımba) Temirler (Temur), Köçekler (Yıldırım), Demir, Seyfi, Ateş, Polat’lar, Kındolar (Çalışkan), Darende ilçesinin Ayvalı bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Karga soyadını taşıyanlar, Malatya Akçadağ Bölgesinden gelmişlerdir. Özmenler (Özmen), Sivas Hanlı Bölgesinden gelmişlerdir. Dumanoğulları (Dönmez), Kangal havuz bölgesinden gelmişlerdir. Kuşterciler (Kuşterci), Darende İlçesi Hacılar Bölgesinden gelmişlerdir. Çomçalar (Yanmaz), Malatya Akçadağ Bölgesinden gelmişlerdir.

Yukarı Şeref köyünden:

Hacolar (Kılıç), Malatya Engüzek bölgesinden gelmişlerdir. Velikahyalar (Kılıç), Malatya Yukarı Setrek (Ulupınar) Kasabasından gelmişlerdir. 1997 yılı itibariyle Aşağışeref köyünde 46 hane bulunmaktadır. Aşağı şeref Köyünün 181 kadın, 166 erkek toplam 347 kişi toplam nüfusu bulunmaktadır. 1997 yılı itibariyle 28 hanedir.

1997 yılı itibariyle Aşağı Şeref Köyünde 46 hane bulunmakta ve 181 kadın, 166 erkek, toplam 347 nüfusu vardır. Yukarı Şeref Köyünde ise 48 hane mevcut olup, 170 kadın, 180 erkek toplam 350 kişi vardır. Aşağı ve Yukarı Şeref Köyleri’nin toplam nüfusu ise 351 kadın, 346 erkek olmak üzere 697 kişi yaşamaktadır. 2000 yılına göre; Aşağı Ayvalı Köyünde 52 hane, 167 erkek, 187 kadın, 354 kişi bulunmaktadır. Yukarı şeref Köyünde ise; 49 hane, 167 erkek, 168 kadın, toplam 329 kişi bulunmaktadır. Yıllara göre nüfus tablosu şöyledir: Aşağı ve Yukarı Şeref Köylerinde de dışarıya göç edenler olmuştur.

 

05-Bağlıçay (Alacamezar) //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin kuzeydoğu kesiminde yer alan, 32 km .’lik uzaklıkta bulunan Bağlıçay Köyü ismini, köyün kuzey kesiminden geçen, Külah Köyün’den aşağı doğru akan ve yaz aylarında çoğu zaman kuruyan çay (akarsu) dan almaktadır. Çay bilindiği gibi yöremizde ve Eski Türkçe’de küçük akarsulara verilen isimdir. 1970 Yılında, ismi “Bağlıçay” olarak değiştirilen bu köyümüzün eski ismi Alacamezardır. Bu isim sonradan değiştirilerek, Bağlıçay konulmuştur.

Alacamezar köyünün hudutları; doğu tarafı: karapınar gediği ve İbrahim ağıl gediği ve İsrafil Baba meşesi ve çatalpınar ve kızıl yoldur. Batı sınırı: Abdullah tarlası ve Yuva suyu ve Abdurrahman çalı ve halburcu yurdudur. Kuzey sınırı: Kuruca öz gediği ve örenli pınar ve Karapınar gediği. Güney hududu: Hasan kahya tarlası ve kösenin koyağının sırt ve yeğen ahırının boğazdır.

Köyün eski mezarlığında bulunan taşların siyah-beyaz (Alaca) renkli taşlardan olması nedeniyle “Alacamezar” adı verilmiştir. Köy halkı, Elbistan ilçesi’nin Alhas Bölgesi’nden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Bu köyde yaşayan halktan; Ziynikler (Çakan+Poyraz), Abuzerler (Doğan), İbiller (Uzunpınar), (Kaço+Altun+Ulutaş+Kara+Hüyükpınar), soyadını taşıyanlar Alhas Bölgesi’nden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Halmoşlar (Çal), Malatya Akçadağ Kürecik bölgesinden, Daşolar (Kuruöz), Malatya Akçadağ Bölgesinden, Zeynikler (Çakan), Malatya Akçadağ Bölgesinden, Göktaşlar (Göktaş), Malatya Akçadağ Bölgesinden, Sarolar (Kuru), Malatya Akçadağ Bölgesinden gelmişlerdir. Abbaslar (Yılmaz), Kabacanlar(Kabacan), Kelolar (Karakoç), Abuzerler (Kılıç), Şıpırtlar (İnce), Maraş İli Elbistan İlçesi Alhas Bölgesinden gelmişlerdir.

Bağlıçay Köyü’nün İçme suyu 1997 yılında, kapalı su şebekesi yapılmıştır. Köyün içinde YSE tarafından yaptırılan iki adet çeşme vardır. 1960 yılında 80 hane iken, 1997 yılı itibariyle 24 hane kalmıştır. 2000 yılında 26 hane, 68 erkek, 55 kadın, toplam 1213 kişi bulunmaktadır. Bağlıçay Köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köy halkının tarım va hayvancılık konusunda desteklenmesi şarttır. İlçe merkezinde 32 km .’lik mesafede bulunan Bağlıçay Köyü’nün 14 km .’lik bölümü asfalttır. 8 km .’lik stabilize yolun asfaltlanması gereklidir. Kış aylarında ulaşım sorunu had safhaya ulaşmaktadır. Bu nedenle, yolun stabilize kısmının asfaltlanmasıyla en önemli sorunu çözümlenmiş olacaktır.

Bağlıçay Köyü’nde göç oldukça fazladır. İstanbul, Ankara gibi büyük illere göç ederek yerleşmişlerdir. 1960 yılında 80 hane olan Bağlıçay Köyü, 1997 yılında 24 hane kalmıştır.

 

06-Bahçeiçi (Tıhmın) //// Sayfa Başı

 

Gürün, Gübün, Telin, Tıhmın, Avgun, Mahgen gibi isimler, tarih öncesi çağlardan günümüze kadar söylene gelmiş yer adlarıdır. Tıhmın kelimesi; Hititçe bir kelimedir ve “tepenin aşağı kısmı” anlamına gelmektedir. Gürün İlçesi’nin doğu kesiminde ve 18 km .’lik mesafede bulunan Bahçeiçi Köyü’nün eski ismi Tıhmın’dır. Yakın zamana kadar Tıhmın olan bu köyümüzün ismi, daha sonra Bahçeiçi Köyü olarak değiştirilmiştir. Halk arasındaki rivayetlere göre; Battal Gazi esir olarak aldığı Bizans askerlerini köyün güneydoğu kesiminde bulunan ardıç ağacının yanına gelir. Burada ikindi namazını kılmak için esirleri bırakıp namaza durur. Bunu fırsat bilen Bizanslı esirler kaçar. Battal Gazi, namazı bitirdikten sonra, onları aramaya başlar. Burada yaşayan kimselerden esirlerin nereye gitmiş olduklarını sorar. Bunun üzerine Battal Gazi’ye “Tahminen şu tarafa gittiler.” Diyerek Gürün tarafını gösterirler. Bu kelime zamanla değişerek “Tıhmın” olur. Rivayete göre Bahçeiçi Köyü’nün doğusunda yaklaşık bir km.’lik mesafede bulunan ardıç ağacının Battal Gazi zamanından beri bulunmuş olduğu ve bu ağacın bizzat Battal Gazi tarafından dikilmiş olduğu söylenmektedir. Bu ağacın çapı ise yaklaşık 6 metrelik bir ebattadır.

Bahçeiçi köyünün hudutları: Doğusu: Şuğul taşı, körpınar sarı yolu, mezarlık, kışla. Batısı; karga kalesi ve Ömer özü dökme taş. Kuzeyi; Gürün-Darende şosesi. Güneyi; Medmen deresi ve Tepecik köyü-Gürün yolu.

Bahçeiçi Köyün’de bol miktarda sebze ve meyve üretilmektedir. 1993 yılından beri Geleneksel Kayısı Festivali düzenlenerek, Velioğlu (Halil Dakın) Karakucak Güreşleri yapılmaktadır.

Halk arasındaki rivayetlere göre; Bahçeiçi Köyüne ilk olarak gelip yerleşen yesevi dervişlerinden Yusuf dede ismindeki bir zattır. Rivayeetlere göre; Yusuf Dede, Bahçeiçi Köyünün üst yanında, köy içme suyunun çıkış yerine gelerek yerleşmesinden sonra buradaki su kaynamaya başlar. Bu suyun noktası burada yaşayan halk tarafından ziyaret yeri olarak kabul edilir. Burada yaşayan halk yağmur duasına çıkarak burada dua ederek kurban kesmektedirler. Bu durum son yıllara kadar böyleydi.

Kışla deresi Bahçeiçi’ne bağlıdır. Bahçeiçi Köyü, eski çağlardan beri yerleşim yeri olmuş bir bölgedir. Bahçeiçi Köyü’nde hem sulu tarım da yuapılmaktadır. Son yıllarda burada da göç olayı meydana gelmiştir. Yöre Halkı, daha iyi ekonomik koşulların bulunduğu büyük şehirlere göç etmeye başlamıştır. Sebze ve meyvecilik yapılmaktadır.1954 yılında, 150 hane iken 1997 yılında Aşağı köyden 12, yukarı Köyden 18 hane, Kışla Deresi Mahallesinde 26 hane olmak üzere toplam 56 hanedir. 2000 Yılı itibariyle, Bahçeiçi Köyünde hane sayısı 71 olup, bu köyden göçenler; Bolu, Düzce, Sivas, Adana, Mersin, İstanbul, Karadeniz Ereğlisi gibi büyük şehirlere göç edenler bu bölgelere yerleşmiş durumdadırlar. Bahçeiçi Köyü’nde içme suyu kaplı şebekedir. İlçe merkezine 18 km .’lik mesafede bulunan bu köyümüzün, Malatya-Kayseri asfaltına yakın olması nedeniyle yolunun 15 Km .lik bölümü asfalt, 3 km .’lik bölümü stabilizedir. Bu yolun asfaltlanması gereklidir. Köyde giderek azalmaya başlayan tarım ve hayvancılık uğraşısı ile sebze ve meyve üreticiliğin mutlaka desteklenmesi şarttır.Bahçeiçi Köyünde üç cami, iki Kur’an Kursu, bir Sağlık Evi, iki tane ilkokul vardır. Aşağı köydeki ilkokul eğitim ve öğretime açıktır. Her iki ilkokulun lojmanı vardır.

Bahçeiçi Köyünde yaşayan ahaliden Süleymanoğulları (Mum+Çolak+Kara+Koyuncu+Uzun+Arslanbaba+Kaplanbaba+Bulut+Kaynarpınar) Sülalesi, Darende/Aşudu bölgesinden, Hüseyin Efendiler (Karakuzu) Darende Hacılar’dan, (Akkaş+Sarıbostan), (Şahin+Recber+Yassıkaya) soyadını taşıyanlar Darende Aşudu bölgesinden gelmişlerdir. (Topal), (Karabıçak), gibi soyadını taşıyanlar yurdun çeşitli bölgelerinden gelerek buraya yerleşmişlerdir.

 

07-Başören, //// Sayfa Başı

Gürün İlçesi’nin güneybatı kesiminde, ilçe merkezine 44 km .’lik mesafede bulunan Başören Köyü, kuzeyde Yolgeçen, kuzeydoğuda Güldede, batıda Akdere, güneyde Afşin ilçesi’nin Oğlakkaya ve Haticepınarı Köyleri ile sınır bulunmaktadır.

Bilindiği gibi Tohma Havzası’nın bulunduğu bölgeler, Hurman Çayının kaynakları, tarih boyunca çeşitli kavimlerin birbirleriyle olan mücadelesinin geçmiş olduğu bölgeler olmuştur. Bu itibarla bilhassa Müslüman Araplarca Avasım ve Süğür adı verilen uç bölgelerdeki savaşlar, yüzyıllar boyu sürdürülegelmiştir. Bu mücadeleler esnasında bölgedeki birçok yerleşim yerleri harap olmuştur. Başören Köyü’nde ve çevresinde bu dönemlere ait birçok ören yeri ve savaş kalıntılarının bulunduğu alanlar bulunmaktadır. İşte bu dönemlerden beri tahrip edilmiş birçok eski yerleşim yeri olan örenlerin bu bölgede olması, nedeniyle bu köyümüze Başören adı verilmiştir.

Başören Köyünün Kuzeyinde, Bölücek Dağı, güneydoğusundaki Sansaklı Dağı, güneydeki Tomolar mezrası, batısındaki Kurudere ve Çoröz Deresi ile Belpınarı mevkiilerinde çeşitli tarihi dönemlere ait birçok ören yerleri, kaleler gibi tarihi özellikler taşıyan yerler bulunmaktadır. Başören ile Güldede Köyü arasından, Afşin topraklarına kadar uzanan Sümer Dikili Taşları, bu bölgenin tarih öncesi çağlardan beri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Belpınarı mevkiinde, bol miktarda mızrak ve ok uçları gibi savaş malzemeleri bulunmuştur. Başören Köyü’nün batı kesiminde yer alan “Yığma Tepe”mıntıkasında, hangi döneme ait olduğu kesin olarak bilinmeyen bir hüyük bulunmaktadır. Durak Hasan adı verilen mıntıkada eski bir yerleşim alanı bulunmaktadır. Bütün bu eski yerleşim birimleri, tarihi Hurman Kalesine çok yakındır. Yaşlıların rivayetlerine göre, bu bölgeler Binboğa Dağlarına kadar uzayan tüm sahada büyük ardıç ağaçlarından oluşan ormanlık alanlar bulunmaktaydı. Sonraki yıllarda bölge halkının bilinçsizce ormanları yoketmeleri nedeniyle, günümüzdeki erozyon bu bölgede oldukça fazladır. Ardıç ormanlık alan oldukça azalmış durumdadır. Ardıç orman alanı sadece Başören Köyü’nün bir kısmında, Camiliyurt Köyünde, Beypınar Köyü’nün batı kesimlerinde, Salyurt Yaylalarından az bir miktarda kalmıştır. Buradaki ardıç ormanları tarih öncesi çağlardaki Mezapotamya’nın ahşap ihtiyacının tamamını karşılamaktadır. Bu bölgede kalan günümüzdeki küçük ormanlık alanlar, o günlerden kalan hatıralardır.

Başören Köyü’nün Tomolar (Gelincik), Akdere adında iki mezrası bulunmaktadır. Akdere mezrası daha sonraki yıllarda Başören Köyün’den ayrılarak muhtarlık olmuştur. Başören Köyünde İkinci Dünya Savaşı sırasında 1942 yılında kurulan, 1960 yılında kaldırılan askeri bir karakol bulunmaktaydı.

Gürün İlçesi’nin en eski köylerinden birisi olan Başören Köyü’ne ilk olarak gelip yerleşenler “Siniklioğulları” adıyla bilinen sülaledir. Siniklioğullarından İsmail Ağa, ilk olarak buraya gelerek yerleşmiştir.

Köyün içme suyu ve yol sorunu vardır. Köyün içme suyu sağlığa pek elverişli olmadığı gibi ihtiyacını da karşılayamamaktadır. Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köyde dört beş bin adet koyun bulunmaktadır. Köyün içme suyu ve hayvanları sulamada kullanılacak olan su ihtiyacı, Çoröz Dereleri ile Hurman Çayının değerlendirilmesiyle mümkün hale getirilmelidir. Hurman Çayı’nın ıslahı mümkün olduğu takdirde başta Başören Köyü dahil, tüm çevre köylerin içme suyu ve tarım arazilerinin sulama projesi gerçekleştirilerek bölgenin su sorunu tümden çözüme kavuşturulacaktır. Stabilize olan köy yolunun asfaltlanmasıyla da, yol sorunu çözümlenecektir. Köydeki tarım ve hayvancılık mutlaka desteklenmelidir. Bölge, arıcılık ve besiciliğe elverişlidir. Bu projelerin gerçekleştirilmesiyle birlikte, yöre halkına ayrı bir ekonomik olanak sağlanmış olacaktır. Eskiden beri sürdürülegelen kilim ve halıcılık teşvik edilerek desteklenmelidir. Burada dokunmakta olan kilim ve halılar yurt çapında ve dünya çapında üne kavuşabilecek niteliktedir.

Başören Köyünde Sağlık Ocağı yoktur. Köy ilkokulu 1988 yılında betonarme olarak yapılmıştır. Köyün Camisi, halk tarafından 1970 yılında ahşap bina olarak yapılmıştır. Caminin lojmanı yoktur. Başören Köyü’nün Belpınarı mevkiinde krom (C) madeni, Çoröz Deresinde alçı taşı, Kuru Dere mevkiinde mermer taşı bulunmaktadır.

Başören Köyünde yaşayyan halktan Siniklioğulları (Şahin), Malatya’nın Arapkir ilçesi’nin Saltuklar Köyünden gelmişlerdir. Kürklüler (Kürklü) Malatya Hekimhan ilçesi Kalmuklar Köyünden gelmişlerdir. Cumolar (Bölücek) Ankara’nın Aymana bölgesinden gelmişlerdir. Doğanlar (Doğan) Malatya’nın Akbaba bölgesinden gelmişlerdir. Soyadı (Yılan+Çetin+Kara+ Yıldız) olanlar da bu bölgelerden gelmişlerdir. Başören Köyünde sırasıyla Kürklü Kürklü, Mehmet Kürklü, Emin Kürklü, Davut Doğan (1989-1994), Mehmet Şahin (1994) muhtarlık yapmışlardır. 1960 yılında 100 hane iken 1997 yılı itibariyle 45 haneye düşmüştür. Başören Köyü’nde göç olayı yoğundur. Köyden göç edenler; İstanbul, Gaziantep, İzmir, Ankara vb. gibi büyük şehirlere giderek yerleşmişlerdir. 1997 yılı itibariyle Gelincik Mezrasında 5 kadın, 6 erkek toplam 11 kişi yaşamaktadır. Başören Köyünde 130 kadın, 119 erkek toplam 249 kişi yaşamaktadır. 1997 yılına göre 44 hane kalmıştır.
 

08-Beypınar Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin kuzeybatı kesiminde, Pınarbaşı ilçesi ile sınır olan, ilçe merkezine 45 kilometre uzaklıkta bulunan Beypınar Köyü ismini, köyün aşağı kısmındaki Pınar(çeşme)dan almaktadır. Bu çeşmenin adı Beypınardır. Eskiden oymak beyleri, bu çeşmenin başına bir araya gelerek ziyafet düzenledikleri için, beylerin pınar anlamına gelen Beypınar adı verilmiştir. Beypınar Köyü’nün hemen hemen her yerinde pınar/kaynak suları bulunmaktadır. Çok tatlı ve berrak bir suyu bulunmaktadır. Bu köyümüz, adını bu pınarlardan almış olduğu da söylenen rivayetler arasındadır. Daha önceki dönemlerde, Akpınar-Beypınar, Yolgeçen-Beypınar, Göbekören-Beypınar arasında bulunan “Yarış Yeri” mevkiinde obalar arasında çeşitli yarışmalar, özellikle at yarışları ve güreş müsabakaları düzenlenirdi.

Beypınar Köyü Tohma Havzası’nın bulunduğu bölgenin en yüksek yerinde bulunmaktadır. Beypınar Köyü Tahtalı Dağları’nın eteğinde ve Göğdeli Yaylası’nın üzerinde bulunmakta oluşu, Seyhan ve Ceyhan Irmakları’nın kollarının/kaynaklarının aradan çıkmış olması ve geniş Salyurt Yaylalarına sahip bulunması itibariyle hayvancılık konusunda en elverişli köylerimizden birisidir. Beypınar Köyü’nün dolayısıyla Tahtalı Dağları’nın bulunduğu nokta Doğu Anadolu ile Orta Anadolu’yu birbirinden ayıran konumda bulunmaktadır. Beypınar Köyünün bundan yıllar öncesinde, ardıç ormanıyla kaplı olduğunu yaşlılar ifade etmektedirler.

Beypınar Köyü daha önceki yıllarda Pınarbaşı (Aziziye) ve Elbistan ilçelerine bağlıydı. Daha sonraki yıllarda Göbekören Nahiyesi ile birlikte Gürün ilçesi’ne bağlanmıştır.

Beypınar Köyünde Kamışlı dere mevkiinde, Hititler dönemine ait kaya kabartması(Kızoğlan Heykeli) bulunmaktadır. Günümüzde bu kaya kabartmaları kırılmış bir haldedir. Köyün üst kısmında, tarihin hemen hemen her dönemine ait birçok alet ve eşya çıkan tarihi bir kale vardır. Tarihi kaynaklarda belirtilen Hititler dönemindeki Comana/Komana kentinin bu bölgeye yakın olması nedeniyle, bu köyümüzün çok eski çağlardan beri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.

Beypınar Köyü’nün üst kısmında bulunan kalede birtakım eski madeni paralar, çanak ve çömlekler bulunmuştur. Değirmenin önü denilen yerde eski yerleşim alanı ve mezarlar bulunmaktadır. Burada bulunan ve osmanlı döneminden beri işletilen su değirmenleri varlığını halen korumaktadır. Yazı mevkiinde eski yerleşim alanı bulunduğu gibi, Dağlağan mevkiinde, Aksaktaşı mevkiinde tarihi yerler, savaş yerleri ve ziyaret yeri bulunmaktadır. Salyurt Yaylasında, Göğ Bayram’ın yurdu denilen yerde birçok eski yerleşim yerleri bulunmaktadır. Tahtalı Dağlarında bulunan bir mağarada ise, çeşitli kaya kabartmaları ve resimler bulunmaktadır. Beypınar Köyü ile Akpınar Köyü arasında eski devirlere ait olan üç adet Tümülüs bulunmaktadır. Bu tümülüsler hakkında her hangi bir araştırma ve kazı yapılamadığından hangi dönemlere ait olduğu kesin olarak bilinememektedir. Gelin Mezarı ile Çam Mağara bölgelerinde eski yerleşim yerleri ve tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Beypınar Köyünün sınırları içinde, her biri farklı dönemlere ait olan 13 adet yerleşim yeri bulunmaktadır. Beypınar Köyünün Salyurt/Göğdeli Yaylasında bulunan ve Sümerler’den kalmış olduğu sanılan dikili taşlar, Çevirme Köyü’ne kadar uzanmaktadır. Bu dikil taşlar, Kangal İlçesi’ne doğru uzyıp gitmektedir. Bu taşların eski dönemlerde devletler arası sınırları belirtmiş olduklarını sanıyoruz.

İstanbul’da bulunan Başbakanlık Devlet rşivleri genel Müdürlüğünde 14863 numarada 6. Sayfada 1268/1852 tarihine ait kayıtlarda Karadoruk, İncesu, Kızılveran, Yılanhüyük ve Beypınar köyleri hakkında bilgiler mevcuttur. XVIII. yüzyıl sonlarına kadar Türkmenler bu bölgelere sürüleriyle koyunlarını otlatmaya gelmekteydiler. Zaten bilindiği gibi Salyurt Yaylası II. Abdülhamit zamanında padişaha ait “has tımarı” idi. Burada askeri bir kışla bulunmaktaydı. Osmanlı ordusuna at yetiştiren bir hara çiftliği bulunmaktaydı.

XIX. Yüzyılın başlarında bu köyde sayıları mahdut Hristiyan nüfus yaşamaktaydı. Bunların mezarları halen köydedir. Bir çoğu Müslüman olmuş, tehcirinde burada hayatlarının sonuna kadar yaşamamışlardır. Beypınar Köyü halkı İstiklal Harbine aktif olarak katılmışlardır. 4-11 Eylül 1919 tarihinde yapılan Sivas Kongresine bu köyden yaşayan Mehmet Bey (Malkoç/Moğolkoç) temsilen katılmıştır. Sivas Kongresi Heyeti’nin toplu olarak yer aldığı resimde, Atatürk’ün arkasında sakallı olan kişi, Mehmet Malkoç Beğ’dir. Mehmet Bey, Atatürk’e Salyurt Yaylası’nın yapılacak Hara Çiftliği için en uygun yer olduğunu söyleyerek bu bölgeyi takdim etmiştir. Bunun üzerine Atatürk, Mehmet Bey’e bir saat ile bir tane at hediye olarak göndermiştir. Gürün Bölgesinde yapılan Ermeni sevkiyatı esnasında Mehmet Bey’i devlet resmi olarak görevlendirmiştir. Bu bölgedeki sevkiyatı Göbekören’den Godas, Börklü/Kındıralık’tan Şeyhamit Ağa, Beypınar Köyün’den Mehmet Bey idare etmişlerdir.

İstiklal Harbine Beypınar Köyün’den 90 kişi katılmıştır. Bunlardan sadece 4 kişi geri dönmüştür. Bunlar ise; Yusuf Öz (1882-1947), Reco Mehmet, Cemle Mehmet, Traş Durdu adlı kişilerdir. Beypınar Köyünde İstiklal Harbine bir evden altı evladı gittiği halde geri dönmeyenler de vardır. Allöşler’den iki kişi (Mustafa ve Müslim) katılırken, Sofu Mehmet Ali’nin kardeşleri Acer Osman ve Sağır Ali geri dönmeyenler arasındadır. Elbistanlıoğulları (Dikkolar) Oymağından yedi kişi savaşa katılmak üzere gitmiştir. Altı amcasıyla cepheye gitmiş olan Yusuf Öz cepheden altı amcasını şehit vermiş, sadece kendisi köyüne dönebilmiştir. İstiklal Harbine katıldıktan sonra Ruslar’a esir düşen ve sonraki yıllarda cepheden köylerine geri dönen diğer gâziler ve Yusuf Öz’ün anlattıklarına göre; Ruslar, esir değişimi sırasında esir Türkler’i yıkanacaksınız diye bir hamama sokarak yukarıya bakmalarını söylüyorlar. Hamamın yukarısından bu insanların gözlerinin kör olması için zehirli su sıkıyorlar. Gözleri tamamen kör olanlar uzun yolculuğa açlık ve susuzluğa dayanamadıkları için, Türkiye’ye bile gelemeden yolda ölüyorlar.

Beypınar Köyü halkı yurdumuzun değişik yörelerinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Beypınar Köyü’ne gelerek ilk yerleşen kabilenin Traşlar/Baltacılar (Şahiner) olduğu ve Malatya’nın Setrek/Ulupınar bölgesinden geldikleri bilinmektedir. Beypınar Köyü’ne ikinci olarak gelenler, Elbistanoğulları/Dikkolar (Öz) oymağıdır. Dikkolar (Öz) maraş İli Elbistan İlçesinden gelerek bu köye yerleşmişlerdir. Setrekliler (Polat+Şahin-Şahiner) Malatya/Darende Setrek/Ulupınar Bölgesinden gelmişlerdir.

Acerasanlar (Dalgıç ve Dalkılıç) Yukarı Setrek/Ulupınar’dan gelmişlerdir. Vitesoğulları (Demirkaya), Elbistan’ın Lorşin Bölgesinden gelmişlerdir. Memişler (Demirkaya) Ankara’nın Haymana’dan gelmişlerdir. Hebipler, Yedibelalar, Mıstıklar (Koç), Ankara’nın Haymana bölgesinden gelmişlerdir. Tapkir’ler (Doğan+Kavun), Malatya’nın Akçadağ ve Kozluca bölgesinden gelmişlerdir. Mevlütler (Dağlayan), Şarkışla’nın Ebesil Köyünden gelmişlerdir. Behzatlar (Karataş) Afşin’in Kerevin bölgesinden gelmişlerdir. Gekkolar (Aygün) Afşin’in Oğlakkaya bölgesinden gelmişlerdir. Dervişler (Koca), Ağrı Eleşkirt bölgesinden gelmişlerdir. Sorcular (Tanır), Elbistan’ın Tanır bölgesinden gelmişlerdir. Albazoğulları (Yılmaz), Kangal’dan gelmişlerdir. Adıgüzeller (Tapan), Darende’nin Ayvalıya, buradan Yazyurdu/Celikan’a, daha sonra Beypınar Köyü’ne gelmişlerdir. Allöşler (Arslan), Yukarı Sazcağız Köyünden gelmişlerdir. Vakkaslar (Akkuş), Ankara Haymana’dan gelmişlerdir. Ehmolar (Küçük), Ankara Haymana’dan gelmişlerdir.

Beypınar Köyü’nün yaşamında önemli saymış olduğu birtakım olaylar vardır. Bunlardan bazıları, İstiklal Harbi esnasında delege olarak Mehmet Malkoç Beğ’i göndermeleri, 1945 yılında Türkmen Beğ’i Salbayrak’ın salyurt yaylasına yerleşerek buradan çıkmak istemeyerek devlete isyan etmesi, 1952 yılında, 53 çocuğun kızamık salgını nedeniyle ölmesi, Gürünlü Ahmet (1927-1994) pehlivan namıyla meşhur olan, 79 kilo karakucak güreş müsabakalarında Avrupa ve Türkiye birincilik ve ikincilikleri olan Ahmet Doğan(pehlivan)ın bu köylü olmasıdır. Ahmet Pehlivan, çok güçlü ve kuvvetli bir pehlivandı. Sarma oyunu meşhurdur. Bu oyunuyla Tekrahmalı güreşçi Hamdi Pehlivanı srma oyunuyla bir güreş esnasında sıkarak öldürmüştür. Beypınar köyünün bir başka meşhur kişisi de nüktedanlığı ve hazır cevaplılığı ile ünlü olan Allöş Ramazan’dır. Ayşe Fatma Dalgıç ise Beypınar Köyünde çok güzel şiir söyleyen ve ağıt yakan kişi olarak bilinmektedir. Eskilerin deyimiyle yörenin en meşhur SAGU’cusu idi. Çeşitli köylere götürülerek Ayşe Fatma Dalgıç’a söyletmekteydiler. 50’ye yakın ağıtı bulunmaktadır. Ayşe Fatma Dalgıç’ın kızı olan Didar Öz (1932-1994)de annesi gibi çok güzel şiir söyler ve ağıt yakardı. Köyde bir başka sagu söyleyen kadın ise Raziye Arslan (1920-1999) idi. Gürünlü Şairlerden Şeyhamit Şahiner (1961) ve Murat Öz (1980) bu köyden doğmuştur. Araştırmacı-Yazar Mehmet Ali Öz, bu köyden doğmuştur.

Beypınar köyünün ihtiyaçları eskiden beri Salma Usulü ile halledilmeye çalışılmaktadır. Köylüler arasında imece usulü bütün varlığıyla sürdürülmektedir. İstiklal Harbi sırasında Beypınar köyünde muhtar Osman Vitesoğlu (Güççük Osman) idi. Daha sonra; Hasan Dalgıç(Acer Hasan), Maşkalah Ali, Ehmo Küçük, Mevlüt Dağlayan, Mehmet Kavun, Ömer Koç, Hacı Cuma Şahiner, İsmail Demirkaya, İbrahim Koç (15 yıl), Mustafa Akkuş (15 yıl), Mehmet Demirkaya (1989-1994), Nizamettin Demirkaya (1994-2000), Hasan Dalkıç (2000-2004)

Beypınar köyünün arazisi özellikle de hayvan yetiştiriciliği için otlak merası bol olmasına karşın yeterli teşviki ve desteği alamadığından güçlü bir hayvancılık yapılamamaktadır. Tarım arazisi ise eskiden sulu tarım yapılabildiği halde günümüzde bu durum çok azalmıştır. Bu nedenledir ki tarım ürünlerinde gerekli üretim ve kapasiteye ulaşılamamaktadır.

Beypınar köyünde bol miktarda su bulunduğu için yaylalar ve otlakların bolluğuğu itibariyle hayvancılık için çok elverişli bir bölgedir. Köyün içinde 10 adet çeşme bulunmaktadır. Karaboğaz, Dağlayan ve Avşar deresi ve Salyurt yaylasından küçük ölçüde akarsuyu bulunmaktadır. Bu sularda az miktarda tatlı su balıkları mevcuttur. Yaylalarda ise hemen hemen her beşyüz metrede bir kaynak suyu bulunmaktadır. Göğdeli Yaylalarında içme suyu kaynakları oldukça boldur. Boşa akmakta olan bu suların Yolgeçen, Akpınar, Güldede, Başören vb. gibi köylere ulaştırılarak bu köylerde olan içme suyu sorunları büyük ölçüde çözümlenebilmesi mümkündür.

Salyurt Yaylası Derdederman Pınarı, Çam Mağara, Çukuryurt, gibi birçok yerleri tam mesire yerleri ve özellikle de yaylacılık ve hayvancılık için en uygun yerlerdir. Börklünün Gölü, Berdi Gölü, Aynalı Göl, Yıldırım Gölü, Ziyaretin Göl gibi küçük ölçekli gölleri bulunmaktadır.

Beyınar Köyünün arazisi üzerinde bulunan küçük ölçekli akarsuların üzerine baraj veya göletler yapıldığı takdirde köyün arazisinin % 90’ına yakın kısmı sulanır arazi haline gelecek durumdadır. Her ne kadar az da olsa sulu tarım yapılmakta ise de köyün genel ihtiyacını karşılayamamaktadır. Köylü tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Beypınar Köyünde eskiden çok iyi kilim, halı, heybe vb. gibi el sanatları büyük ölçüde yapılmaktaydı. Günümüzde ise bu durum çok azalmış durumdadır. Kilim ve halıcılık teşvik edilerek bu konuda köy halkı için önemli bir gelir kaynağı elde edilir hale gelecektir. Beypınar Köyünde tarım ve hayvancılığın, küçük ve büyükbaş hayvan üreticiliğinin artırılması ve teşviki şarttır. Arıcılık üretiminin teşviki şarttır. Çünkü arazisi bunlara çok uygun bir haldedir ve büyük bir potansiyeli mevcuttur. Köyde Tarım Kredi Kooperatifinin kurulması, kalkınma ve üretim kooperatifinin kurulması şarttır. Beypınar Köyü’nün en başlıca sorunları yoldur. Yol sorunu stabilize yapılarak büyük ölçüde halledilmiş durumdadır. Göbekören, Akpınar, deveçayır, Camiliyurt, gerdekmağara gibi küme köylerin yolu olması nedeniyle asfaltlanması halinde, beş altı tane köye ait yol sorunu çözümlenmiş olacaktır. Bu yol, kış aylarında çoğu zaman en az beş ay kapalı kalmaktadır. Sulama kanalları ve göletlerin yapılması şarttır. İçme suyu 1997 yılında kapalı su şebekesi haline getirilmiştir. Köye elektrik 1986 yılında gelmiştir. YSE 1972’de 8 adet çeşme yapmıştır. Telefon 1986 yılından 1997 yılına kadar tek telefon (acente) olarak devam etmiş, 1997 yılında santral kurularak evlere telefon verilmiştir. Köyün camisi, 1920 yılından yapılmıştır. Ahşap bina olan köyün camisi, 1983 yılında köy halkı tarafından yeniden betonarme bina olarak yapılmıştır. İlkokulu, 1960 yılında yapılmıştır. Köy ilkokulu, 1993 yılında yeniden inşa edilmiştir. Ancak köyün ihtiyacına cevap verememektedir. Köyde beş öğretmen görev yapmaktadır. Sağlık evi, 1992 yılında yapılmıştır. 1995 yılında caminin lojmanı köy halkı tarafından yapılmıştır.

Beypınar Köyünde maden rezervi olarak kalenin ardı mevkiinde kalorisi yüksek bir kömür yatağı bulunmaktadır. Kızılgüney/Çam Mağara’nın karşısında kok kömürü rezervi bulunmaktadır. Akşaktaşı ve Sivridağ mevkiinde ise alçıtaşı bol miktarda bulunuyor. Beypınar Köyünde de diğer köylerimizde olduğu gibi göç sorunu az da olsa yaşanmaktadır. İzmir, Ankara, İstanbul, Karabük/Zonguldak gibi büyük şehirlere göç etmişlerdir. Son yıllarda göç olayı giderek artmaya başlamıştır. 1960 yılında 150 hane olan Beypınar Köyü, 2000 yılında 142 hane kalmıştır. Beypınar Köyünde, 1950 yılından 2000 yılına kadar toplam 452 hane başta İzmir, İstanbul, Bolu, Kocaeli (Düzce), Bursa, Ankara, Adana, Karabük, Antalya, Mersin, Osmaniye, Kayseri, Sivas, Maraş, Malatya gibi büyük şehirlere göç ederek yerleşmişlerdir.

 

 

09-Bozhöyük Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin güneybatısında yeralan Bozhüyük Köyü, ismini köyün yakınında bulunan tarihi hüyükten almaktadır. Bu hüyüklerde ve köyün yakınlarında bulunan eski yerleşim yerlerinde tarihi çağlara ait bir takım altın paralar, ok uçları ve obsidyen parçaları bulunmuştur. Bozhüyük Köyü ilçe merkezine 77 km .’lik mesafededir. 30 km .’lik bölümlük yol asfaltlanmıştır. Geri kalan 47 km .’lik bölüm ise halen stabilizedir. Kış aylarında çoğu kez kapalı kalmaktadır. Bozhüyük Köyü’nün su, yol vb. gibi sorunlarının yanısıra telefon ve elektrik sorunları da bulunmaktadır. Kış aylarında mevsimin yoğun olduğu zamanlarda telefon ve elektrik kesilmektedir.

Bozhüyük köyünün diğer komşusu bulunan pınarbaşı İlçesinin Damızlık köyü ile hududu; Fit ali ali harabaşı tepesi, yol çatı, kibar hoyuğu tepesinin üzerinden geçen patika yol. Bozhüyük köyünün Gerdekmağara köyü ile hududu; Bozhüyük köyünün gerdekmağara köyü arazi sınırının Damızlık köyü sınırının bitim noktası olan tepenin üzerinden geçen patika yol, çal.(hattı baladan geçen hat)Gedik boğazı diğer adı Bozhüyük boğazı, bağlama taş, çetin dere. Camiliyurt köyü ile Gerdekmağara köyü sınırının bitim noktası olan çetin dereyi takiben kadıkaya kuzu. Bozhüyük köyünün Tersakan mezrasına giden ve mezkur guzu geçen patika yol. Akdere ve Güllübucak köyleri ile Camiliyurt köyünün sınırının bitim noktası olan Tersahan mezrasına gelen patika yol, yaylacık boğazı, sato tepesi, abdal pınarı tepesi, çamurlu pınarı, yığılhan tepesi, geneli hayması, kızıl şeker, hurman çayı ve akoluk köyü ile Damızlık kjöyü sınırının bitim noktası olan Fit Ali harabası tepesi, ahur kayalığı, tilki deliği. Hüyüklü Köyü ile Maraş İlinin Afşin ilçesine bağlı Söğütlüdere ve Armutalan köyleri bölgesindeki sınırı; binboğa dağlarının uzantısı olan ve köseoğlu tepeleri denilen dağın üzerindeki (doğudan kızılşeker mevkiinden başlayarak batı günieye doğru kakma gedik tepesi-kırmızı çal-körpınar tepesi-büyüktepesiyle,tepeaşupınarı tepesi doruklarından geçen doğrular) olarak belirlenmiştir.

Bozhüyük Köyü halkı Sinemili Aşireti’nin Komazan Oymağına mensuptur. Halkın büyük çoğunluğu, Elbistan’ın Balat ve Ağçaşar bölgelerinden gelmişlerdir. Soyadı Kanunundan sonra (Turna, Geneci, Polat, Keskin, Demir, Yıldız, Koç, Şahin, Uzun, Emin, Çoban gibi) soyadını almışlardır.

Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olduğu için bu sektörle uğraşanlara gerekli yardım ve desteğin sağlanması şarttır. Köyde mandıra, kooperatifçilik, arıcılık gibi kurumların faaliyete geçirilmesiyle, göç olayı durdurulabilir. Köydeki eski kilim ve halı dokumacılığı canlandırılmalıdır.

1935 yılında Gürün İlçesi’nin en kalabalık nüfuslu köylerinden birisi olan Bozhüyük Köyü’nün nüfusu yıllara göre çok azalmıştır. Nüfusunun büyük bir bölümü İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlere yerleşmişlerdir. 1997 yılında 33 hane kadar kalmış olan Bozhüyük Köyünde, 1960 yılında 100 hane bulunmaktaydı. Bu nedenle, Bozhüyük köyü en çok göç veren köylerimizden birisidir.

10-Böğrüdelik Köyü //// Sayfa Başı

 

 

Gürün İlçesi’nin kuzeyinde, Gürün Sivas karayolu üzerinde, ilçe merkezine 37 km . mesafede bulunan Böğrüdelik Köyü ismini, köyün güneyindeki kayalığın tepesinde yer alan daire şeklindeki delik (boşluk) ten almaktadır. Kayadaki boşluğun, köyün yan tarafında (Böğründe) bulunması nedeniyle “Böğrüdelik Köyü” adı verilmiştir. Böğür kelimesi yöremizde yan, cephe anlamlarına gelmektedir.

Böğrüdelik köyünün hudutları: doğu tarafı; çal ve Bektaşlının değirmen yolu ve Karaveran köyü yolu ve dikili ve naldöken ve Bektaşlı gediği. Batı tarafında; Örülü yol ve kar kuyusu ve tek mezar yatmıt kalenin tepe. Kuzeyde; Koçu oğlunun ağıl yeri. Güney cephesi; Baki Mehmet ve İso kahya çayırı ve araba yolu ve taş.

Böğrüdelik Köyü civarında, birçok eski yerleşim birimi ve tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Köyde bulunan mağaralarda birçok küp kırıkları, çeşitli devirlere ait madeni paralar gibi eşyalar bulunmuştur. Bu paraların bir çoğu, Bizanslılar dönemine aittir. Böğrüdelik Köyünde, Karakuyu denilen mevkide güz aylarına kadar kalan çok eski zamanlardan kalmış kuyular bulunmaktadır. Köyün yakınlarında üzerinde ilginç şekiller olan doğal mağaralar bulunmaktadır. Devlet hüyüğü adı verilen yerde, eski devirlere ait bir kurgan bulunmaktadır. Böğrüdelik Köyü, Konakpınar Nahiyesi’ne bağlıdır. Sakaltutan mezrası Böğrüdelik köyüne bağlıdır. Böğrüdelik köyünün dağlık kesiminde mermer yatakları bulunmaktadır. Bu köyde rezervi az olan metalurjik sarı boya madeni bulunmaktadır.

Böğrüdelik Köyü’nde sırasıyla İsmail Uzun, Arif Uzun, Müslüm Uzun, muhtarlık yapmışlardır.

Böğrüdelik Köyü’nün sorunlarından birisi içme suyu sorunudur. Çünkü 1974 yılında YSE tarafından yaptırılan çeşme köyün içme suyu ihtiyacını karşılayamamaktadır. Köy çeşmesine su getiren boru hattı, her yıl gelen seller nedeniyle bozulmaktadır. Köye yarım kilometre mesafede bulunan su kaynağının getirilmesiyle içme suyu sorun olmaktan çıkarılacaktır. Köyün çal kısmında hayvan sulama yerleri yapılması gereklidir. Böğrüdelik Köyü’nün ilkokulu 1942’de yapılmıştır. Köye elektrik 1985 yılında, telefon 1987 yılında getirilmiştir. Köyün camisi, 1970 yılında lojmanlı olarak betonarme bina olarak yeniden inşa edilmiştir. Böğrüdelik Köyünde, ekonomik nedenlerden dolayı oldukça yoğun göç olayı yaşanmaktadır. 1960 yılında 80 hane iken, 1997 yılı itibariyle 23 hane olan bu köy, 2000 yılında 17 hanedir. 39 erkek, 50 kadın, toplam 89 kişi bulunmaktadır. Böğrüdelik Köyü halkından; Celikanlar (Atmaca) Celikan/İslahiye’den, Atmalılar (Korkmaz), Atmalı Bölgesinden gelmişlerdir. Emiromarlar (Uzun), Malatya’dan gelmişlerdir. Toramanlar (Ayyıldız), Adana Kozan Bölgesinden Gürün İlçseine, buradan Böğrüdeilk köyüne gelmişlerdir.

 

11-Camiliyurt(Çamlıyurt)Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin güneybatısında yer alan Camiliyurt Köyünün ilçe merkezine uzaklığı 52 kilometredir. Halk arasında söylenilen bir rivayetlere göre; buraya yerleşen Türkmenler, bölge halkının topluca namaz kılmaları için, köyün içinde eskiden bulunan kilisenin yerine bir cami inşa ederek namazlarını toplu olarak kılmaya başlamışlardır. Camiliyurt Köyü ismini, burada yapılan camiden almıştır.

Başka bir rivayete göre; Türkmenler bu bölgeye geldiklerinde burada oldukça çok sık ormanlık alan ardıç ağaçları bulunmuş olduğu için Çamlıyurt adını vermişlerdir. Bu isim zaman içerisinde camiliyurt olarak değişime uğramıştır. Camiliyurt köyünde, eski dönemlere ait kilise taşları varlığını sürdürmektedir. Camiliyurt Köyü’nün Keklikpınarı, Kuruçova gibi yerlerde eski ören yerleri bulunmaktadır.

Bir başka rivayete göre; Gürün ilçesi’nin en eski köylerinden birisi olan Camiliyurt köyüne Halep, Şam, Çukurova gibi yerlerdeki Türkmenler konar-göçer dönemlerinde bu bölgeye gelerek sürülerini otlatıyorlardı. Buraya yakın bir yere yerleşen aşiret reisinin altı tane eşi ve otuz tane kızı bulunuyordu. Aşiret Reisinin Kızları, bir hastalık sonunda ölünce, hemen orayı terkederek köyün bugünkü yerleşim yerine gelerek yerleşir. Buaraya da kızlarının anısına bir cami yaptırır. Köyün adı o günden bugüne camiliyurt olarak kalır. Bu kızların mezarlarının takıları ile birlikte Beypınar Köyü’ne yakın bir mağarada gömülü oldukları söylenmektedir.

Camiliyurt Köyü Halkının hepsi Sinemili Aşireti’nin Şemsikanlı oğulları oymağına mensupturlar. Elbistan bölgesinden gelerek bu bölgeye yerleşmişlerdir. Şemsikanlıoğulları (Güneş+Polat), Elbistan’ın Köseyahya bölgesinden gelerek buraya yerleştiler. Mollahasanuşağı (Sarıbaş), Elbistan’ın Zerdekeş bölgesinden gelmişlerdir. Mıstahatçeler (Kalaycı), Elbistan’ın Malat (Günebakış) Köyünden gelmişlerdir. Battallar (Yıldız), Elbistan’ın Ağçaşar bölgesinden gelmişlerdir. Gamadanoğulları (Demir), Elbistan’ın Ağçaşar Köyünden gelmişlerdir. Topaloğulları (Topal), Elbistan’ın Malat ve Köseyahya bölgesinden gelmişlerdir. Gürünlü şairlerden Musavi (Müslüm Güneş/1938) bu köyden doğmuştur. Köy halkından Mustafa Kalaycı Yemen savaşına, Molla Güneş Osmanlı-Rus savaşlarına katılmıştır. Bu kişilerin haricinde daha birçokları da birinci dünya savaşına katılmışlardır.

Camiliyurt Köyünde okuma yazma oranı erkeklerde % 80 kadınlarda ise % 30 oranındadır. Köyde okumuş insan çoktur. Camiliyurt Köyünde içme suyu sorunu yaşanmaktadır. Köye yakın yerde bulunan su getirilerek kapalı su şebekesi yapıldığı takdirde, içme suyu sorunu çözümlenmiş olacaktır. Camiliyurt Köyü’nün yol sorunu vardır. İlçe merkezine 48 kilometrelik mesafede bulunan Camiliyurt Köyü’nün 18 km .’lik bölümü stabilizedir. Bu yolun asfaltlanmasıyla ulaşım sorunu çözümlenmiş olacaktır. Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köyde az da olsa kilim ve halıcılık yapılmaktadır. Köy halkının tarım ve hayvancılıkla ilgili köonularda desteklenmesi, halıcılık ve kilimciliğin teşvik edilmesi şarttır. Bozhüyük Köyü’ne elektrik 1983’te, telefon 1985’te getirilmiştir. Köyde ilkokul 1941 yılında açılmış olup 1963 yılında lojmanlı olarak betonarme binası devlet tarafından inşa edilmiştir. Köy ilkokulu eğitim ve öğretime devam etmektedir. Köyde camii yoktur. Sağlık evi, kooperatif yoktur. İstanbul ve Ankara’da yaşayanlar; “Bozhüyüklüler ve Camiliyurtlular Kalkınma Derneği’ni” kurmuşlardır. Devlet kademelerinin çeşitli yerlerinde memur veya bürokrat olarak çalışanları bulunmaktadır. Yurt dışına giderek buraya yerleşenler olmuştur. Camiliyurt Köyü, 1960 yılında 60 hane, 1997 yılında 23 hane kalmış olan Camiliyurt köyü, en çok göç veren köylerimizden birisidir. Başta İstanbul ve İzmir, Ankara gibi şehirlere göç ederek yerleşmişlerdir.

 

12-Çevirme Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin kuzeyinde ve ilçe merkezine 38 km .’lik mesafede bulunan Çevirme Köyü ismini, köyde bulunan ve Sümerler’e ait olduğu sanılan çevirme taşlardan (dikili taşlardan) almaktadır. Bu dikili taşlar Salyurt/Göğdeli yaylasından başlayarak Çevirme köyüne kadar uzanmakta, buradan Kangal ilçesi sınırlarına geçmektedir. Bu taşların eski dönemlerde, devletler arası sınırı belirttiği tahmin edilmektedir. Behram, Çevirme köyünün mezrasıdır. Çevirme, Böğrüdelik ve Avşarören köyleri arasında korunmaya alınmış ardıç ormanlık alan bulunmaktadır.

Çevirme köyü, Gürün ilçesinin belli başlı dağlarından olan Berham Çalı platosunda yer almaktadır. Çevirme köyünün etrafında bulunan Sümer dikilitaşları ve çeşitli hüyüklerin bulunması, köyün çok eski çağlardan beri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Burada bulunan hüyükler hakkında detaylı bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle kesin olarak hangi döneme ait olduğu tam olarak bilinememektedir. Bu hüyüklerin araştırılmasıyla Çevirme köyü ve Gürün ilçesi’nin tarihi hakkında bir takım yeni bilgiler edinilecektir. Behram köyünün hudutları: Behram köyünün Böğrüdelik köyü ile hududu: kar kuyusu, örülü yol ve kalanın tepesi. Çevirme köyü ile sınırı:tahtapınar, Ulu Alinin koyak. Avşarören köyü ile sınırı: Kemal beyin ağılı ile tesileminin ağılı arasındaki çal. Yılan hüyük köyü ile sınırı: Çıplak güney, kale, ayı kuyusunun gadek. Konakpınar ile sınırı: Bitli Ali beyin gedik ve dikilitaş.

Çevirme Köyü halkı da tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadırlar. Daha önceki yıllarda tarım ve hayvancılık çok gelişmiş bir halde iken günümüzde bu durum çok azalmıştır. Behram Çalı ve Çevirme Yaylası bomboş eski günlerinin hayalini özlemiş bir haldedir.

Çevirme Köyü’nün ilçeye uzaklığı 38 km .’dir. 13 km .’lik mesafesi stabilize yoldur. Bu nedenledir ki kış aylarında bütünüyle kapalı kalmaktadır. Köyde iki adet çeşme bulunmaktadır. 1975 yılında YSE tarafından yapılmıştır. Bu çeşmeler, köyün içme suyu ihtiyacını karşılayamamaktadır. Elektrik 1985 yılında, telefon ise, 1986 yılında gelmiştir. Çevirme Köyünde sulu tarım olmadığı gibi kuru tarım da çok azdır. Hayvancılık ise gerekli teşvikler ve kredilerin alınamayışı nedeniyle ölmek üzeredir. Bu nedenle köyün büyük bir kısmı göç ederek büyük şehirlere yerleşmişlerdir.

Gürünlü şairlerimizden İrfani (18.Yüzyıl-19.Yüzyıl), Hakkı Cengiz Alpay (1922-1981), Çevirme Köyünde doğmuştur. Şairimizin yirmiye yakın şiir kitabı, çeşitli konularda yazılmış eserleri bulunmaktadır. Hakkı Cengiz Alpay’ın babası Sezai Alpay/1892-1950) da kendi gibi şairdi. Şairlerimizden Şahin Alpay ve Emin Alpay (Çevirme/1949- ) da bu sülaleye mensupturlar.

Çevirme Köyü halkından; Babaahmetler (Alpay), Sülalesi Pınarbaşı/Aziziye’den gelerek buraya yerleşmişlerdir. Hamitler (Koca), Malatya’nın Akçadağ’dan önce Karadoruk Köyü’ne daha sonra Çevirme Köyüne yerleşmişlerdir. Kahvecioğulları (Kahveci), Malatya Arapkir’den, Çalkamalar (Özkan), Malatya’nın Hekimhan’dan gelmişlerdir. Dizdarlar (Bayırtı), Malatya Akçadağ Arga Bölgesinden Çevirme Köyüne gelerek yerleşmişlerdir.

Çevirme Köyü, 1952 yılında 12 hane, 1997 yılında 4 hane, 2000 yılında 4 hane kalmıştır. 2000 yılına göre; 5 erkek, 11 kadın toplam 16 kişi bulunmaktadır. Çevirme köyünde göç edenler, Gürün, İzmir, İstanbul, Bursa gibi şehirlere yerleşmişlerdir.
 

13-Çiçekyurt Köyü //// Sayfa Başı

 

Gürün İlçesi’nin güneybatısında yer alan Çevirme Köyü ilçe merkezine 29 kilometre mesafede bulunmaktadır. Çiçekyurt Köyü’nün ismini, yaz aylarında tarlalarda bol miktarda bulunan çiçeklerden dolayı almıştır.

Çiçek yurt köyünün komşusu olan Davulhüyük köyü ile sınırı: çatal yatak küçük kısrelik sırt. Köpek satan deresi, yolu üzerindeki kırmızı taşlar ve toptaş. Hüyüklüyurt köyü ile sınırı; zılho tarlası ve savraoğlundan geçen hat. Bektaşlı köyü ile hududu; Bektaşlı sığır yatağı, kale, araba yolu ve ay elmasının dereden geçen hat. İncesu köyü ile hududu; kuruyayla pınarı çatal koyak, gizlipınar ve toluluğun kaleden geçen hat. Kızılpınar köyü ile hududu; kayanın yamacı ve kuz geçe burnu. Kürkçü köyü ile hududu: Büyük göllüpınarın ayağı.

Çiçekyurt Köyü de tarih öncesi çağlardan beri yerleşim birimi olan köylerimizden birisidir. Çünkü Çiçekyurt Köyü’nün eski yerinde, Gelloş (Koyunlu) ile Çiçekyurt arasında, köyün güneyinde, örenyurt mıntılasının kuzeyindeki Göllüpınar, batısında yer alan Kaleyurt mevkiinde eski ören yerleri, hüyükler ile kale kalıntıları bulunmaktadır. Bu bölgelerde, tarih öncesi çağlara ait olan obsidyen maddesinden yapılmış çeşitli bilezikler ve diğer eşyaların bulunmuştur.

Çiçekyurt Köyü halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Son yıllarda göç olayı çok fazla yaşanmaya başlamıştır. Köy halkının içme suyu sorunu vardır. Köyün üst yanındaki Taşönü mevkiindeki ve Büyük Konak mevkiindeki suların getirilmesiyle ve kapalı su şebekesinin yapılmasıyla içme suyu sorunu halledilmiş olacaktır. Bir başka sorunu ise yoldur. İlçe merkezine 29 km .’lik mesafede bulunan Çiçekyurt Köyü’nün 21 km .’lik bölümü asfalt, geri kalan 8 km .’lik mesafesi de stabilizedir. Kış aylarında çok yoğun olarak ulaşım sorunu yaşanmakta ve kış aylarında kapalı kalmaktadır. Bu nedenle de köy yolunun asfaltlanması gerekmektedir. Köyde bir ilkokul vardır. Köyün camisi, 1988 yılında halk tarafından yaptırılmıştır. Köy halkının tarımsal kredileri ve hayvancılık konusunda gereken desteğin devlet tarafından sağlanması şarttır. Ancak bu şekilde ve arıcılık teşviki gibi köy halkının ekonomisini artırıcı tedbirlerin bir an önce alınması şarttır.

1960 yılında 45 hane olan Çiçekyurt Köyü, 1997 yılı itibariyle 24 hane, 2000 yılında 18 hane olup, 57 erkek, 58 kadın, toplam 115 kişi bulunmaktadır. Bu köyden göç edenler, İstanbul, İzmir, Bursa gibi büyük şehirlere yerleşmişlerdir. Çiçekyurt Köyü halkından; Hacışeyhler/Zadeler (Şimşek+Ülger), Gürün Pınarönü (Sadık Ağa) Mahallesinden gelmişlerdir. Kondular (Çiftçi+Kondu), Suriye bölgesinden gelmişlerdir. Kozanoğulları ( Tuna), Adana’nın Kozan bölgesinden gelmişlerdir. Türkmenler (Maden), Şarkışla bölgesinden gelmişlerdir. Şeyhler (Keçili), Suçatı Kasabasından gelmişlerdir. Muhiddinler (Arslan), Kangal-Argaç Köyünden gelmişlerdir. İriAğaçlılar(Toptaş), Malatya Akçadağ’ın İriağaç bölgesinden gelmişlerdir. Muhiddinler (Arabacı), Suçatı’dan gelmişlerdir. Toptaşlar (Toptaş), Ankara Haymana bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. Ciritçioğullları (Tok), Ankara Haymana bölgesinden gelerek buraya yerleşmişlerdir. “Ha sen, Ha ben Gürünlü, Karadeniz” adlı bir şiir kitabı olan şair Hasan Kondu (1933- 1990), bu köyden doğmuştur.

  

14-Çipil Köyü //// Sayfa Başı

Gürün İlçesi’nin kuzey kesiminde yer alan ve ilçe merkezine 63 km .’lik mesafede bulunan Çipil Köyü, 1970 yılında muhtarlık olmuştur. Yakın olması nedeniyle 1994 yılında Kangal İlçesine bağlanmıştır. İlçe merkezine 63 km .’lik uzaklıkta bulunan Çipil Köyü yolunun 39 km .’lik kısmı asfaltlı, 24 km .’lik bölümü ise stabilizedir. Gazeteci Metin Göktepe bu köyden doğmuştur. Köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Tarım ve hayvancılığın azalması ve ekonomik nedenlerden dolayı köy halkının büyük bir kısmı, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlere göç ederek yerleşmişlerdir.
 

 

15-Davulhöyük Köyü //// Sayfa Başı

Gürün İlçesi’nin kuzeyinde yer alan, ilçe merkezine 25 kilometrelik mesafede bulunan Davulhüyük Köyü ismini, köyün hemen üst yanındaki davula benzeyen tarihi çağlara ait Hüyükten çok kaleyi andıran bu tarihi kalıntının üzerinde, eskiden davul çalınırak, çeşitli törenler düzenlenirdi. Bu olaydan dolayı davulhüyük Köyü denmiştir. Davulhüyük Köyü, tarihi kervan yolunun tali kolu üzerinde bulunuyordu. Tarihin her döneminde yerleşim alanı olma özelliğini korumuştur. Bu yönüyle Gürün İlçesi’nin en eski köylerinden birisidir.

 Davulhüyük köyünün komşusu olan kızılveran köyü ile sınırı; Kovalıpınar tötö kayası, Mehmet çelebi özünün üstündeki küçük sivri sırt, Büyük derkizler kayası, Yellice burnu (Kılıçkalanın burnu). Davulhüyük köyünün İncesu köyü ile sınırı; çatal yatak, aşçıyurt, orta sırt, sümüklü yatak. çiçekyurt kölyü ile sınırı; çatal yatak, Küçük kösrelik sırt, Köpek satan deresi, kürkçü yolu üzerindeki kırmızı taşlar ve toptaş. Reşadiye köyü ile sınırı; Gelloş (Koyunlu köyü) yolu.